Bağlantı kesildi: Sosyal medya ve akıllı telefonlar gençleri nasıl etkiledi?

Deneysel çalışmalarda sosyal medya kullanımını azaltan ya da tamamen bırakan gençlerin depresyon ve kaygı düzeylerinde hızlı iyileşmeler kaydedildi. ​Dijital medya kullanımı arttıkça da uyku süresi azalmakta ve yüz yüze sosyal etkileşim azalıyor.

Geçtiğimiz ay ABD Senatosu Ticaret, Bilim ve Ulaştırma Komitesi’ne sunulan “Plugged Out” başlıklı üç ayrı rapor, modern teknoloji kullanımının Amerikan gençliği üzerindeki etkilerini dikkat çekici verilerle ortaya koydu. Dr. Jean M. Twenge, Dr. Jenny Radesky ve Dr. Jared Cooney Horvath’ın sundukları bu bulgular; akıllı telefonların, sosyal medyanın ve kontrolsüz biçimde yaygınlaşan eğitim teknolojilerinin genç neslin hem psikolojik hem de bilişsel yapısında ciddi sonuçlar doğurduğunu gösterdi.

Ruh sağlığındaki kırılma noktası

Dr. Jean M. Twenge’nin paylaştığı verilere göre, 2010’lu yılların başından itibaren, akıllı telefonların ve sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla eş zamanlı olarak Amerikan gençliğinin ruh sağlığında ciddi bir bozulma başlamıştır. 2008-2019 yılları arasına gençler arasında klinik düzeyde depresyon iki katına çıkmış, 10-19 yaş grubunda intihar oranları kızlarda yüzde 100, erkeklerde ise yüzde 74 artmıştır. 10-14 yaş arası kız çocuklarında kendine zarar verme  nedeniyle acil servise başvurular, 2010’dan 2020’ye kadar dört kat artmıştır.

Sosyal medya ve akıllı telefonların etkisi

​Raporlarda, ekran süresi ile ruh sağlığı arasındaki ilişkinin sadece bir korelasyon olmadığını, nedensel yönünün de bulunduğu savunuluyor. Deneysel çalışmalarda sosyal medya kullanımını azaltan ya da tamamen bırakan gençlerin depresyon ve kaygı düzeylerinde hızlı iyileşmeler kaydedildi.

​Dijital medya kullanımı arttıkça uyku süresi azalmakta ve yüz yüze sosyal etkileşim azalmaktadır. 2003-2017 yılları arasında Amerikalıların arkadaşlarıyla haftalık yüz yüze geçirdikleri süre 3 saatin altına düştü. Gençlerin sosyal becerileri, dijital platformlardaki performans odaklı etkileşimler yüzünden gerilemekte, bu da yalnızlık hissini derinleşti.

Akademik başarı ve “Dijital Yanılsama”

Dr. Jared Cooney Horvath’ın sunumu, teknolojinin eğitim üzerindeki etkisine dair yaygın kanıyı sarstı. Son yirmi yılda, çocukların bilişsel gelişimi duraklamış ve birçok alanda tersine dönmüştür. Okuryazarlık, aritmetik beceriler, dikkat süresi ve üst düzey muhakeme kapasitesi, artan kamu yatırımlarına rağmen istenen düzeyde olmadığı belirtildi.

​Horvath’a göre, sınıflarda eğitim teknolojilerinin (EdTech) kontrolsüzce yaygınlaşması, öğrenme sonuçlarını zayıflatmaktadır. PISA verileri, okulda eğlence amaçlı cihaz kullanan öğrencilerin puanlarının, kullanmayanlara göre çok daha düşük olduğunu göstermektedir. Finlandiya örneği bu bağlamda dikkat çekicidir: 2012-2022 arasında akademik performansı belirgin biçimde gerileyen ülkelerden biri olan Finlandiya’da öğrenciler, okul günü içinde ortalama 90 dakikayı ders dışı dijital etkinliklere ayırmaktadır.

​Çoklu Görev (Multitasking) efsanesi

​Dr. Horvath, “dikkat parçalanması” kavramına özellikle vurgu yapmaktadır. İnsan dikkati tek bir göreve odaklanmak yetisine sahip. Ancak dijital platformlar sürekli görev değiştirmeyi teşvik ederek zaman kaybına, yüksek hata oranlarına ve zayıf bellek oluşumuna neden oluyor. Öğrenciler dizüstü bilgisayarlarında not alırken aynı zamanda mesajlaştıklarında veya sekmeler arasında geçiş yaptıklarında, öğrendikleri bilginin derinliği azalmakta ve hafızada tutma oranı düşüyor. Ayrıca dijital ortamda okuma yapmak, kâğıttan okumaya göre daha yüzeysel bir anlamaya yol açıyor. Ekranlar, dikkati dağıtan hiperlinkler ve sürekli kaydırma (scrolling) gereksinimi nedeniyle beyni “taramaya” alıştırıyor, bu da derin okuma yeteneğini köreltiyor.

Manipülatif tasarımlar ve ticari öncelikler

​Dr. Jenny Radesky’nin raporu, çocuklara yönelik dijital ürünlerde kullanılan tasarım stratejilerine odaklanmaktadır. 3-5 yaş arası çocukların kullandığı en popüler uygulamaların yüzde 99’u, oyun süresini uzatmak veya reklam etkileşimini artırmak için manipülatif öğeler içeriyor. Bu öğeler arasında; çocukları reklam izlemeye zorlayan, sanal ürün satın almaya yönlendiren karakterler ve ödül döngüleri yer alıyor. Depomin temelli bu tasarım anlayışı, çocuğun dikkatini sürekli ekran üzerinde tutmayı hedeflemektedir. Eğitim teknolojisi adı altında sunulan pek çok uygulamanın, gerçekte öğrenme bilimiyle uyumlu olmadığı saptandı Özellikle ücretsiz uygulamalar, eğitimsel içerikten ziyade reklam ve veri toplama odaklı. Radesky, bu cihazların okul ortamında kontrolsüz kullanımının öğrencileri siber zorbalık ve uygunsuz içeriklere erişim gibi risklerle karşı karşıya bırakabileceğini ifade ediyor.

Yapay zekâ (AI) ve psiko-dijital bağlanma

2026 verileri, 6-10 yaş arası çocukların yüzde 65’inin yapay zekâyı bir “insan dost” yerine koyarak kolayca güvendiğini, sırlarını paylaştığını ve duygusal bağımlılık geliştirebildiğini gösteriyor. Bu durum, temel insani ilişki kurma yetisinin algoritmik bir simülasyonla yer değiştirmesi riskini taşıyor.

Sosyal doku ve okul iklimi

​Okullarda dağıtılan tablet ve dizüstü bilgisayarlar yalnızca akademik sonuçları etkiliyor. Teneffüslerde ve öğle aralarında öğrencilerin birbirleriyle etkileşim kurmak yerine ekranlara yönelmesi, sosyal bağların zayıflamasına yol açabiliyor. Aidiyet hissi ve yüz yüze iletişim pratiği bu süreçten olumsuz etkilenmekte. ​Okullarda uygulanan akıllı telefon yasaklarının sonuçları ise bu tezi doğrular nitelikte Telefon yasağı uygulayan okullarda; zorbalık vakalarının azaldığı, öğrencilerin teneffüslerde daha fazla fiziksel aktivite ve sosyal iletişim kurduğu, test puanlarının ise belirgin şekilde arttığı gözlemlendi.

Sunulan çözüm önerileri

​Senatoya sunulan bu üç raporun ortak sonucu, dijital teknolojilerin çocuk ve gençlerin gelişimsel ihtiyaçlarıyla yapısal bir uyumsuzluk içinde olduğudur. Uzmanlar şu temel politika değişikliklerini öneriyor:

Yaş Sınırı: Sosyal medya kullanımı için yasal alt sınırın 16’ya çıkarılması ve bu sınırın sıkı kimlik doğrulama yöntemleriyle denetlenmesi.

Okul Yasakları: K-12 seviyesindeki tüm okullarda eğitim günü boyunca akıllı telefon kullanımının tamamen yasaklanması.

Endüstri Sorumluluğu: Teknoloji şirketlerinin, çocuklara yönelik ürünlerde manipülatif tasarımları bırakmaya ve “tasarım gereği güvenlik” (safety by design) ilkelerini uygulamaya zorlanması.

EdTech Denetimi: Okullarda kullanılan dijital araçların, bağımsız bilimsel heyetler tarafından “eğitsel etkililik” ve “çocuk güvenliği” testlerinden geçirilmeden satın alınmaması.

​Dr. Radesky’nin ifadesiyle, “Çocuklar, teknoloji şirketlerinin büyüme stratejileri doğrultusunda birer denek haline gelmemeli. Bu raporlar, Amerikan gençliğinin içinde bulunduğu krizin tesadüf olmadığını, tasarlanmış bir dijital çevrenin kaçınılmaz bir sonucu olduğunu bilimsel bir netlikle ortaya koyuyor.

 

Kaynakça:

Twenge, J. M. (2026). The impact of smartphones, social media, and school laptops on youth mental health and academic performance. Testimony before the U.S. Senate Committee on Commerce, Science, and Transportation.

​Radesky, J. (2026). Plugged Out: Examining the Impact of Technology on America’s Youth. Written Testimony for the Senate Committee on Commerce, Science, and

Transportation.

​Horvath, J. C. (2026). Written Testimony: The Impact of EdTech and Digital Devices on Cognitive Development. Before the U.S. Senate Committee on Commerce, Science, and Transportation.

 

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER