Darbe davası: Eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez bulunamadı

15 temmuz davalarında eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in tanık olarak dinlenmesi için adresine tebligat çıkarıldığı fakat ulaşılamadığı öne sürüldü.

  • ü
  • 01 Mart 2024
  • ü
  • Gündem

Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 15 Temmuz darbe girişimi davası, Sincan Cezaevi yerleşkesindeki duruşmayla devam etti. Dava sürecine ilişkin bilgi veren 12 Punto yazarı Müyesser Yıldız, “Sözkonusu celselerde, sanıkların talebi üzerine, “saat 22.00 sıralarında Hakan Fidan ile görüşme yaptığı ve yapılan helikopter atışlarıyla ilgili bilgi sahibi olduğu” bildirilen Mehmet Görmez’in tanık olarak dinlenmesi kabul edilip adresine tebligat çıkarılması kararlaştırılmış.” dedi. Yıldız, yargılamalar boyunca eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’e ulaşılamadığını aktardı.

Gazeteci Yıldız, “Kava Havacılık Komutanlığı davasına bakan 17. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıkları cezalandırdıktan sonra MİT’e yönelik faaliyetlerle ilgili suç duyurusunda bulunmuş ve bunun üzerine 2019’da; “Hakan Fidan’ı hürriyetinden yoksun bırakma ve kamu malına zarar” suçlamasıyla 13 şüpheli hakkında ayrı bir iddianame düzenlenmiş. Dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan da şikâyetçi olmuş.” diyerek şu bilgileri verdi:

“Sözkonusu iddianame önce Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmiş, ancak burası görevsizlik kararı verince davaya 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bakması kararlaştırılmış. Bugüne kadar hiç gündeme gelmeyen o iddianameden sonra da sessiz sedasız dava açılmış. Müştekilerinin Hakan Fidan ve MİT Müsteşarlığı olduğu dava ise 1 Aralık 2021’de başlamış ve bugüne kadar tam 7 celse yapılmış.

Sözkonusu celselerde de, sanıkların talebi üzerine, “saat 22.00 sıralarında Hakan Fidan ile görüşme yaptığı ve yapılan helikopter atışlarıyla ilgili bilgi sahibi olduğu” bildirilen Mehmet Görmez’in tanık olarak dinlenmesi kabul edilip adresine tebligat çıkarılması kararlaştırılmış.

İşte dün bu davanın 8. celsesini izledim. Sincan Cezaevi kampüsü içerisindeki duruşma salonunda görülen davada sanıkların ve avukatlarının yanı sıra Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın avukatı da hazır bulundu.”

AVUKATTAN SORU: FİDAN AİLESİNİ 14 TEMMUZ’DA ANKARA DIŞINA MI GÖNDERDİ?

Mahkeme Başkanının, 15-16 Temmuz’da MİT bölgesinde yaşanan olayların görüntülerine ilişkin bilirkişi raporunun dosyaya geldiğini bildirdikten sonra sanıklara söz verdiğini aktaran Yıldız, yazısına şöyle devam etti:

“Sanıklardan İlkay Ateş, raporda kamera görüntülerinin gerçeği ne kadar yansıttığına dair bir değerlendirme olmadığını belirterek, “Benim talep ettiğim görüntüler gelmemiş. İlk atışın 22.30’da yapıldığı ve sabaha kadar sürdüğü söyleniyorsa tüm görüntülerin gelmesi gerekir. MİT delil karartmış.” dedi.

‘TSK’DA BU MÜHİMMATI ATABİLEN HELİKOPTER VAR MI?’

Mahkeme Başkanı, görüntüleri bir pilotun incelediğini kaydedince de Ateş şöyle devam etti:

“20 milimetre mühimmat atıldığından söz ediliyor. TSK’da bu mühimmatı atabilen helikopter var mı? Örneğin Cougar’lar yapabilir, ama buna ilişkin bir tespit yok. Taarruz helikopteri olarak Atak ve Cobra var. Görüntülerde silüet halinde bile görünmeyen helikopter üzerinden böyle bir değerlendirme yapılamaz. Bu raporun internet üzerinden alınmış bilgilerle hazırlandığını düşünüyorum. 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde de bir rapor vardı. İkisini birlikte değerlendirdiğimizde, en son atış saat 05.28’de yapılmış gözüküyor. Bunun MİT’le alakası yok. Uzaktan geçmiş. Sikorsky olduğu belli. 22.30’da başladı deniyor; ama burada 23.45’teki, 15-20 saniyelik bir görüntü var. Bu raporla çok bir yere ulaşabileceğimizi sanmıyorum. Bazı görüntülerde saat, tarih yok. Bunları kim niye kaldırdı?”

AVUKAT İZMİRLİ: ‘HAKAN FİDAN GELSE SORARDIM…’

Sanık avukatlarından Ayşe Süeda Ünal, görünenle ateş yaptığı değerlendirilen helikopterlerin farklı olduğuna ve hangi sanığın hangi helikopteri ne zaman kullandığının tespit edilmediğine dikkat çekerken Av. Ayten İzmirli şöyle konuştu:

“Müşteki Hakan Fidan hangi sanığın hangi eyleminden zarar görmüş; o gelmeden dava bitirilemez. MİT Başkanı İbrahim Kalın da şikayetçi gözüküyor. Her iki isim mutlaka gelmeli. Hakan Fidan, ‘Benim özgürlüğümü bu sanık engelledi.’ diye göstermeli. Sorulacak çok soru var. Örneğin Hakan Fidan gelse, ‘Eşinizi ve çocuklarınızı 14 Temmuz’da neden Ankara dışına gönderdiniz? Bildiğiniz bir şey mi vardı?’ diye sorardım. Ayrıca görüntülerin oynanmamış orijinal hallerinin dosyaya kazandırılması gerekir.”

Fidan’ın avukatı ise bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ edilmediğini söylediğinde dosyaya baktıran Mahkeme Başkanı, sadece sanıklar ve avukatlarına gönderildiğini öğrenince, “Çıktı al, zaten az sayfa.” dedi.”

‘İŞKENCEYE NE KADAR DAYANABİLİR?’

Mahkeme Başkanının, Fidan’ın dinlenmesi talebinin reddiyle ilgili olarak da, “Sanıklarla doğrudan doğruya tanışmadıkları, karşılaşmadıkları için reddedilmişti.” açıklamasını yaptığı kaydedildi.

Öte yandan, sanıklardan İlkay Ateş’in sorusu üzerine Oğuz Yalçın’ın, gizli tanık Abdullah kodla ilgili şunları söylediği belirtildi:

“15 Temmuz’dan bir süre sonra Sincan’dan savcılığa götürüldüm. Savcı ve yetkisiz şekilde gizli tanık Abdullah oradaydı. İki de sivil polis vardı. Oturduk. Savcı ve Abdullah, hazırlanmış, ifadeye benzer bir söylemden bahsedip bunları anlatırsam benim ve ailemin yurtdışına çıkarılacağı teklifinde bulundu. Kabul etmedim. Savcı ve polisler kendi aralarında, ‘Oğuz işkenceye ne kadar dayanır?’ diye espri yaptılar. Bunu mahkemede de anlattım. Abdullah tanık olarak dinlendiğinde, ‘Evet, oradaydım.’ dedi, yalanlamadı. Benim için ‘FETÖ’cü diyenlerden biri Abdullah. Aynı Abdullah, Hulusi Akar için de ‘FETÖ’cü diyor; ama benimle ilgili söylediği kabul edilirken Akar için söylediği kabul edilmiyor. Bu davada O.K ve Abdullah’ın adının mutlaka geçmesi gerekiyor.”

GÖRMEZ BULUNAMADI VE DİNLENMESİNDEN VAZGEÇİLDİ

Gazeteci Müyesser Yıldız yazısını şöyle tamamladı:

“Tanıkların beyanlarının tamamlanmasının ardından Mahkeme Başkanı bir tanığa ulaşılamadığını, tebligatların iade olduğunu bildirirken, “Adı neydi, Mehmet mi?” dedi ve Savcı’dan mütalaasını sordu.

Savcı, Mehmet Görmez’in dinlenmesinden vazgeçilmesini ve dosyanın esas hakkındaki mütalaayı hazırlamak üzere kendisine verilmesini istedi.

Mahkeme Başkanı da davanın üzerinden 2.5 yıl geçmesi ve dosyanın geldiği aşama itibarıyla tanık dinlenmesi taleplerinin davayı uzatma amaçlı olduğunu söyledikten sonra dosyanın esas hakkındaki mütalaa için Savcı’ya tevdiine karar verdi. Başkan, Savcı’nın mütalaasını celse arasında sunacağını, bu nedenle 29-30 Nisan’a bırakılan duruşmada sanıkların son savunmalarının alınacağını kaydederken de, “İki günde bitirebilirsek karar açıklanabilir.” açıklamasını yaptı.”

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com