KESK, DİSK, TMMOB, TTB: Okullarda dini inançlar üzerinden ayrıştırma yapılamaz

Demokratik kitle örgütleri 'Laik ve Bilimsel Eğitime Sahip Çıkıyoruz' başlığıyla ortak basın toplantısı düzenledi: Açık bir meydan okumaya dönüşmüştür. Tüm eğitim kademeleri evrensel bilim yerine dini referanslarla kuşatılmak istenmektedir. Eğitim kurumlarında tek bir dinin ibadetlerini merkeze alan etkinlikler planlamak, öğrencileri bu etkinliklere katılmaya zorlamak suçtur.

  • ü
  • 24 Şubat 2026
  • ü
  • Gündem

KESK, DİSK, TMMOB ve TTB’nin de bulunduğu 18 demokratik kitle örgütü “Laik ve Bilimsel Eğitime Sahip Çıkıyoruz” başlığıyla ortak basın toplantısı düzenledi.

Tüm kurumlar adına ortak açıklamayı okuyan Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Türkiye’de uzunca süredir başta eğitim sistemi olmak üzere, günlük yaşamın pek çok alanının siyasi iktidarın siyasal-ideolojik hedefleri üzerinden baskıcı ve dayatmacı bir anlayışla şekillendirilmeye çalışıldığına dikkati çekti.

Siyasi iktidarın ideolojik hedefleri doğrultusunda eğitim sistemine yönelik saldırılarının artık gizli bir ajanda olmaktan çıktığını söyleyen Irmak, şunları kaydetti:

‘EĞİTİM, DİNİ REFERANSLARLA KUŞATILMAK İSTENİYOR’

“Açık bir meydan okumaya dönüşmüştür. Okul öncesinden üniversiteye kadar tüm eğitim kademeleri evrensel bilim yerine dini referanslarla kuşatılmak istenmektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından 12 Şubat 2026 tarihinde yayımlanan ve 81 il valiliğine gönderilen ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri’ konulu talimat, anayasal laiklik ilkesini ve eğitimin bilimsel niteliğine aykırıdır.

Bütün eğitim kademelerini kapsayan bu yasa dışı talimat, okulları ‘tek din tek mezhep’ anlayışının doğrudan uygulama alanı haline getirmeyi amaçlamaktadır.”

‘AÇIK BİR FİŞLEME BELGESİDİR’

Irmak, siyasi iktidarın geçmişten bugüne insanları inanç üzerinden ayrıştırma ve kutuplaştırma politikaları yürüttüğünü ve doğrudan Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin aracılığıyla hayata geçirilmek istendiğini belirterek şu ifadelere yer verdi:

“Anayasanın ikinci maddesinde açıkça Türkiye Cumhuriyeti’nin ‘Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti’ olduğunun yazıldığını hatırlatmak isteriz. Eğitim kurumlarında tek bir dinin ibadetlerini merkeze alan etkinlikler planlamak, öğrencileri bu etkinliklere katılmaya zorlamak suçtur.

‘ORUÇ TUTANLAR, ORUÇT TUTMAYANLAR…’

Örneğin MEB’in okullara gönderdiği talimatın uygulanması halinde okullarda öğrenciler oruç tutanlar ve tutmayanlar olarak ayrıştırılacak, oruç tutmayan öğrenciler dışlanacak ya da ötekileştirilecektir. Nitekim MEB tarafından okullara gönderilen ve haftalık olarak doldurulması istenen ‘Ramazan Etkinlikleri İzleme Değerlendirme Formu’ açık bir fişleme belgesidir.


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

 

Okullar, farklı inanç gruplarından ve inancı olmayan öğrencilerin bir arada eğitim aldığı kamusal alanlardır. Bireyler arasında dini inanç üzerinden ayrımcılık yapılmasına karşı çıkanları ‘din düşmanı’, ‘İslam düşmanı’ ilan etmek isteyenlerin asıl amaçları bellidir. İktidarın eğitim başta olmak üzere, toplumsal yaşamın bütün alanlarında uyguladığı baskı, şiddet ve dayatmacı uygulamalar, laik-bilimsel eğitim başta olmak üzere, eşit, özgür ve demokratik yaşama karşı açık bir meydan okumanın yaşandığını göstermektedir. Buradan açık bir şekilde herkesi uyarıyoruz.”

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER