İsrail hükümetinin, işgal altındaki Batı Şeria’daki arazilerin “devlet arazisi” olarak tescil edilmesine kapı aralayan kararı uluslararası toplumun tepkisine yol açtı.
Filistin Özerk Yönetimi, İsrail kabinesinin pazar akşamı ilan ettiği kararı “Filistin topraklarının fiili ilhak sürecinin başlangıcı” olarak nitelendirerek sert tepki gösterdi.
Özerk Yönetim, bu sürecin “Filistin devletinin temellerini sarsacağına” dikkat çekerek uluslararası topluma İsrail’in bu kararına müdahale etme çağrısı yaptı.
1967’den bu yana ilk kez işgali altındaki Batı Şeria’da, Filistin topraklarını “arazi kayıt süreci” ile “devlet arazisi” olarak tescil etmeye girişen İsrail hükümeti ise Filistin Özerk Yönetimini suçluyor.
İsrail Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, “hukuku ve mevcut anlaşmaları ihlal etmekle” suçladığı Filistin Özerk Yönetimi’nin Batı Şeria’nın C bölgesinde “yasa dışı arazi kayıt işlemleri yürüttüğünü” iddia etti.
“Kışkırtıcı taraflarca yayılan yanlış bilgilerin aksine, İsrail hükümeti bugün medeni hukuk ve mülkiyet hukuku alanlarında bir idari tedbir onaylamıştır” ifadelerine yer verilen açıklamada, bu tedbirin “arazi tescil işlemlerine düzen getirmek, yasal uyuşmazlıkları çözmek ve hakların şeffaf ve kapsamlı bir şekilde açıklığa kavuşturulmasını sağlamak amacıyla tasarlandığı” iddia edildi.
Ancak uluslararası toplum, 1967 yılındaki Altı Gün Savaşı sırasında Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ü ele geçiren İsrail’in bu son hamlesini, “Filistin topraklarının fiili ilhakına dönük bir girişim” olarak değerlendiriyor.
1990’larda imzalanan Oslo Anlaşmaları uyarınca Batı Şeria, A, B ve C bölgeleri olmak üzere üç idarî yapıya ayrılıyor. Batı Şeria’nın yaklaşık yüzde 60’ını oluşturan C bölgesi, tamamen İsrail kontrolündeki toprakları kapsıyor.
Avrupa Birliği (AB) bugün yaptığı açıklamayla İsrail’e bu kararını geri alma çağrısı yaptı.
AB Komisyonu sözcüsü Anouar El Anouni, İsrail Bakanlar Kurulu’nun Batı Şeria’daki arazilerin “devlet malı” olarak tescil edilmesi kararının gerilimin daha da tırmanmasına yol açtığını belirterek, “İlhakın uluslararası hukuka göre yasa dışı olduğunu yineliyoruz” dedi.
Türkiye, Mısır, Katar ve Ürdün’ün aralarında yer aldığı çok sayıda bölge ülkesi de Netanyahu hükümetinin son hamlesini “yasa dışı” olarak nitelendirerek İsrail’in uluslararası hukuku ihlal ettiğine dikkat çekti.
Türk Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria’da egemenliğini dayatmayı ve yerleşim faaliyetlerini genişletmeyi hedefleyen son kararını en güçlü biçimde kınıyoruz” denildi.
“Filistin halkını yurdundan zorla yerinden etmeyi ve İsrail’in yasa dışı ilhak adımlarını hızlandırmayı amaçlayan bu adım, uluslararası hukukun açık ihlalidir ve hükümsüzdür” ifadelerine yer verilen açıklama şöyle devam ediyor:
“İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde egemenliği bulunmamaktadır. Netanyahu hükümeti tarafından işgal altındaki Batı Şeria’da yoğunlaştırılan yayılmacı politikalar, bölgede devam eden barış çabalarını baltalamakta ve iki devletli çözüm perspektifine zarar vermektedir. Uluslararası toplumu, İsrail’in fiili durum yaratma girişimlerine karşı kararlı bir duruş sergilemeye çağırıyoruz.”
İsrail basınında yer alan bilgilere göre “arazi kayıt süreci”, Batı Şeria’nın C Bölgesi ile başlayacak. Benyamin Netanyahu başbakanlığındaki hükümet bu kararla, işgal altındaki Batı Şeria’nın yüzde 61’ini “İsrail devletinin arazisi” olarak tescil etmeyi hedefliyor.
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, İsrail’in bu politikalarıyla işgal altındaki Batı Şeria’nın demografik yapısını kalıcı olarak değiştirmeye çalıştığını söylemişti.
Türk, İsrail hükümetini “Filistin halkını topraklarından mahrum bırakmak ve onları topraklarını terk etmeye zorlamakla” suçlamıştı.
Yaklaşık 3 milyon Filistinlinin yaşadığı Batı Şeria’da yaklaşık 700 bin Yahudi yerleşimci yaşıyor. İsrail hükümeti, izlediği politikalarla yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerini daha da genişletmeyi hedefliyor.
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
