Default Parent Syndrome (Otomatik Ebeveyn Sendromu), çocukların ve ev işlerinin birincil sorumluluğunu farkında olmadan üstlenen ebeveynin, genellikle annenin, yaşadığı zihinsel, duygusal ve fiziksel tükenmişlik halidir.
Bu sendrom, ebeveynler arasındaki yük paylaşımının adil olmaması nedeniyle ortaya çıkar.
Çoğunlukla anneler, çocuk bakımında ve ev işlerinde birincil sorumlu olarak görülürken, babalar “yardım eden ebeveyn” rolüne sıkıştırılır.
Sürekli sorumluluk altında olmak, kadınların zihinsel yorgunluk, tükenmişlik sendromu ve depresyon gibi sorunlar yaşamasına neden olabilir.
Modern aile yapılarında bile, kadınların kariyerleri ve kişisel yaşamları, ebeveynlik rolleriyle çelişebilmektedir.
Default Parent Syndrome, toplumsal cinsiyet rollerinin aile içindeki dengesizliğini ortaya koyan önemli bir sorundur.
Bu sendromun ortaya çıkmasının altında toplumsal, kültürel ve bireysel faktörler bulunmaktadır.
Geleneksel toplum yapılarında kadınlar “bakıcı” ve “annelik” rolüyle tanımlanır.
Erkekler ise “aileyi geçindiren” veya “yardım eden baba” olarak görülür.
Çocuklar, annelerinin birincil ebeveyn olduğunu öğrenerek büyür ve genellikle önce annelerine yönelirler.
Toplumsal cinsiyet normları, ebeveynlik rollerinin eşit paylaşılmasını engelleyebilir.
Çocuklar, güvenli bağlanma gereği olarak ilk olarak annelerine yönelir.
Anneler, çocukların fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarını karşılamak için daha fazla zaman harcar.
Bu durum, annenin doğal olarak daha fazla sorumluluk almasına neden olur.
Çocukların anneye daha bağlı olması, babaların ebeveynlik rolünden uzak kalmasına yol açabilir.
Pek çok ailede, kadınlar ev içi işleri ve çocuk bakımını üstlenirken, erkekler iş hayatına daha fazla odaklanır.
Kadınlar, tam zamanlı çalışsa bile evde ikinci bir vardiya gibi ebeveynlik ve ev işlerini yapmaya devam eder.
“Mental Load” (Zihinsel Yük) kavramı, annelerin çocukların ihtiyaçlarını sürekli düşünmek zorunda olduğunu gösterir.
Ebeveynlik ve ev içi sorumlulukların eşit paylaşılmaması, tükenmişliğe yol açabilir.
Otomatik ebeveyn sendromu, hem fiziksel hem de psikolojik belirtilerle kendini gösterebilir.
Anneler, sürekli çocukların ihtiyaçlarını düşünmekten yorgun düşebilir.
Uykusuzluk, stres ve sürekli endişe hali yaşanabilir.
Kadınlar, kendilerini sürekli sorumlu hissettikleri için gevşeyemezler.
“Her şeyi ben düşünmek zorundayım!” hissi en yaygın belirtilerden biridir.
Çalışan anneler, hem kariyerlerine hem de çocuklarına yetişmekte zorlanabilir.
İş yerinde yoğunluk yaşarken, eve dönünce de tüm yükü taşımaya devam edebilirler.
Bu durum, kariyer hedeflerini gerçekleştirmeyi zorlaştırır.
Çalışan anneler, hem profesyonel hem de kişisel yaşamlarını dengede tutmaya çalışırken tükenebilir.
Anneler, kendilerine zaman ayırmakta zorlanır.
Kendi hobilerini veya arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi ihmal edebilirler.
Kendi ihtiyaçlarını göz ardı etmek, depresyon ve anksiyete riskini artırır.
Kadınlar, annelik kimliği dışında kendilerini ifade etmekte zorlanabilir.
Bu sendromla mücadele edebilmek için aile içindeki iş bölümü ve sorumluluklar yeniden düzenlenmelidir.
Baba da çocuk bakımında aktif rol almalıdır.
Ev işlerinde adil bir iş bölümü yapılmalıdır.
“Babalar yardım etmez, ebeveynlik yapar!” bakış açısı benimsenmelidir.
Eşit iş bölümü, anne üzerindeki yükü hafifletir.
Anneler, kendilerine vakit ayırmayı bir lüks değil, bir ihtiyaç olarak görmelidir.
Hobiler, spor ve sosyal aktiviteler için düzenli zaman ayrılmalıdır.
Mental yükü azaltmak için liste ve görev paylaşımı yapılmalıdır.
Annelerin kendilerine vakit ayırması tükenmişliği önleyebilir.
Partnerler arasında açık iletişim sağlanmalıdır.
Kadınlar, kendilerini tek başlarına sorumlu hissetmemek için destek istemelidir.
Gerekirse psikolojik destek alınarak ebeveynlik yükü daha sağlıklı yönetilebilir.
Ebeveynler arasında sağlıklı bir iletişim, yük paylaşımını kolaylaştırır.
KİTAP DÜNYASINDA
Fair Play – Eve Rodsky (Ev işlerinde ve ebeveynlikte adil paylaşımı anlatır.)
Invisible Women – Caroline Criado Perez (Toplumda kadınların görünmez emeğini vurgular.)
Fed Up – Gemma Hartley (Mental yük ve kadınların tükenmişliği üzerine bir eser.)
SİNEMADA VE DİZİLERDE
The Letdown (Netflix) – Yeni annelik ve ebeveynlik rollerinin dengesiz dağılımı üzerine bir dizi.
Bad Moms – Annelerin toplumdaki yüklerini ve eşitsizlikleri mizahi bir şekilde ele alan film.
Workin’ Moms – Çalışan annelerin yaşadığı zorlukları anlatan bir dizi.
Default Parent Syndrome, modern toplumda ebeveynlik rollerinin eşitsizliğini yansıtan bir olgudur.
Default Parent Syndrome, ebeveynlik rollerinin adil paylaşılmadığı durumlarda ortaya çıkar.
Çoğunlukla anneler, çocuk bakımının ve ev işlerinin birincil sorumlusu olarak görülür.
Bu durum, kadınların tükenmişlik, stres ve mental yük yaşamasına neden olabilir.
Ebeveynlik ve ev içi sorumlulukların eşit paylaşılması, bu sendromla başa çıkmak için kritik öneme sahiptir.
Kadınlar otomatik ebeveyn olmak zorunda değil! Ebeveynlik bir ekip işidir.