Kanarya adasında yakalanan kokainle ilgili 10 kişi tukuklandı.
İspanya polisinin Kanarya Adaları açıklarındaki United S isimli gemide yakaladığı 10 tonluk rekor kokain sevkiyatının ana aktörünün Türkiye Cumhuriyeti ve Hollanda vatandaşı, Gaziantepli Çetin Gören olduğu iddia edildi.
Timur Soykan’ın BirGün’deki haberine göre, İstanbul Beşiktaş’ta yakalanan Çetin Gören’in yanı sıra yine Avrupa uyuşturucu ticaretinin büyük isimlerinden Mehmet Murat Buldanlıoğlu da gözaltına alındı. İki ismin de 2020 yılında dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ‘Cumhuriyet tarihinin en büyük operasyonu’ dediği Bataklık operasyonu sonrasında tutuklanıp 2 yıl sonra serbest bırakılıdığı ve 73 sanığın bu davada “kara paranın suçtan elde edildiğinin ispat edilemediği” gerekçesiyle beraat ettiği ortaya çıktı.
Soykan yazısında, “Oysa Hollanda ve Fransa’da uyuşturucu kaçakçılığından yargılanıp hüküm giydiler. Buna karşın Bataklık Davası’ndan çıktıktan sonra uyuşturucu trafiğini Türkiye’den yönettikleri 10 tonluk yakalama ile ortaya çıktı” dedi.
Bu haberler de ilginizi çekebilir:
Timur Soykan, operasyonun “Türk baronların Avrupa’daki hakimiyetini bir kez daha gözler önüne serdiğini” yazdı. 10 tonluk uyuşturucunun sahibi olduğu iddiasıyla İstanbul’da yakanan Çetin Gören ve uyuşturucu trafiğinin önemli isimlerinden Mehmet Murat Buldanlıoğlu hakkında bilgiler veren Soykan, şunları yazdı:
“Çetin Gören uyuşturucu ticaretinden Hollanda’da 26 yıl hapis cezasına çarptırıldı ama 10 yıldır Türkiye’de büyük servetiyle gösterişli bir hayat sürüyor. Yatında asılı tablosunun altında kendine verdiği ‘İmparator’ lakabı yazıyor.
Mehmet Murat Buldanlıoğlu ise Fransa’da 2015 yılında yakalanan 2.3 ton kokain nedeniyle gıyabında 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı. O da hep Türkiye’de, genellikle İstanbul’daydı. İddiaya göre; uyuşturucu taşıyan gemilerin organizasyonunu yapan Buldanlıoğlu bir apartman dairesinde yaşıyor ve kazandığı büyük paraları, gösterişsiz, sıradan bir hayat tarzıyla saklıyordu. İlgi çekmemeye özen gösteriyordu. Ama Tuzla, Yalova ve İzmir’deki tersanelerde derin bağlantıları vardı.
İki isim de 2020 yılında dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ‘Cumhuriyet tarihinin en büyük operasyonu’ dediği Bataklık Operasyonu sonrasında tutuklanmışlardı. 2 yıl sonra serbest bırakıldılar. Nejat Daş’ın da arasında olduğu 73 sanığın tümü bu davada beraat etti. El konulan malvarlıkları iade edildi. Gerekçe kara paranın suçtan elde edildiğinin ispat edilememesiydi. Oysa Hollanda ve Fransa’da uyuşturucu kaçakçılığından yargılanıp hüküm giydiler. Buna karşın Bataklık Davası’ndan çıktıktan sonra uyuşturucu trafiğini Türkiye’den yönettikleri 10 tonluk yakalama ile ortaya çıktı. İddiaya göre; Sırp ve İngiliz ortaklarıyla bu sevkiyatı organize ettiler.
***
Kolombiya’da üretilen 10 tonluk kokainin yolculuğu Çetin Gören’in yıllar önce hapisten kaçtığı Brezilya’da başladı. Forteleza Limanı’nda 51 yaşında, hurdaya çıkmak üzere olan ‘United S’ isimli gemi vardı. Uyuşturucu kaçakçıları sevkiyatları yaptıktan sonra batırmak için bu tür eski gemileri kullanıyordu. Geminin ambarını dolduran tuzun içine 294 paket halinde 10 ton kokain gömülmüştü. Piyasa değeri 100 milyon euroydu. Uyuşturucu sevkiyatını tespit eden Brezilya polisi, gemi limandan ayrıldıktan sonra ABD ve Avrupa uyuşturucu ile mücadele birimlerine haber verdi. Aynı Çetin Gören’in videoda anlattığı gibi gemideki kokainin Kanarya Adaları açıklarında küçük teknelere aktarılıp Avrupa’ya sokulması planlanmıştı. İspanyol polisi, 7 Ocak 2026’da Kanarya Adaları açıklarına gelen gemiye operasyon düzenledi ve uyuşturucu ele geçirildi. 4’ü Türk, biri Sırp, biri Macar, 7’si Hint uyruklu 13 mürettebat gözaltına alındı.
***
Çetin Gören, 1990’lardan beri Avrupa’daki uyuşturucu trafiğindeki önemli isimlerden. Latin Amerika’daki bağlantıları sayesinde Hollanda limanlarına tonlarca kokain getirdiği için yargılanıyordu. Brezilya’da yakalanmış ve cezaevinden kaçmıştı. Hollanda’da büyük bir uyuşturucu sevkiyatı davasında yargılanırken ev hapsindeydi. 10 yıl önce elektronik kelepçesini kırarak firar etti ve Türkiye’ye geldi. Tüm dünyada Kırmızı Bülten ile aranıyordu. Ama Türkiye’de yıllarca servetiyle rahat bir hayat sürdü.
Mehmet Murat Buldanlıoğlu ise Fransa’da 2015 yılında yakalanan 2.3 ton kokain nedeniyle gıyabında yargılandı ve 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı. O da hep Türkiye’de, İstanbul’daydı. Mehmet Murat Buldanlıoğlu ise Breaking Bad dizisinde tavuk restoranının müdürü görünen ama büyük bir uyuşturucu kaçakçısı olan ‘Gus’ karakterini akla getiriyor. Gus büyük uyuşturucu kaçakçısı olmasına karşın sıradan ve orta gelirli bir kişilik arkasında gizleniyordu. Mehmet Murat Buldanlıoğlu da yeraltı dünyasında bu özelliğiyle biliniyordu. İddiaya göre; uyuşturucu taşıyan gemilerin organizasyonunu yapan Buldanlıoğlu bir apartman dairesinde yaşıyor ve kazandığı büyük paraları, gösterişsiz, sıradan bir hayat tarzıyla saklıyordu. İlgi çekmemeye özen gösteriyordu. Ama Tuzla, Yalova ve İzmir’deki tersanelerde derin bağlantıları vardı.
Peki uyuşturucu suçundan tüm dünyada bilinmelerine karşın neden Türkiye’deydiler? Türkiye’den uluslararası uyuşturucu kaçakçılığı faaliyetlerini nasıl sürdürebildiler?
Uyuşturucu baronlarının neden Türkiye’de olduğuna daha iyi bir yanıt bulunamaz. Hollanda’da, Fransa’da uyuşturucu suçundan hüküm giyen kişiler, ‘Paranın kaynağı tespit edilemedi’ denilerek aklanabildi. Elbette bu beraat kararlarını alabildikleri bir ülkede yaşamak onlar için güvenliydi. Üstelik akladıkları paralar da ceplerinde kalmıştı. Türkiye; varlık barışı uygulaması, ‘Nereden buldun’ diye sorulmayan milyonlarca dolarlık yatırım fırsatları sayesinde kara para sahipleri için bir cennetti.”
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
