Sahur, Müslümanların oruca başlamadan önce, gün doğumundan önce yedikleri son öğündür.
Sahur, oruç süresince vücudun ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlamak için önemli bir öğündür.
Peygamber Efendimiz (S.A.V.), sahurun bereketli olduğunu belirtmiş ve sahur yapmayı tavsiye etmiştir.
Sahur vakti, imsak saati ile sona erer ve sabah ezanı okununca oruç başlar.
Sağlıklı ve dengeli beslenmek, gün boyu sürecek açlık ve susuzluğu daha kolay yönetmeye yardımcı olur.
Sahur, sadece bir yemek öğünü değil, aynı zamanda oruca hazırlık ve ibadetle geçirilen manevi bir zamandır.
İslam’da sahurun önemi hadislerde ve dini metinlerde vurgulanmıştır.
Kur’an’da Bakara Suresi 187. ayette sahurun vakti şu şekilde belirtilmiştir:
“Fecrin beyaz ipliği siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyin için, sonra orucu geceye kadar tamamlayın.”
Bu ayet, sahurun orucun başlangıcı için önemli bir zaman dilimi olduğunu belirtmektedir.
Hz. Peygamber (S.A.V.) sahurun bereketli bir öğün olduğunu söylemiş ve şöyle buyurmuştur:
“Sahur yemeği yiyin, çünkü sahurda bereket vardır.” (Buhari, Savm, 19; Müslim, Sıyam, 45)
Oruç tutarken sahur yapmayı teşvik eden hadislerden biri de şöyledir:
“Bizim orucumuz ile ehl-i kitabın orucu arasındaki fark sahur yemeğidir.” (Müslim, Sıyam, 46)
Sahur yapmak, sadece fizyolojik bir ihtiyaç değil, aynı zamanda dini bir sünnettir.
Sahur, gün boyu sürecek açlık ve susuzluğa karşı vücudu hazırlayan önemli bir öğündür.
Protein açısından zengin gıdalar (yumurta, süt, yoğurt) tüketmek tokluk süresini uzatır.
Kompleks karbonhidratlar (tam tahıllı ekmek, yulaf) uzun süreli enerji sağlar.
Lif açısından zengin sebzeler bağırsak hareketlerini düzenler ve sindirimi kolaylaştırır.
Bol su içmek, gün içinde susuzluğu önlemek için önemlidir.
Sahurda dengeli beslenmek, gün boyu enerjik kalmak için önemlidir.
Aşırı tuzlu ve baharatlı yiyecekler: Gün içinde susuzluğa neden olabilir.
Çok şekerli gıdalar: Kan şekerinde ani dalgalanmalara yol açarak açlık hissini artırabilir.
Aşırı yağlı yiyecekler: Mide rahatsızlıklarına ve hazımsızlığa neden olabilir.
Kafeinli içecekler: Su kaybını artırabilir ve gün içinde baş ağrısı yapabilir.
Sahurda ağır ve susuzluk artırıcı gıdalardan kaçınılmalıdır.
Sahur, İslam toplumlarında dini ve kültürel bir gelenek olarak yaşatılmaktadır.
Osmanlı döneminde sahur, davulcuların sokakları dolaşıp insanları sahura kaldırmasıyla başlardı.
Sarayda ve halk arasında sahur sofraları büyük özenle hazırlanırdı.
Sahur vakti, Ramazan’ın birlik ve beraberlik ruhunu yansıtan önemli bir gelenekti.
Osmanlı’dan günümüze sahur, önemli bir Ramazan geleneği olarak sürdürülmektedir.
Farklı ülkelerde sahur sofralarının içerikleri kültürel farklılıklar gösterebilir:
Türkiye: Peynir, zeytin, yumurta, yoğurt, çorba, tam tahıllı ekmek ve hurma
Arap Ülkeleri: Hurma, yoğurt içeceği, fasulye (ful medames) ve pide
Güney Asya: Pilav, baharatlı yemekler, sütlü içecekler ve meyveler
Endonezya ve Malezya: Hindistancevizi sütüyle yapılan yiyecekler ve çorba
Sahur, Müslüman toplumlarında kültürel bir zenginlik taşımaktadır.
KİTAP DÜNYASINDA
Ramazan ve Sahur Gelenekleri – Ahmet Özdemir
İslam’da Oruç ve Sahur’un Hikmeti – Yusuf el-Karadavi
Osmanlı’da Ramazan ve Sahur Sofraları – Suraiya Faroqhi
Sahur, popüler kültürde dini ve toplumsal birlikteliği yansıtan önemli bir unsurdur.
Sahur, oruca hazırlanmanın ve enerji depolamanın en önemli zaman dilimidir.
Peygamber Efendimiz’in sünnetlerinden biri olup, İslam’da büyük bir öneme sahiptir.
Dengeli ve sağlıklı beslenmek, gün boyu sürecek açlığı ve susuzluğu daha kolay yönetmeyi sağlar.
Osmanlı’dan günümüze kadar sahur, bir kültürel gelenek olarak yaşatılmaktadır.
Ramazan ayının manevi atmosferine katkı sağlayan sahur, aynı zamanda sosyal birlikteliği de pekiştirir.
Sahur, sadece bir yemek vakti değil, aynı zamanda bir ibadet ve manevi hazırlık sürecidir.