Cumartesi Anneleri: Öcalan’ın çağrısı meşakkatli yolun başlangıcıdır

1040'ncı kez bir araya gelen Cumartesi Anneleri, 1994 yılında İstanbul’da gözaltına aldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan üniversite öğrencisi Cüneyt Aydınlar’ın akıbeti soruldu. Abdullah Öcalan'ın çağrısına ilişkin ise "Meşakkatli yolun başlangıcı" denildi.

  • ü
  • 01 Mart 2025
  • ü
  • Gündem

Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanmasını talep etmek için Galatasaray Meydanı’nda 1995 yılından beri oturma eylemi yapan Cumartesi Anneleri, bu hafta da meydandaydı.

Kayıp yakınları 1040. haftada, 20 Şubat 1994’te gözaltında kaybedilen Cüneyt Aydınlar’ın akıbetini sordu.

Cumartesi Anneleri, Abdullah Öcalan’ın PKK’ya yönelik silah bırakma çağrısına ilişkin ise şunları söyledi:

“Demokratik hukuk yollarının kapalı olmasının yol açtığı başta zorla kaybetmeler olmak üzere tüm sorunlar, ancak hak ve özgürlüklerin önündeki engellerin kaldırıldığı, demokratik siyaset alanının da genişlediği barış koşullarında çözüme kavuşabilir. 1040. haftamıza başlarken, önceki gün İmralı Heyeti tarafından kamuoyuyla paylaşılan “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısının, barışa giden meşakkatli yolun başlangıcı olmasını diliyoruz.”

CÜNEYT AYDINLAR’IN HİKAYESİ

Kayıp yakınlarının bu haftaki açıklamasını Oya Ersoy okudu. Ersoy, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğrencisi olan Cüneyt Aydınlar’ın 20 Şubat 1994 tarihinde Bakırköy’deki Ömür Durağı’nda polisler tarafından gözaltına alındığını ve Gayrettepe Siyasi Şube’ye götürüldüğünü belirtti.

Oya Ersoy, “Burada 7 gün kayıt dışı gözaltında tutulduktan sonra, 27 Şubat 1994 tarihinde gözaltı kaydı yapıldı. Ancak aynı operasyon kapsamında gözaltına alınan 14 kişi mahkemeye sevk edildiklerinde, aralarında Cüneyt yoktu. İstanbul Emniyeti, Cüneyt’i soran ailesine ve İHD avukatlarına, ‘28 Şubat 1994 tarihinde yer göstermeye götürdük, elimizden kaçıp kayıplara karıştı’ cevabını verdi. Cüneyt’ten bir daha haber alınamadı” diye belirtti.

‘YOĞUN İŞKENCE GÖRDÜ’

Cüneyt Aydınlar ile birlikte gözaltına alınan kişilerin, 17 Mart 1994 tarihinde avukatları aracılığıyla kamuoyuna yaptığı açıklamada, Aydınlar ile 2 Mart 1994 tarihine kadar birlikte gözaltında tutulduklarını aktardıklarını paylaşıldı.

“Tanıklar ayrıca, yoğun işkence gören Cüneyt’in; ağır yaralı, bir ayağı kırık, yürüyemez haldeyken ‘ölmeye hazır mısın, ölmeye gidiyorsun’ diyen polisler tarafından sürüklenerek bulunduğu hücreden götürüldüğünü açıkladılar. Ailenin ve İHD’nin başvurduğu yetkili merciler, Cüneyt Aydınlar’ın gözaltında kaybedilmesi ile ilgili hemen, etkin ve tarafsız bir soruşturma süreci başlatmadı. Cüneyt’in kaybedilmesini önlemek ve sonrasında onu kaybedenleri cezalandırılmak için, kendi yetkileri dahilindeki gerekli önlemleri almadı” denildi.

‘ARIKAN’IN AKIBETİ ARAŞTIRILSIN’

Ersoy, şöyle devam etti: “Elleri kelepçeli, ayakkabıları bağcıksız, görgü tanıklarının beyanına göre desteksiz ayakta duramayan birinin, 30 kadar polisin elinden nasıl kaçabileceğini sorgulamadı. Tanıkların beyanlarını değil, polisin dayanaktan yoksun firar senaryosunu esas aldı. 31 yıldır Aydınlar Ailesi’nin evlatlarının gözaltında kaybedilmesi ile ilgili gerçekleri bilme ve onun akıbetini öğrenme hakları ihlal edildi. 1040. haftamızda bir kez daha yargı makamlarına sesleniyoruz:

Cüneyt Aydınlar’ın akıbetinin araştırılması, yerinin belirlenmesi ve ondan kalanların ailesine teslimini sağlama görevinizi yerine getirin. Kaç yıl geçerse geçsin Cüneyt Aydınlar için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

 

İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin ise, “Cüneyt Aydınlar bu devletin kayıtlı gözaltında kaybıdır ve işkence ile katledilmiştir” dedi. Açıklama sonrası Galatasaray Meydanı’na karanfiller bırakıldı.

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com