Ali Bulaç: Rusya, sıcak denizlere inme emeline rol aldığı 15 Temmuz’da kavuştu

Yazar Ali Bulaç, Rusya'nın sıcak denizlere inme emelini 15 Temmuz 2016'da rol aldığı darbe teşebbüsünden sonra kısmen kavuştuğunu iddia etti.

  • ü
  • 11 Mart 2024
  • ü
  • Gündem

Sosyolog, ilahiyatçı ve yazar Ali Bulaç, Rusya’nın sıcak denizlere inme emeline 15 Temmuz 2016’da rol aldığı darbe teşebbüsünden sonra kısmen kavuştuğunu öne sürdü.

Bulaç, akilsiyaset.com adlı platformda kaleme aldığı ve ilk bölümünü yayımladığı “Müslüman Aydın’ın ortaya çıkışı I” adlı makalede, Türkiye’nin yakın tarihine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bulaç, yazısının ilgili bölümünde, “Evet Rusya’nın Deli Petro’dan beri hep sıcak denizlere inme gibi bir emeli olmuştur ama ancak rol aldığı 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünden sonra bu emeline kısmen kavuşacaktı ki, bugün Suriye’deki durumu bunun sonucudur. Yine Mahir Kaynak’ın “sıra dışı bir olayın görünür faillerine değil, kimin işine yaradığına bakmalı” görüşüne katılmak icap ederse 15 Temmuz’un en kazançlı aktörlerinden biri Rusya ve içerdeki uzantıları olmuştur.” ifadelerini kullandı.

‘NATO MARKSİST ÖRGÜTLERİ DE DESTEKLEDİ’

NATO’nun ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Türkiye’de sadece komünizmle mücadele derneklerine değil Marksist hareketlere de yardımda bulunduğunu iddia eden Bulaç, “Türkiye’nin NATO ittifakına üye “dost ülke” iken ABD’nin buradaki İslami hareketlere hayırhah bakmaması beklenirdi. Sonraları ortaya çıkacağı üzere –Mahir Kaynak bunu defalarca dile getirdi- Amerika bizde “Komünizmle Mücadele Dernekleri” yanında bir ikisi hariç neredeyse tüm Marxist hareketlere destek vermişti. Marxist örgütler geliştikçe Türkiye’nin NATO’daki konumu ve Lozan’la verilmiş sosyo politik taahhütler pekişmekteydi. Dahası, 1945 Yalta Anlaşması mucibince Sovyet Rusya’nın Türkiye’yi batıdan koparıp Varşova Paktı’na dahil etme gibi bir hedefi yoktu, bu Üçüncü Dünya savaşına yol açardı.” yorumunu yaptı.

YAZI DİZİSİ HAZIRLADI

Yazı dizisinin ilk bölümünde, “alim, mütefekkir veya entelektüel” yerine “aydın” kelimesinin seçilmiş olmasının tesadüfi olmadığını belirten Ali Bulaç, “İslam geleneğinde maruf ve makbul isimlendirme alim veya ariftir; aydın Batı ile temasa geçilmesinden sonra önce “münevver”, sonra “aydın” adı altında yeni bir kişilik profili ortaya çıkmıştır.” dedi ve Türkiye’deki İslami hareketlerin gelişimini irdeledi.

’15 TEMMUZ SONRASI YARGILANDI’

Zaman gazetesinin eski yazarlarından olan; 15 Temmuz’dan sonra Mümtazer Türköne, Şahin Alpay ve Ahmet Turan Alkan’la birlikte “terör örgütüne üye olmak” suçlamasından ceza verilen Ali Bulaç, davanın Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından “eksik inceleme” gerekçesiyle bozulmasından sonra, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden hakim karşısına çıkmıştı.

Mahkeme; Bulaç, Alpay ve Alkan’a “terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçundan 2,5 yıl, Türöne’ye ise aynı suçtan 3 yıl 9 ay hapis cezası vermişti.

Ali Bulaç’ın yazısının tamamını okumak için tıklayınız.

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com