Berlin’de Gazze soykırımını haykıran Emin Alper: Keşke İslamcı aydınlar da ülkelerindeki hak ihlallerine karşı ses çıkarsa

Berlin Film Festivali'nde festival başkanının uyarısına rağmen Gazze'de soykırım yapıldığını anlatan ve bu nedenle büyük alkış toplayan yönetmen Emin Alper, "Keşke aynı dürüstlüğü İslamcı aydınlar, kendine demokrat diyen İslamcı aydınlar da sergilese ve sadece Müslüman dünyadaki hak ihlallerine değil önce kendi ülkelerindeki hem Kürtlerin hem Türklerin yaşadığı hak ihlallerine ses çıkarabilselerdi…" dedi.

  • ü
  • 21 Şubat 2026
  • ü
  • Gündem

Son filmi ‘Kurtuluş’un ilk gösteriminin yapıldığı Berlin Film Festivali’nde yaptığı konuşma büyük ilgi gören yönetmen Emin Alper, Türkiye’de sık sık dile getirilen “Ülkemizi Batı’ya şikayet ediyorsunuz ama Batı’nın iki yüzlüğünü anlatmıyorsunuz” diyen İslamcı aydınlara tepki gösterdi. Alper, “Kendine demokrat diyen İslamcı aydınlar sadece Müslüman dünyadaki hak ihlallerine değil önce ülkedeki, kendi ülkelerindeki hem Kürtlerin hem Türklerin maruz kaldığı hak ihlallerine ses çıkarabilseler…” ifadelerini kullandı.

Emin Alper, festivale giderken film ekibiyle konuştuklarını belirterek, “Berlin’e giderken gerçekten kimden bahsedeceğimizi bilemez hale geldik. Kendi aramızda konuşuyorduk nasıl bir politik duruş sergileyeceğiz diye. Çiğdem’den mi bahsedelim, Tayfun’dan mı bahsedelim, Can’dan mı bahsedelim, Osman Kavala’dan mı bahsedelim, Demirtaş’tan mı bahsedelim, İmamoğlu’ndan ve arkadaşlarından mı bahsedelim? Yani öyle bir hale geldik ki gerçekten bize verilen o kürsüyü kimin için kullanacağımızı bilemez hale geldik” dedi.

‘TÜRKİYE’DEKİLER DE KENDİ İKİYÜZLÜLÜKLERİ İLE YÜZLEŞMEK İSTEMEZLER’

T24’ten Murat Sabuncu’nun sorularını yanıtlayan Emin Alper, Batı’nın insan hakları konusunda “seçici” davrandığını belirterek, “Batı bazı konularda biliyorsunuz çok duyarlı. Bazı insan hakları ihlalleri konusunda son derece seçici davranıyor. Ama aynı şey Batı dışı dünya için de geçerli. Yani Çin, İran, Rusya, Türkiye hem sicilleri kötü hem de onlar da işlerine geldiği zaman hak ihlalinden bahsediyor. Türkiye’deki siyasetçiler her fırsatta Batı’nın ikiyüzlülüğünden bahsederler ama aynaya bakıp kendi ikiyüzlülükleriyle yüzleşmek istemezler. Bir yandan kendi vatandaşlarını baskı altında tutup dünyanın çeşitli yerlerinde ezilen halklar için güya hak savunuculuğuna soyunurlar” değerlendirmesinde bulundu.

‘SOLCULAR BATI’NIN İKİ YÜZLÜLÜĞÜNÜ ELEŞTİRİYOR, İSLAMCI AYDINLAR DA KENDİ İKİYÜZLÜLÜKLERİNİ ANLATSIN’

Gazze’yle ilgili yaptığı konuşmadan sonra nasıl tepkiler aldığı sorusuna Alper, şunu söyledi: “Çok ironik mesela Yeni Şafak’ın hakkımda yaptığı olumsuz onlarca haber var. Gazze’deki konuşmayı alkışlayan bir haber yaptı geçen gün. İlk kez herhalde Yeni Şafak övücü bir haber yapıyor benimle ilgili. Bu ironik. Daha önce muhafazakar birtakım sinemacı arkadaşlar şöyle şeyler söylüyordu. Sürekli ‘bizi Batı’ya şikâyet ediyorsunuz’ diyorlardı. Kafalarındaki imaj öyle yani bizim insan hakları savunuculuğumuz onların gözünde ülkeyi Batı’ya şikâyet etme. ’Ama Batı’nın ikiyüzlülüğünü seslendirmiyorsunuz’ diyorlardı. Biz onlara diyorduk ki, biz Batı’nın ikiyüzlülüğünü çok iyi biliyoruz ve seslendiriyoruz merak etmeyin. Siz kendi ikiyüzlülüğünüzle yüzleşin. Bu ülkede hak ihlallerine karşı çıkın bir şeyler söyleyin diyorduk. Cevap veremiyorlardı. Şimdi bir kez daha bunu kanıtlamış olmak da ayrıca beni rahatlatıyor. Batı’nın ikiyüzlülüğünün ne olduğunu bu ülkenin solcuları yıllardır, solcu oldukları günden beri bilirler. Bizim buradan ders almaya ihtiyacımız yok. Ama keşke aynı dürüstlüğü İslamcı aydınlar, kendine demokrat diyen İslamcı aydınlar da sergilese ve sadece Müslüman dünyadaki hak ihlallerine değil kendi ülkelerindeki hem Kürtlerin hem Türklerin yaşadıkları hak ihlallerine ses çıkarabilselerdi.”

‘CAN’DAN MI, KAVALA’DAN MI, DEMİRTAŞ’TAN MI, İMAMOĞLU’NDAN MI BAHSEDELİM DİYE TARTIŞTIK’

Hapishanelerde bulunan aydınlar, yazarlar, sanatçılar, siyasetçiler için ‘kahrolduğunu’ söyleyen Emin Alper, “Gerçekten hapishanedekileri düşündükçe kahroluyorum. Hatta Berlin’e giderken gerçekten kimden bahsedeceğimizi bilemez hale geldiğimizi konuştuk. Kendi aramızda konuşuyorduk nasıl bir politik duruş sergileyeceğiz diye. Çiğdem’den mi bahsedelim, Tayfun’dan mı bahsedelim, Can’dan mı bahsedelim, Osman Kavala’dan mı bahsedelim, Demirtaş’tan mı bahsedelim, İmamoğlu’ndan ve arkadaşlarından mı bahsedelim? Yani öyle bir hale geldik ki gerçekten bize verilen o kürsüyü kimin için kullanacağımızı bilemez hale geldik. Ve durum giderek de maalesef kötüleşiyor. Biz elimizden geleni yapacağız tabii ki. Buradayız ve burada kaldığımız sürece de elimizden geleni yapıp direnmeye devam edeceğiz. Bu dönemde morale ve dayanışmaya ihtiyacımız var ve ben de çok duygulanıyorum insanların bu şekilde sergilediğimiz dayanışmadan kendilerine moral bulduklarını gördükçe” şeklinde konuştu.

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER