Ekonomi politikalarına yönelik tartışmalar sürerken, 2021’de başlatılan faiz indirim süreci yeniden gündeme geldi. Hazine eski Müsteşarı, ekonomist Mahfi Eğilmez, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, enflasyon yükselirken başlatılan düşük faiz politikasına o dönem gösterilen desteği hatırlattı ve bugün yapılan eleştirilerin bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Eğilmez, o dönemde yapılan faiz indirimlerine karşı uyarıda bulunanların dikkate alınmadığını, buna karşın iş dünyasının önemli bir bölümünün süreci desteklediğini belirterek, bugün gelinen noktada yapılan eleştirilerin samimi olmadığını savundu.
Eğilmez paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“2021 Eylül’ünde enflasyon yükselişteyken faiz düşürülmeye başlandığında bizler ‘yapmayın, bu yanlıştır ekonomiyi batıracaksınız’ diye bağırırken çoğu iş insanı yapılanı alkışlıyordu. Kusura bakmayın ama şimdi yapılanı eleştirme hakkını sizler o zaman kaybettiniz.”
Bu mesaj, son dönemde iş dünyası temsilcilerinden gelen yüksek enflasyon, maliyet artışı ve fiyat dengesizliklerine yönelik eleştirilerin ardından geldi.
Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe, yüksek enflasyon ve düşük kur politikasının üretim maliyetlerini küresel ölçekte Türkiye aleyhine çevirdiğini ifade etmişti. Özellikle hazır giyim sektöründe fiyat makasının dramatik biçimde açıldığını belirten Gültepe, geçmişte Avrupa ile aradaki fiyat farkının yüzde 20 civarında olduğunu, bugün ise yüzde 50-60 seviyelerine çıktığını söylemişti. İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya gibi ülkelerin Türkiye’den daha ucuz hale geldiğini dile getiren Gültepe, bazı ürünlerde tüketicilerin uçak bileti dahil yurt dışından alışveriş yapmasının daha avantajlı olduğunu savunmuştu. Kendi deneyiminden örnek vererek Türkiye’de incelediği bir montun yurt dışında yüzde 20-30 daha ucuz olduğunu, bir ürünün ise yurt dışında 6 bin liraya alınırken Türkiye’de 17 bin liraya satıldığını aktarmıştı.
Bu haberler de ilginizi çekebilir:
Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği Başkanı Burhan Özdemir de benzer biçimde piyasadaki fiyatlama davranışlarını eleştirmişti. “Aynı çayı bir yerde 500 liraya, başka bir yerde 5 liraya içmek normal değil” diyen Özdemir, Türkiye’de maliyet temelli fiyatlama yapılmadığını savunmuştu. Sıkı para politikasının seçim öncesi dönemde oluşan maliyet “köpüğünü” aldığını ancak gelinen aşamada enflasyonun artık kronikleştiğini ifade eden Özdemir, kira ve gıda fiyatlarına dikkat çekerek yapısal adımların zorunlu olduğunu vurgulamıştı.
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
