Barrack’tan ‘başka ortak bulduk’ açıklaması: SDG’nin IŞİD karşıtı güç olarak ortaya çıkış amacı sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, SDG'nin sahadaki birincil anti-IŞİD gücü olma yönündeki asıl amacının büyük ölçüde sona erdiğini açıkladı. Barrack, "SDG'nin sahadaki başlıca IŞİD karşıtı güç olarak çıkış amacı büyük ölçüde sona ermiştir" dedi.

  • ü
  • 20 Ocak 2026
  • ü
  • Gündem

Tom Barracak- Ahmet Şara

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, Şam ile SDG arasında varılan ‘Haseke’ anlaşmasına açıklamalarda bulundu.Sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulunan Barrack, “SDG’nin sahadaki birincil anti-DEAŞ gücü olma yönündeki asıl amacı büyük ölçüde sona ermiştir” dedi.

Sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulunan Barrack, “SDG’nin sahadaki birincil anti-DEAŞ gücü olma yönündeki asıl amacı büyük ölçüde sona ermiştir” dedi.

‘O DÖNEMDE İŞ BİRLİĞİ YAPILACAK MERKEZÎ SURİYE DEVLETİ YOKTU’

Bu haklar, birçok Kürt’ün vatansızlık, dil kısıtlamaları ve sistematik ayrımcılığa maruz kaldığı Beşar Esad rejimi altında uzun süredir reddedilmekteydi” diyen Barrack, paylaşımına şu ifadelerle devam etti: “”Tarihsel olarak, ABD’nin kuzeydoğu Suriye’deki askerî varlığı, öncelikle IŞİD’e karşı bir ortaklık olarak gerekçelendirildi. Kürtlerin liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG), 2019 yılına kadar IŞİD’in halifeliğini yenilgiye uğratmada en etkili kara ortağı olduğunu kanıtladı ve binlerce IŞİD savaşçısı ve aile üyesini el-Hol ve el-Shaddadi gibi hapishanelerde ve kamplarda gözaltına aldı. O dönemde, işbirliği yapılabilecek işlevsel bir merkezi Suriye devleti yoktu; Esad rejimi zayıflamış, tartışmalı ve İran ve Rusya ile ittifakları nedeniyle IŞİD’e karşı geçerli bir ortak değildi.


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

 

‘SDG’NİN IŞİD KARŞITI GÜÇ OLARAK ÇIKIŞ AMACI BÜYÜK ÖLÇÜDE SONA ERMİŞTİR’

“Bugün durum temelden değişti” diyen Barrack “Suriye artık, IŞİD’le Mücadele için Küresel Koalisyon’a katılan (2025’in sonlarında 90. üyesi olarak) tanınmış bir merkezi hükümete sahip ve bu da batıya yönelme ve terörle mücadelede ABD ile işbirliği sinyali veriyor. Bu durum, ABD-SDG ortaklığının gerekçesini değiştirmiştir: Şam artık IŞİD’in gözaltı tesisleri ve kamplarının kontrolü de dahil olmak üzere güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye istekli ve hazır olduğundan, SDG’nin sahadaki başlıca IŞİD karşıtı güç olarak çıkış amacı büyük ölçüde sona ermiştir.”

“Son gelişmeler, ABD’nin SDG’nin ayrı bir rolünü uzatmak yerine bu geçişi aktif olarak kolaylaştırdığını göstermektedir” diyen Barrack, bu gelişmeleri şöyle sıraladı:”18 Ocak’ta imzalanan bir entegrasyon anlaşmasını güvence altına almak, zamanında ve barışçıl bir şekilde uygulanması için net bir yol haritası belirlemek üzere Suriye Hükümeti ve SDG liderliği ile kapsamlı görüşmeler yaptık.”

Anlaşma, SDG militanlarını ulusal orduya entegre ediyor (bireyler olarak, ki bu en tartışmalı konulardan biri olmaya devam ediyor), önemli altyapıları (petrol sahaları, barajlar, sınır geçişleri) devrediyor ve IŞİD hapishaneleri ve kamplarının kontrolünü Şam’a devrediyor.”ABD’nin uzun vadeli askeri varlıkta hiçbir çıkarı yoktur; IŞİD kalıntılarını yenilgiye uğratmayı, uzlaşmayı desteklemeyi ve ayrılıkçılığı veya federalizmi onaylamadan ulusal birliği ilerletmeyi önceliklendiriyor.”

‘KÜRTLER İÇİN EŞSİZ FIRSAT’

“Bu, Kürtler için eşsiz bir fırsat yaratmaktadır” diyen Barrack, bu “fırsatları” “yeni Suriye devletine entegrasyon, tam vatandaşlık hakları (daha önce vatansız olanlar da dahil), Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olarak tanınma, Kürt dili ve kültürünün anayasal olarak korunması (örneğin, Kürtçe eğitim, Nevruz’un ulusal bayram olarak kutlanması) ve yönetişime katılım” olarak sıraladı ve “SDG’nin iç savaş kaosu ortamında sahip olduğu yarı özerkliğin çok ötesinde haklar sunmaktadır” dedi. Kırılgan ateşkesler, ara sıra çıkan çatışmalar, sertlik yanlısı kesimlere ilişkin endişeler veya bazı aktörlerin geçmişteki şikayetleri yeniden gündeme getirmek istemesi” gibi risklere rağmen ABD’nin Kürt haklarının korunması ve IŞİD’e karşı işbirliği için baskı yaptığını söyleyen Barrack, “Alternatif olan uzun süreli ayrılık, istikrarsızlığa veya IŞİD’in yeniden dirilişine yol açabilir. ABD diplomasisi tarafından desteklenen bu entegrasyon, Kürtlerin tanınmış bir Suriye ulus devleti içinde kalıcı haklar ve güvenlik elde etmeleri için şimdiye kadarki en güçlü şansı temsil ediyor” dedi.

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER