Nefes yazarı Nuray Babacan, son dönemde artan seçim tarihi kulisleriyle ilgili gelişmeleri yazısında aktardı. Babacan, Erdoğan’ın seçimi kaybedeceğini görmesi durumunda Meclis’in önüne anayasa değişikliğini getireceğini ve parlamenter sistemi dönmeyi önereceği kulisini paylaştı.
İktidar partisinin avantajlı çıkacağı zamana göre seçim hesabı yaptığı hesapların sürekli revize edildiğine işaret eden Babacan,
“İktidar açısından, şimdilik dış konjonktür kendi yararına olsa da sonuçta seçmeni ikna edecek iç mekanizmalar çok önemli. Bunun başında da ekonomi göstergeleri gelir. Ekonomik refah, işsizlik oranı, eğitimdeki başarı, yatırımların artması, huzur ve adalet duygusu seçim için uygun zemin anlamına gelir. Şu anda maalesef bunların hiçbiri yok” değerlendirmesinde bulundu.
Babacan, yazısında seçim senaryolarını şu şekilde anlattı:
“O yüzden iktidar partisindeki planlar, sürekli yeni alternatiflerle besleniyor. Son senaryo ilginç. AKP’li bazı isimlere göre, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 2027 yılının ekim ayına kadar kendisi için uygun zamanda seçim yapmanın yollarını arayacak. Ne zaman avantajlı çıkacağına inanırsa, seçimin tarihini belirleyecek.
Ancak, yaptırdığı anketler ve kendi analizleri seçimi kaybedeceğini işaret ediyorsa, o zaman 2027 yılının ekim ayında Meclis’in önüne anayasa değişikliği getirecek ve parlamenter sisteme dönmeyi önerecek. İddia sahiplerine göre, Erdoğan, bu sistemde şansının daha fazla olacağı hesabı yapıyor.
AKP’lilere göre, CHP’nin son kurultayında parlamenter sistemi dönme vaadi önemli. Buna göre, CHP, Mansur Yavaş’ı cumhurbaşkanı adayı yapacak. Kazanırlarsa Ekrem İmamoğlu’na başbakanlık önerilecek. Aksi durumda, Erdoğan’ın yetkilerine sahip CHP’li bir cumhurbaşkanı da önlenmiş olacak.
Bütün bunlar anayasa değişikliğinin TBMM’den geçeceği planı üzerine yapılıyor. O zaman kadar köprünün altından çok sular akacak. CHP ve diğer muhalefet partileri de kendi planlarını yapacak.
AKP’liler, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin zaman zaman seçimle ilgili verdiği karışık mesajları da yorumlamaya çalışıyorlar. Bahçeli’nin ‘erken seçim olmayacak’ sözünün Erdoğan’ın yeniden aday olmasına engel oluşturmayacağını iddia ediyorlar.
Onların yorumlarına göre; “Bahçeli’nin kastettiği önümüzdeki iki yıl. Zaten ekonomik göstergeler bunun pek mümkün olmadığını gösteriyor. 2028 yıl içerisinde mart ayı gibi bir seçim, zaten erken değil, erkene alınmış seçim olur. Bu daha büyük olasılık. Bahçeli’nin kastının bu olduğunu düşünüyoruz. Partide 2027’nın Kasım ayını işaret eden arkadaşlar olsa da buna karar verilmesi için önce ekonomiyle ilgili tüm barajların aşılması gerekir…”
Konu seçim ve seçmen psikoloji olunca, kulis sohbetlerinde yapılan ilginç bir değerlendirmeyi de aktarmak gerekir. Bu analiz AKP’li bir siyasetçiden gelince daha da çarpıcı oldu;
“Seçmen kadına benzer, sabreder, bekler ama bir gün gitmeye karar verdiğinde ne yaparsanız yapın kararından geri dönmez. O kadar hızlı yapar ki bunu şaşırırsınız. Siyaset, seçmenle duygusal bağ kurmak demektir. Bu koptuğunda kimseyi bulamazsanız, arkanızda. Bizdeki siyasetçilerin çoğu bunu görmezden geliyor. Normal matematik hesaplarıyla bu ilişkiyi anlamazsınız…”
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
