Ekonomist Prof. Dr. Aziz Çelik tarafından sosyal güvenlik verileri temel alınarak hazırlanan çalışma, Türkiye’nin dolar bazındaki nominal büyümesi ile emekli refahı arasındaki derin makası gözler önüne serdi. Verilere göre, 2021 yılında kişi başına milli gelir 9 bin 600 dolar seviyesindeyken en düşük emekli aylığı alanların toplam emekliler içindeki oranı yüzde 16 olarak kaydedilmişti. 2026 yılına gelindiğinde ise bu oran, “18 bin dolarlık” milli gelir projeksiyonuna rağmen yüzde 30’a yükselerek tarihi bir seviyeye ulaştı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Mersin’de iş dünyasıyla gerçekleştirdiği buluşmada, Türkiye’nin 2025 yılı itibarıyla kişi başına 18 bin dolara yakın bir nominal gelir seviyesine ulaştığını ifade etmişti. Ancak iktisatçılar, nominal GSYH’nin yüksek enflasyonla şiştiğine ve döviz kurunun enflasyonun altında kalması nedeniyle dolar bazındaki rakamların kağıt üzerinde hızla büyüdüğüne dikkat çekiyor. Bu tablo, makroekonomik verilerdeki iyileşmenin hanehalkına, özellikle de toplumun en savunmasız kesimi olan emeklilere yansımadığını gösteriyor.
Hazırlanan tabloya göre, en düşük emekli aylığı alanların kapsamı son 7 yılda dramatik bir artış gösterdi:
2019 Yılı: En düşük aylık 1.000 TL iken bu kapsamdaki emekli sayısı 800 bin (oran yüzde 7) olarak kaydedildi.
2023 Yılı: Aylığın 7.500 TL’ye çıkarıldığı Nisan ayında, kapsamdaki kişi sayısı 4,5 milyona, oran ise yüzde 30’a fırladı.
2026 Ocak: 20 bin TL olarak belirlenen en düşük emekli aylığı, yaklaşık 4,9 milyon kişiyi kapsamına aldı.
Genel Dağılım: Toplam emekli sayısının 16 milyon 250 bin olduğu tahmin edilen 2026 yılında, her 10 emekliden 3’ü en düşük sınırda maaş alıyor.
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
