Bela Tarr sineması: Hızın sarhoşluğu yahut yavaşlığın utancı
Hız ne zaman erdem oldu? Beklemek ne zaman kusura dönüştü? Yavaşlık gerçekten bir kaçış mı, yoksa geç kalınmış bir yüzleşme mi? İnsan, hızlanarak neyi yitirdiğini şimdi mi fark ediyor? Tüm bu kaos içinde Bela Tarr nerede oturuyor?
