(Soldan sağa): İngiltere Kralı III. Charles, İngiltere Prensesi Anne, Kraliyet Prensesi, İngiltere Prensi Andrew, York Dükü, İngiltere Prensi William, Galler Prensi ve İngiltere Prensi Edward, Wessex Kontu. (Fotoğraf: Geoff PUGH / POOL / AFP)
İngiliz kraliyeti uzun yıllardan beri olmadığı kadar büyük bir prestij sorunu yaşıyor. Ne gönüllerin kraliçesi Prenses Diana’nın boşanması ne de o zamanki kocası, şimdinin kralı Charles’in sadakatsizlikleri İngiliz halkının bu kadar gündeminde olmamıştı. Sorunun adı: Andrew. Prenslikten ve hanedandan kovulmuş, artık kimliğindeki yeni adı ile ‘Andrew Mountbatten-Windsor’. Kral Charles’in erkek kardeşi Andrew, hayatı boyunca devam ettirdiği sorumsuz hayatın sonuçlarıyla yüz yüze. Kraliyet görevlerini, parasını, itibarını yitirdikten sonra şimdi de adli soruşturma riskiyle karşı karşıya. Hem de utanç verici suçlamalarla…
Kraliyet uzmanlarının hep altını çizdiği bir kural vardır: ‘Veliaht’ net bir kaderle, ‘yedek’ ise hem ayrıcalıklı hem belirsiz bir rolde büyür. Bu belirsizlik her ne kadar daha fazla özgürlük anlamına gelse de aynı zamanda daha fazla savrulma riski de taşır. Kraliçe II. Elizabeth’in küçük kız kardeşi Prenses Margaret; Elizabeth’in iki numaralı oğlu, şimdiki Kral III. Charles’ın kardeşi Andrew ve Charles’in iki numaralı oğlu Harry’nin ortak kaderleri “yedek çocuk” olmaları. Hayatlarını hep asla tahta geçemeyeceklerini bilerek geçirdiler. Bu psikolojinin verdiği sorunlar da hayatları boyunca onları takip etti.

Prens Andrew’in adı Epstein skandalı dosyasında geçti.
Şimdi sadece Birleşik Krallık’ın değil, tüm dünyanın konuştuğu Andrew de İngiliz kraliyeti ailesindeki her iki numaranın yaşamak zorunda olduğu hayatı sürdürdü. Doğduğu günden itibaren hemen hemen hiçbir şekilde tahta çıkamayacağını bilerek yaşadı. İngiliz tabloid basınının ifadesiyle hep ‘yedek’ olarak anıldı. Aynı teyzesi çılgın Margaret gibi ya da yeğeni Harry gibi… Margaret, hep genç yaşta tahta geçen ablası Kraliçe Elizabeth’in gölgesinde yaşarken Harry de veliaht prens William’ın kardeşiydi. Her ne kadar üçü de kraliyet ayrıcalıklarıyla büyüseler, çeşitli kadar kamu görevleri üstlenseler de roller hep sembolikti ve hiçbir zaman merkezde olmadılar. Görünürde güçlü ama yetkisizlerdi. Bu üç kardeş hep ikinci planda kaldı. Statü yüksek ama hiçbir karar gücü olmaya konumlarının zorluklarıyla yaşadılar.
Üçü de hayatları boyunca kuralları esnetme peşinde oldular. Bu durum özel hayatlarının skandala açık hâle gelmesine yol açarken medyayla problemli ilişkiler yaşamalarına yol açtı. Margaret sıradışı romantik ilişkileri ve çılgın partileriyle bilinen bir hayat sürdü. Sistemden kopan ve ailesine sert eleştiriler getiren Harry, annesini kaybettikten sonraki gençliğinde birçok skandala imza attı. Ama hiçbirisi Andrew kadar tartışmalı hâle gelmedi.
Gençliğinde “yakışıklı prens” ve savaş gazisi olarak popülerdi. Ancak onca maddi güvenceye, sosyal prestije ve küresel görünürlüğe rağmen adı hep skandallarla anıldı. Annesi Kraliçe II. Elizabeth’in favori oğlu olduğu söylense de hayatının son demlerinde annesi tarafından kraliyet unvanları elinden alındı. Kraliyet için ciddi bir itibar sorunu hâline geldi.

Eski Prens Andrew (Fotoğraf: Aaron Chown / POOL / AFP)
Andrew’nun en büyük krizi, cinsel suçlardan hüküm giymiş Jeffrey Epstein ile olan sıradışı ilişkisi oldu. Andrew’in, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ağı kurmakla suçlanmış ve hüküm giymiş Epstein ile yakın arkadaş olduğu fotoğraflar, şahitler ve belgeler ile kanıtlandı. Andrew, Epstein’ın evlerinde ve özel uçağında bulunduğunu kabul etti. En büyük skandal ise Andrew’in 17 yaşındaki Virginia Giuffre ile zorla cinsel ilişki yaşamasıydı. Andrew önce suçlamaları reddetti. Ancak 2019’da BBC’ye verdiği röportajdaki ifadeleri nedeniyle kamuoyu Prens’in sözlerine inanmadı. Giuffre’nin ABD’de açtığı dava, 2022’de mahkemeye gitmeden maddi uzlaşmayla sonuçlandı. Giuffre’ye 12-15 milyon dolar arasında bir para verdiği belirtilen Andrew suçlamaları kabul etmese de uzlaşma için bu kadar para ödemesi nedeniyle kamuoyu nezdinde ciddi itibar kaybına uğradı.
Skandalların ardından 2022’de askerî unvanları ve “Kraliyet Ekselansları” (HRH) hitabı bizzat annesi Kraliçe Elizabeth tarafından geri alındı. Skandalın büyüklüğü nedeniyle kraliyetin büyük gelecek risk altına girdiğini gören ailenin baskısıyla tüm resmî kraliyet görevlerinden çekildi. Prenslik unvanını kullanmayı bıraktı. Sadece ve sıradan bir vatandaş gibi adı ve soyadıyla anılmaya başlandı. Şimdi ise İngiliz medyası ve kamuoyu Andrew’in adının geçtiği skandallarla ilgili olarak İngiliz polisine ifade vermesini istiyor.
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
