Ekonomide hem bireysel hem de ticari ölçekte “borç yükü” krizi derinleşiyor. Artan maliyetler ve finansmana erişim zorlukları, karşılıksız çek ve senet sayısındaki artışla birleşince; mahkemeler tarihinin en yoğun dönemlerinden birini yaşamaya başladı. Nefes’ten Şehriban Kıraç’ın derlediği verilere göre, 2025 yılı “iflas ve icra yılı” olarak kayıtlara geçti.
Türkiye’nin 86 milyonluk nüfusuna karşın, icra dairelerindeki dosya sayısının 25 milyona dayanması, toplumsal ölçekte bir borç krizine işaret ediyor. Veriler, Türkiye’de yaklaşık her üç kişiden birinin yasal takip sürecinde olduğunu gösteriyor. Karşılıksız çıkan çek ve protesto edilen senetler, bu yükseliş dalgasının temel itici gücü olarak görülüyor.
Şirketlerin iflastan kaçış yolu olarak başvurduğu konkordato ilanlarında 2025 yılı, “mega ralli” dönemi oldu.
Geçen yıl mahkemeler tam 2 bin 817 dosya için “geçici mühlet” kararı verdi.
Sadece 2025 yılında gerçekleşen konkordato sayısı; 2022, 2023 ve 2024 yıllarının toplamını geride bırakarak tüm zamanların zirvesine oturdu.
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) verileri, yerel ekonominin can damarı olan esnafın içler acısı halini rakamlarla belgeledi.
2025 yılında toplam 120 bin 423 esnaf ticari faaliyetini sonlandırarak kapısına kilit vurdu.
Bu rakam, Türkiye’de her gün ortalama 330, her saat ise 13’ü aşkın esnafın iflas bayrağını çekmesi anlamına geliyor.
Son 5 yılda piyasadan silinen esnaf sayısı ise 606 bin 843’e ulaşarak devasa bir ekonomik boşluk yarattı.
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
