CHP’li Tanrıkulu: Anadil güvenlik sorunu değildir, hak ve eşitlik meselesidir

21 Şubat Dünya Anadili Günü ile ilgili açıklama yapan CHP’li Tanrıkulu, anadilin bir tehdit ve güvenlik sorunu olmadığına dikkat çekti. Bunun bir hak ve eşitlik meselesi olduğunu söyleyen Tanrıkulu “Bir halkın dili, o halkın hafızasıdır. Dilin zayıflaması toplumsal çoğulculuğun aşınmasıdır. Dillerin kamusal alanda görünür olması, ülkenin bölünmesine değil, demokratik bütünlüğüne katkı sunar" dedi.

  • ü
  • 21 Şubat 2026
  • ü
  • Politika

CHP Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu (Depo Photos)

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 21 Şubat Dünya Anadil Günü’ne dair açıklama yaptı.

Tanrıkulu açıklamasında “Anadil bir tehdit değil, bir haktır. Anadil bir güvenlik sorunu değil, bir eşitlik meselesidir. Anadil, demokratik bir toplumun temel dayanaklarından biridir” dedi.

Açıklamada anadili koruma çağrısı yapan Tanrıkulu, şunları kaydetti:

‘BİR HALKIN DİLİ, O HALKIN HAFIZASIDIR’

“Bireyin dünyayı kurduğu, anlamlandırdığı ve kendisini var ettiği asli zemin olan anadilde düşünmek, konuşmak, öğrenmek ve üretmek; yalnızca kültürel bir tercih değil, devredilemez bir insan hakkıdır. Anadili hakkı; bireysel olduğu kadar kolektif bir haktır. Bir halkın dili, o halkın hafızasıdır. Dilin zayıflaması, yalnızca kelimelerin kaybı değil; tarihsel birikimin, kültürel çeşitliliğin ve toplumsal çoğulculuğun aşınmasıdır.”

DÜNYADA 3 BİN, TÜRKİYE’DE EN AZ 18 DİL VAR

UNESCO verilerine göre dünya genelinde 3 bin, Türkiye’de ise aralarında Süryanice, Lazca, Çerkezce, Boşnakça, Rumca ve diğer bazı yerel dillerin bulunduğunu en az 18 dilin benzer bir riskle karşı karşıya olduğunu belirten Tanrıkulu, şöyle devam etti:

‘DİL KONUSU, HAK VE VAROLUŞ MESELEDİR’

“Bu tablo, anadili meselesinin soyut bir kültürel tartışma değil, somut bir hak ve varoluş sorunu olduğunu gösteriyor. Son dönemde yayımlanan saha araştırmaları da bu gerçeği teyit ediyor.

Türkiye’de Türkçe dışındaki anadillerin kullanım düzeyine ilişkin çalışmalar; özellikle çocuklar ve genç kuşaklar arasında anadilin kullanım oranının ciddi biçimde gerilediğini ortaya koyuyor.

Araştırmalar, çocuklar ve gençler arasında anadilini ‘sıklıkla konuşmayan’ ya da ‘yeterli düzeyde anlayamayan’ların oranının arttığını da gösteriyor.”

‘BÖLÜNMEYE DEĞİL, BÜTÜNLÜĞE KATKI SAĞLAR’

Türkiye’de barışın, yalnızca silahların susmasıyla değil; hakların tanınmasıyla mümkün olacağını dile getiren Tanrıkulu, “Anadilin kamusal alanda tanınması ve korunması, demokratik çözümün temel parametrelerinden biridir. Anadil sorunu yalnızca Kürt yurttaşların meselesi değildir.

Süryani, Laz, Çerkez, Arap, Rum ve diğer tüm halkların dilleri; Türkiye’nin kültürel zenginliğinin parçasıdır. Bu dillerin kamusal alanda görünür olması, ülkenin bölünmesine değil; demokratik bütünlüğüne katkı sunar.

‘ANADİL, DEMOKRATİK TOPLUMUN TEMEL DAYANAKLARIDANDIR’

21 Şubat Dünya Anadil Günü vesilesiyle bir kez daha vurguluyoruz: Anadil bir tehdit değil, bir haktır. Anadil bir güvenlik sorunu değil, bir eşitlik meselesidir.


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

 

Anadil, demokratik bir toplumun temel dayanaklarından biridir. Toplumsal barışın, gerçek anlamda eşit yurttaşlığın ve demokratik bir geleceğin yolu; dillerin inkarından değil, tanınmasından geçmektedir” dedi.

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER