Ekim Alptekin’den itiraflar: Eski CIA Başkanı’yla ‘karalama’ pazarlığı, kaynağı belirsiz 500 bin dolar, fişleme listesi…

CIA bağlantısından 500 bin dolarlık gizemli harcamaya, yargılandığı davaya Trump'ın doğrudan müdahalesinden 2004’te Ankara’ya gönderdiği 80 kişilik fişleme listesine… "İş insanı" kimliğinden çok istihbarat örgütleriyle sıkı ilişkileri olduğu izlenimi veren Ekim Alptekin, istihbarat–devlet–lobi hattında yürütülen karanlık operasyonların içerden anlatımı niteliğinde ağır itiraflar içeriyor.

  • ü
  • 09 Şubat 2026
  • ü
  • Gündem

Gazeteci Cansu Çamlıbel’in T24’te yayımlanan söyleşisinde açıklamalar yapan Ekim Alptekin, bir dönem Türkiye’de çok konuşulan iş insanı kimliği ile değil; Interpol geçmişi, ABD’li istihbarat çevreleriyle temasları ve lobi faaliyetleriyle öne çıkan bir aktör olarak dikkat çekti. Röportaj boyunca kullandığı dil, verdiği ayrıntılar ve aktardığı temaslar, Alptekin’in profilini sıradan bir iş insanının ötesine taşıyarak, istihbarat–devlet–lobi hattında ‘kullanışlı yetenekli’ bir figür olarak konumlandırdı.

‘ESKİ CIA BAŞKANI GÜLEN’İ KARALAMA KAMPANYASINI BANA VER DEDİ’

Alptekin, eski CIA Başkanı James Woolsey ile yaptığı görüşmelerde, Fethullah Gülen’i hedef alan bir “karalama kampanyası” yürütmesi için pazarlık yaptıklarını da itiraf etti. Alptekin’in anlatımına göre, Woolsey bu kampanyanın organizasyonunu ve koordinasyonunu doğrudan kendisinden talep etti.

Bu açıklama, ABD ve Türkiye arasında gerilime de neden olan Gülen dosyasının yalnızca hukuki ve diplomatik süreçlerle değil, aynı zamanda algı operasyonları, propaganda faaliyetleri ve lobi çalışmaları üzerinden yürütüldüğüne işaret eden açık bir beyan olarak kayda geçti.

500 BİN DOLARIN KAYNAĞINI AÇIKLAMADI

Ekim Alptekin, söz konusu kampanya kapsamında 500 bin doları kendi cebinden harcadığını ileri sürdü. Ancak bu paranın hangi kaynaklardan sağlandığına dair herhangi bir ayrıntı vermedi. Harcamayı yalnızca “vatanseverlik” gerekçesiyle açıkladı.

Paranın kişisel birikimlerden mi, ticari gelirlerden mi, yoksa başka kaynaklardan mı sağlandığına ilişkin açıklama yapmayan Alptekin, kendisinin Türkiye’de “neden milli kahraman olarak görülmediğini” de sorguladı.

80 KİŞİYİ FİŞLEYİP ANKARA’YA BİLDİRMİŞ

Röportajdaki bir diğer dikkat çekici itiraf da, Alptekin’in 2004 yılında Interpol’de görev yaptığı dönemde, Gülen cemaatine mensup olduğunu iddia ettiği 80 kişilik bir listeyi Ankara’ya gönderdiğini söylemesi oldu.

Alptekin, bu bildirimi bir “uyarı” olarak tanımlarken, listenin hangi kriterlere göre hazırlandığı, hangi delillere dayandığı ve bu bilgilerin nasıl doğrulandığına dair herhangi bir ayrıntı paylaşmadı. Açıklama, erken tarihlerde yürütülen fişleme faaliyetleri ve bunların ilerleyen yıllardaki yargı ve tasfiye süreçleriyle olası bağlantılarına dair soru işaretleri doğurdu.

‘TRUMP SAYESİNDE KURTULDUM’

Ekim Alptekin, ABD’de yargılandığı davanın, dönemin ABD Başkanı Donald Trump’ın müdahalesiyle sona erdiğini de açıkça dile getirdi. “Trump sayesinde kurtuldum” ifadesini kullanan Alptekin, sürecin hukuki zeminden çok siyasi müdahalelerle şekillendiğini ortaya koydu. Akptekin “Trump sayesinde kurtulmuş oldum çünkü Trump’ın atadığı savcı, atandığı ilk gün benim davamı düşürdü” ifadesini kullandı.

İŞ İNSANINDAN ÇOK “İSTİHBARAT-DEVLET-LOBİ” HATTINDA BİR AKTÖR

Ekim Alptekin’in röportaj boyunca aktardıkları, onun yalnızca ticari faaliyetlerle öne çıkan bir iş insanı olmadığını; Interpol geçmişi, ABD’li istihbarat yetkilileriyle doğrudan temasları, lobi faaliyetleri ve diplomatik girişimleriyle, istihbarat–devlet–lobi ekseninde konumlanan bir aktör olduğunu ortaya koydu.

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER