Eski ABD Başkanı Joe Biden (FOTOĞRAF: ROBERTO SCHMIDT / AFP)
20 Ocak 2025’te Washington DC, tarihi günlerinden birini daha yaşıyordu. Donald Trump, önceki seçimde yenildiği Joe Biden’ı alt ederek bir kere daha başkanlık koltuğuna oturmuş ve görevi devralmıştı. Dondurucu soğuk hava nedeniyle kısıtlı sayıda davetlinin katılımıyla yapılan devir teslim töreninden sonra Biden, Trump ile vedalaştı. Son kez başkanlık helikopterine binip Andrews Üssü’ne ulaştı. Orada yakın çevresini oluşturan ekip ile vedalaşırken “Görevden ayrılıyoruz ama mücadeleden değil.” dedi. Bu sözler, Biden’in Trump’a koltuğunda rahat vermeyecek bir muhalefet yürüteceği şeklinde yorumlandı. Ancak bir yıl sonra Washington ve dünya, 46. başkanı büyük ölçüde unuttu.
83 yaşındaki Biden, hâlen bol sıfırlı bir gelir edeceği hatıralarını yazıyor, adına kurulacak başkanlık kütüphanesi planlıyor ve prostat kanseriyle mücadele ediyor. Bir zamanlar gezegenin en güçlü adamıydı; ancak şimdi kamuoyu önündeki hemen hir görünmeyen bir isme dönüşti ve “gözden ırak olan, gönülden de ırak olur.” deyişinde olduğu gibi kamuoyundaki etkisi de gözle görülür şekilde azaldı.
Belki de Biden, görünmez adamlığa bürünerek çok akıllıca davranıyor. Zira ortalarda görünmesi, hem partisi hem de kendi adına olumsuz bir imaj çizecek. Herhangi bir şekilde gündeme gelmesi, sağlık durumu nedeniyle görevdeki tartışmalı son yılını, adaylıktan talihsiz bir şekilde son dakikada ayrılmasını ve bunun sonucunda Kamala Harris’in yenilgisini hatırlatacak.
Eski ABD başkanları, geleneksel olarak makama duydukları saygıdan dolayı düşük profilli kalma eğiliminde olmayı tercih ederler. Haleflerine ayaklarını yere sağlam basmaları ve Oval Ofis’i istedikleri gibi şekillendirmeleri için zaman ve alan tanımışlardır. Buna uymayan isim ise Trump’tı. ‘Siyasi sürgünü’ sırasında Biden’ı eleştirmeye ve 2020 seçimlerinin çalındığını yanlış bir şekilde iddia etmeye devam ederek bir istisna olmuştu.
Başkanlığının ilk iki yılında yasama gündeminin yoğunluğu ve hırsıyla birçok kişiyi şaşırtan Biden, görev süresinin sonuna yaklaşırken kamuoyu yoklamalarındaki oy oranlarında büyük bir düşüş yaşadı. Trump’la çıktıkları televizyon tartışmasındaki felaket performansı, yaşıyla ilgili endişeleri artırdı. Gelen tepkiler üzerine yeniden seçilme sevdasından vazgeçmek zorunda kaldı.
Biden, seçimleri tanımayan eylemcilerin ABD Kongresi’ni bastıkları 6 Ocak 2021’i ABD demokrasisi için karanlık bir gün olarak nitelendirirken Trump, göreve gelmesinin ilk günlerini 1500’den fazla isyancıya kapsamlı af çıkarmak, 2020 seçimlerini inkâr edenleri üst düzey görevlere getirmek ve devlet mekanizmasını kullanarak saldırıyı vatansever bir protesto olayı olarak yeniden çerçevelemek için kullandı. Biden, tarihin en büyük iklim koruma tasarısını imzalarken Trump, temiz enerji girişimlerine büyük bir saldırı başlattı. Fosil yakıtları daha ucuz enerjinin ve gelişmekte olan yapay zekâ sektörünün motoru olarak savundu.
Trump, Biden’ın profesyonelliğe ve uzmanlığa olan inancını reddederek binlerce kariyer memurunu görevden aldı. Daha önce siyasi müdahaleden korunmuş kurumları içini boşalttı. Aşı karşıtlığıyla bilinen Robert F. Kennedy Jr. ve diğer marjinal sesleri sağlık hizmetlerinde etkili pozisyonlara getirdi. 47. Başkan, hükümetteki çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık ilkelerini yerle bir etti ve Biden dönemindeki ‘uyanış’ ve ‘aydınlama’ gündeminden sorumlu tuttuğu üniversitelere ve kamu kurumlarına karşı geniş çaplı bir saldırı başlattı. Göçmenlik politikasını agresif bir şekilde sertleştirdi. Yasal olarak ABD’de yaşayan göçmenlere karşı bile amansız bir takip başlattı.
Trump, küresel sahnede ise güç, kuvvet ve kendi çıkarlarına dayalı yeni bir dünya düzeni çiziyor. Toprak gaspı tehditlerinde bulunuyor. Gümrük vergileri ve ekonomik baskı uygulayarak müttefiklerle ilişkileri geriyor. Bu, Biden’ın NATO gibi yapılara olan bağlılığından ve Ukrayna’ya verdiği destekten çok uzak.
Trump’ın bu girişimleri karşısında 64 yaşındaki Barack Obama, geçen Kasım ayındaki seçimler sırasında kampanya mitingleri de dâhil olmak üzere çok sayıda etkinliğe katılarak aktif bir görüntü verdi. Buna karşılık Biden ise halkın karşısına nadiren çıktı. Koltuğu bıraktıktan dört ay sonra Mayıs’ta prostat kanseri teşhisi konulduğunu ve kanserin kemiklerine yayıldığını duyurdu. Temmuz ayında San Diego’da birçok Avrupalı liderin kendisini aradığını söyledi. 500 sayfalık bir anı kitabı yazmak için ‘çok çalıştığını’ ve bu kitabı yayınevine 10 milyon dolara sattığını açıkladı.
Ekim ayında Biden, Boston’da Edward M. Kennedy Enstitüsü’nden ömür boyu başarı ödülü aldıktan sonra “Arkadaşlar, yaşananları tatlı dille anlatamam. Bunlar karanlık günler. Ama ülkemiz gerçek pusulasını yeniden bulacak ve her zaman olduğu gibi daha güçlü, daha dirençli, daha adil bir şekilde yeniden ortaya çıkacak. Yeter ki inancımızı koruyalım.” diye konuştu.
Ancak Demokratlar bu sözlere pek rağbet etmediler. Birçoğu hâlâ Biden’ı 2024 başkanlık adaylığına inatla tutunarak Harris’e kendi kampanyasını yapmak için sadece 107 gün bırakmakla suçluyor. Trump’ın Oval Ofis’e dönüşünü engelleyememesi, mirasında silinmez bir leke olarak görülüyor. ABD basınına yansıyan haberlere göre Biden, kendi adına kurulacak başkanlık kütüphanesi için yorgun ve hayal kırıklığına uğramış bağışçılardan para toplamakta zorlanıyor. Buna karşılık Obama’nın başkanlık kütüphanesinin birkaç ay içinde Chicago’da açılması bekleniyor.
Biden, görevini bırakırken kamuoyu desteği çok zayıftı. Hatta Demokratlar bile eleştiriyordu; bu yüzden Biden’ın itibarının geri dönmesi biraz zaman alacak gibi görünüyor. Her ne kadar göreve geldiği ilk birkaç yıl iyi bir itibarı olsa da insanlar başkanlığını böyle hatırlamıyor. Çünkü kimse nasıl geldiğini hatırlamıyor ama herkes nasıl gittiğini hatırlıyor.
Artık dünün haberi olarak görülen Biden, çoğu eski başkandan daha hızlı bir şekilde kolektif bilinçten silindi. Hatta onun anısını canlı tutanlar Trump ve Cumhuriyetçi Parti çevresi. 79 yaşındaki görevdeki başkan, konuşmalarında ve basın toplantılarında sürekli olarak selefine atıfta bulunuyor; genellikle “Sahtekâr Joe” ve “Uykulu Joe” gibi hakaretlerde bulunuyor.
Trump, Beyaz Saray’da geçmiş başkanların portrelerinin yer aldığı başkanlar sergisindeki Biden’ın portresini yaşını ve meşruiyetini alaya almak için yapay zekâ ile oluşturulmuş bir görüntüyle değiştirdi. Yanında bulunan bir plakette ona ‘Amerikan tarihinin açık ara en kötü başkanı’ ifadesi yer alıyor. Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçiler, Biden’ın en yakın danışmanlarının başkanlığı sırasında fiziksel ve zihinsel gerilemeyi gizlediğini iddia eden soruşturmalar başlattı. Senato, zihinsel yeterliliğine odaklanan bir dizi duruşma başlattı.
Trump’ın başkanlığının üzerinden bir yıldan fazla zaman geçtikten sonra seçmenlerin 46. başkana öfkeyle bakmasını sağlamaya yönelik çabalarının ne kadar etki meydana getirdiğini görmek çok erken. Zira kamuoya araştırmalarına göre Trump’ın ekonominin mevcut durumundan Biden’ı sorumlu tutma çabası Amerikan halkı arasında karşılık bulmuyor. Halkın büyük çoğunluğu ekonomideki gidişattan artık ‘görünmez’ hâle gelmiş Biden’ı değil Trump’ı sorumlu tutuyor. Şimdi akla gelen soru şu: “Acaba Biden, utandığı için ya da yaşının verdiği zayıflık nedeniyle mi gözlerden uzak duruyor, yoksa Trump’ın iddiaları karşısında sessiz kalarak onun kendi kendini yıpratmasını mı sağlıyor?”
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
