Murat Karayılan: Açıkça ilan ediyoruz; PKK olarak Rojava’da yokuz

PKK Yürütme Komitesi üyesi Murat Karayılan, "Açıkça ilan ediyoruz; biz PKK olarak Rojava’da yokuz. Hiçbir örgütle organik ve örgütsel hiçbir bağımız yoktur" açıklaması yaptı.

  • ü
  • 17 Aralık 2024
  • ü
  • Gündem

PKK Yürütme Komitesi üyesi Murat Karayılan (FOTOĞRAF: MUSTAFA OZER / AFP)

PKK Yürütme Komitesi üyesi Murat Karayılan, Stêrk TV’nin bir programında gündemdeki gelişmelere dair soruları yanıtladı. PKK olarak Rojava’da olmadıklarını savunan Karayılan, “Açıkça ilan ediyoruz; biz PKK olarak Rojava’da yokuz. Rojava’da, hiçbir örgütle organik ve örgütsel hiçbir bağımız yoktur. Ne zaman gittiğimizi ve ne zaman döndüğümüzü herkes biliyor” iadelerini kullandı.

Karayılan, Devlet Bahçeli’nin çağrısı sonrası Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin devam ettiğine dikkat çekerek, “Ömer Öcalan bundan birkaç gün önce bir milletvekili olarak Meclis’te yaptığı konuşmada bazı yeni bilgiler verdi. Önder Apo’nun, ‘eğer imkan yaratılırsa rolümü oynayabilirim’ dediğini, bahsettiği imkanın şahsi bir imkan olmadığını, kendi şahsı için herhangi bir şey istemediğini, zeminin yaratılması gerektiğini belirttiğini aktardı. Bu, devletin adım atması gerektiği anlamına geliyor. Siyasi adımlar atmalı ve zemini yaratmalı ki Önder Apo da çözüm için rol oynasın ve çaba geliştirebilsin. Yani zemin yaratmadan çözüm nasıl olacak? Kuşkusuz olmayacak” dedi.

‘BAHÇELİ’NİN ÇAĞRILARINDAN BAŞKA BİR ŞEY YOK’

DEM Parti’nin yaptığı başvuruya dikkati çeken Karayılan, “Üzerinden baya bir zaman geçmiş olmasına rağmen halen cevap verilmedi. Yani öyle bir hava oluşmuş ki, sanki bir heyet veya DEM Parti’li yetkililer, Ada’ya giderse ve görüşme olursa bir anda her şey yerine gelecek ya da çözüm gelişecek. Böyle bir kanaatin oluşturulması veya kendiliğinden oluşması doğru değildir. Kuşkusuz İmralı’ya gitme isteği yanlış bir şey değildir fakat sanki, ‘işte gidersek sorun da çözülür’ yaklaşımı doğru değildir. Dolayısıyla İmralı’ya gitme isteğinin yanı sıra adım atılmasını da istemek gerekiyor. Çözümden yana olan tüm kesimler devletin adım atmasını talep etmeli. Yoksa devlet şu anda halen de eski siyasetini devam ettiriyor. Bu minvaldeki uygulamalarını tek tek saymaya gerek yok; bunlar zaten biliniyor. İşte güçlerimize dönük saldırıları devam ediyor; kayyum siyaseti devam ediyor; Rojava’ya dönük saldırılar devam ediyor. Özcesi düşmanlık politikası devam etmektedir ve pratikte hiçbir değişim yoktur. Peki, o zaman bu şartlarda Önder Apo nasıl yeni adımlar atacak? Oysa ki devletin adım atmasına ihtiyaç vardır, ancak şimdiye kadar hiçbir şey olmamıştır. Yalnızca Devlet Bahçeli’nin çağrıları vardır, ondan başka da hiçbir şey yoktur” ifadelerini kullandı.

‘İKTİDAR ÇÖZÜM İÇİN ADIM ATMALI’

“Hiçbir adım atmadan Önder Apo’dan isteklerde bulunmak doğru değildir” diyen Karayılan, “Bu, Önder Apo’yu baskı altına almaktır. Bunun için bu çerçevede yaklaşılmalı. Her şeyden önce AKP iktidarı çözüm için adım atmalı. Bu talebin öne çıkarılması gerekiyor” vurgusunda bulundu.

‘SURİYE’DE KÜRTLERİN STATÜ ELDE ETMESİ ENGELLENMEK İSTENİYOR’

AKP’nin HTŞ’ye dayatmalarda bulunduğunu söyleyen Karayılan, HTŞ öncülüğünde Suriye’nin yeniden inşasına ne kadar izin verilip verilmeyeceğine dair bir belirsizliğin olduğunu kaydetti. İç savaş ihtimalinin de olduğuna dikkati çeken Karayılan, Türkiye’nin öncelikli olarak Kürtlerin statü elde etmesini engelleme hedefinin olduğunu kaydetti.

‘HER ŞEY TÜRKİYE’NİN İSTEĞİNE GÖRE OLMAYACAK’

Her gelişmenin Türkiye’nin isteğine göre şekillenmeyeceğini vurgulayan Karayılan, “Öyle her şeye müsaade edilmeyecektir, çünkü bunu Türkiye için geliştirmediler. Evet; Türkiye’nin de bunda bir rolü vardır ama bir irade de vardır. Bu irade, Türkiye’nin isteklerinin gerçekleşmesine ne kadar izin verecek? Çünkü planın ana eksenini İsrail’in güvenliği oluşturuyor. Yani İsrail’e dönük olan tehditleri ortadan kaldırma temelinde bir plan kurulmuş ama Türkiye onun tersine bir süreci geliştirmek istiyor. Mısır’da başarılı olmayan Sünni-İslamcı bir planı şimdi Suriye’de başarmak istiyorlar. Bu kendisiyle birlikte siyasal İslam’ı da gürleştirecektir. Zaten bunun işaretleri görülüyor. Bu da kendisiyle tehlikeler getirecektir. Onun için Suriye’ye dönük daha fazla mücadele ve savaşın gelişme ihtimali vardır” diye kaydetti.

‘KOBANÊ’YE GELDİK DÖNDÜK, ROJAVA’DA YOKUZ’

PKK’nin Kuzey ve Doğu Suriye’deki varlığına dair iddialara dair de konuşan Karayılan, iktidarın “hoşlanmadığı” tüm çevreleri “PKK’li” olarak nitelendirdiğini söyledi. Karayılan, benzer bir argümanın Kuzey ve Doğu Suriye için de kullanıldığına işaret ederek, “Neden? Çünkü esas olarak oradaki statüyü ortadan kaldırmak istiyor. Oradaki iktidardan, özerk yönetimden rahatsızdır, onları ortadan kaldırmak istiyor. Bu yüzden isimlerini söylerken PYD/YPG demiyor, PKK/PYD/YPG diyor. Bu bir özel savaş dilidir. Kimlik sahibi tüm Kürtleri hedeflemek için bu dili kullanıyor. Bu yüzden bütün devletler, partiler, siyasiler -Kürt olsunlar olmasınlar- Türk devletinin bu özel savaş diline kanmasınlar. Öyle bir şey yoktur. Orada Kürt, Arap, Asuri-Süryani halkları var, beraber demokratik sistemle yönetimlerini oluşturmuşlar ve statü sahibi olmak istiyorlar. Açıkça ilan ediyoruz; biz PKK olarak Rojava’da yokuz. Rojava’da, hiçbir örgütle organik ve örgütsel hiçbir bağımız yoktur. Ne zaman gittiğimizi ve ne zaman döndüğümüzü herkes biliyor. DAİŞ saldırdığında Kerkük’e, Hewlêr’e, Mexmûr’a, Şengal’e ve şüphesiz Kobanê’ye, Rojava’ya gittik fakat döndük. Şimdi bundan hareketle ‘PKK oradadır’ diyorlar. Hayır, öyle bir şey yoktur” ifadelerini kullandı.

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com