Boğaziçi davasında basın içeri alınmadı | Hakim: Zorunda değilim

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki protestoyu izlerken gözaltına alınan gazeteci Can Öztürk ve 14 öğrencinin yargılandığı davanın ikinci duruşmasında basın ve sanık yakınları salona alınmadı. Avukatların itirazlarına rağmen hakim, duruşmayı izleme talebini “Zorunda değilim” diyerek reddetti.

  • ü
  • 12 Ocak 2026
  • ü
  • Gündem

Boğaziçi Üniversitesi'nde Nurettin Yıldız'ın söylemleri protesto edilmişti

Boğaziçi Üniversitesi’nde gerici söylemleriyle tepki çeken Nurettin Yıldız’a yönelik protestoyu izlerken gözaltına alınan gazeteci Can Öztürk ile 14 öğrencinin yargılandığı davanın ikinci duruşmasında, basın ve sanık yakınları salonun dışında bırakıldı.

Avukatların itirazlarına rağmen hakim, duruşmayı izleme talebini “Zorunda değilim” diyerek reddetti.

Protestoyu gazeteci olarak takip ettiği sırada gözaltına alınan T24 muhabiri Can Öztürk ile Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri hakkında açılan davanın ikinci duruşması bugün görüldü. Öğrenciler, “görevi yaptırmamak için direnme” ve “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen dağılmama” suçlamalarıyla yargılanıyor.

T24’ün aktardığına göre, duruşma salonuna yalnızca adliye muhabirlerinin alınmasına izin verildi. Sanık yakınları ve basın mensuplarının içeri alınmayacağını söyleyen hakim, gerekçe olarak “salonun yetersizliği”ni gösterdi. Avukatların, duruşmanın kapalı olmadığını ve sanık yakınlarının da salonda bulunma hakkı olduğunu hatırlatması üzerine hakim, “Hiçbir zorunluluğum yok” yanıtını verdi.

POLİSİ ÜNİVERSİTEYE REKTÖR ÇAĞIRMIŞ

Duruşmada müşteki sıfatıyla ifade veren ve olay tarihinde Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdür Yardımcısı olarak görev yapan M.E., öğrencilerin üniversite yönetimine tepki amacıyla toplandığını söyledi. M.E., “Rektör, tedbir amacıyla polisi üniversiteye davet etti. Müzakere yoluyla ikna edemedik. Güvenlik şubenin sayısı yetersizdi. Kalabalık bir anda barikata yüklendi” dedi.

Yaşanan arbedede yaralandığını öne süren M.E., “Bariyerler devrildiğinde durmaları için yalvardık. İç kanama geçirdim” ifadelerini kullandı.


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

 

Gazeteci Can Öztürk, ifadesi sırasında güvenlik güçlerinin gazetecilere yönelik tutumunu sorgulayarak, “Bütün toplumsal olaylarda gazetecilerin boğazını sıkıp ‘bu görüntüleri yayınlatmayacağız’ diyor musunuz?” sorusunu yöneltti. M.E. ise bu iddiayı reddetti. Avukatlar, görüntülerde müdahalenin açıkça görüldüğünü belirterek itiraz etti. Dava, tanık ve sanık beyanlarının alınmasıyla devam ediyor.

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER