Mansur Yavaş’tan ‘operasyon’ iddialarına rest: Önce Ankara’yı söğüşleyenlerden başlayın

Belediyeye yönelik operasyon iddialarına yanıt veren Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, geçmiş dönem yolsuzlukları hatırlatarak meydan okudu. Yavaş, "Operasyon yapılacaksa önce Ankara halkının malını söğüşleyen, kenti milyarlarca lira zarara uğratanlardan başlansın" dedi.

  • ü
  • 19 Şubat 2026
  • ü
  • Politika

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, 4. Olağan Kurultay’ın ardından İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’na “hayırlı olsun” ziyaretinde bulundu.

İYİ Parti Genel Merkezi’nde gerçekleşen görüşmede Yavaş, hakkındaki soruşturma iznine karşı Danıştay sürecinde Dervişoğlu’nun verdiği desteğe teşekkür ederken, Mart ayının sonunda Ankara’daki 7 yıllık görev süresinin bilançosunu açıklayacağı “Hesap Veriyoruz” toplantısına Dervişoğlu’nu davet etti. Dervişoğlu da Yavaş’ın mazisinin kendisine kefil olduğunu belirterek ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

‘OPERASYON YAPACAKLARSA ANKARA’YI ZARARA UĞRATANLARDAN BAŞLASINLAR’

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım’ın açıklamalarının ardından gündeme gelen Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne (ABB) yönelik operasyon iddiaları, basına kapalı görüşmenin ardından kameralar karşısında Mansur Yavaş’a soruldu. Yavaş, “Ankara’da operasyon yapılacaksa kime yapılacağı bellidir” dedi.

Yavaş şu ifadeleri kullandı:

“Benim hiçbir korumam yoktur. 7 yıla yakındır belediye başkanlığı yapıyorum, önüne gelen herkes yüzlerce defa hakkımızda şikayet dilekçesi vermiştir. Bunların hepsi zaman zaman İçişleri Bakanlığına iletilmiş, oradan müfettişler gelmiş, soruşturulmuş ve büyük bir oranda, tamamında ya takipsizlik kararı verilmiş ya da soruşturmaya gerek olmadığı kararı verilmiştir.”

‘NE BENİM NE AİLEMİN NE DE YAKIN ÇEVREMİN BOĞAZINDAN HARAM PARA GİRMEZ’

Hakkında yürüyen sadece iki soruşturma olduğunu ve bunlara Danıştay’da itiraz ettiğini belirten Yavaş, bunların birinin imar rantını veto etmek, diğerinin ise konser ihalelerinde denetimi tam yapmadığı iddiası olduğunu aktardı. Yavaş, “Bu iş bizim namusumuz. Haram para bizim gırtlağımızdan içeri, ne benim, ne ailemin, ne de yakın çevremde hiç kimsenin gırtlağından giremez. Girenlerin de hesabını bizzat kendim sorarım. Alnımız açık. Buna rağmen operasyon yapacaklarsa, önce Ankara halkının mallarını söğüşleyen, mallarına konan, milyarlarca liralık zarara uğratan insanlardan başlanması gerekir diye düşünüyorum. Yoksa adaletten bahsetmek mümkün değil” dedi.

‘İYİ PARTİ’SİZ SİYASİ DENKLEM KURULAMIYOR’

İYİ Parti’nin olası ittifak senaryolarındaki yerine ilişkin soruları yanıtlayan Müsavat Dervişoğlu, seçimlerden bu yana başka siyasi partilerle yapılmış bir ittifak görüşmeleri olmadığını kaydetti. Dervişoğlu, “İYİ Parti’nin olmadığı bir denklem artık Türk siyasetinde gündeme dahi getirilemiyor. İYİ Parti kurumsal kimliği ve varlığıyla da Türk siyasetinde önemli bir yer işgal etmektedir” dedi. Olası bir ittifak kararının genel başkanın tek başına alacağı bir karar olmadığını hatırlatan Dervişoğlu; Kurultay, Genel İdare Kurulu ve Başkanlık Divanı’nı işaret etti. Dervişoğlu ayrıca, Yavaş hakkında yürütülen tartışmalara atıfta bulunarak, “Mansur Yavaş’ın karakteri başkasının kefaletine mani bir karakterdir. Çünkü mazisi kendisine kefil bir siyasetçi başka bir kefalet yoluna başvurmaz” sözlerini kullandı.

‘CUMHURİYETİ KURAN İRADEDEN BAHSEDİLMİYOR’

Meclis’te kurulan bir komisyonun hazırladığı ve oy çokluğuyla kabul edilen rapora da değinen Dervişoğlu, metne yönelik eleştirilerini sıraladı. Raporda İYİ Parti’nin adının geçmediğini vurgulayan Dervişoğlu, metnin içeriğiyle ilgili şu verileri paylaştı:

“Raporu okudum ben birkaç kez; raporda bir kere bile ‘Türk Milleti’ kavramından bahsedilmiyor. Cumhuriyeti kuran iradeden bahsedilmemesi demektir bu netice itibarıyla. Ayrıca Türk, Kürt, Arap gibi üç ayrı unsura atıfta bulunarak, sanki devleti yeniden, milleti farklı bir biçimde tanımlayacakmış gibi bir hissiyat da oluşuyor. Rapor, İmralı’daki cani başı Öcalan ve PKK’ya meşruiyet kazandırma niteliği de taşıyor. PKK’ya münhasır, özel bir yasanın hazırlanacağına dair birtakım işaretlemeleri içinde barındırıyor.”

Dervişoğlu, parti grubunun komisyon raporu üzerinde çalışmaya devam ettiğini ve konuya ilişkin kapsamlı açıklamayı yarın saat 14.30’da parti genel merkezinde kamuoyuyla paylaşacağını duyurdu.

YAVAŞ VE DERVİŞOĞLU’NDAN ORTAK SES: ERKEN SEÇİME İHTİYAÇ VAR

Erken seçim tartışmaları her iki liderin de gündemindeydi. Mansur Yavaş, “Erken seçime ihtiyaç olduğu belli, anketlerde de yayınlanıyor. Vatandaşın çağrısına cevap vermek lazım” diyerek iktidara sandık mesajı verdi.

Dervişoğlu ise erken seçimin bu kadar sık zikredilmesinin ihtiyacın kanıtı olduğunu vurgulayarak, “Bu seçimin takviminin iktidara bırakılmaması gerekliliği ortaya çıkıyor. İçinde iktidarın olmadığı bir nitelikli çoğunluğun TBMM’den seçim kararını çıkarması pek mümkün değil. Halk seçim isterse iktidar kaçamaz. Halk üzerine düşeni yapacaktır diye umut ediyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Siyasette “sakin güç” olarak anılmasına ilişkin bir soruya Yavaş, “7 yıldır görev yapıyoruz. İlk 5 yıldan sonra vatandaş bize vereceği cevabı gösterdi, büyük bir memnuniyetle seçimi kazandırdı. Mart ayının sonunda toplanacağız. Hayırlı olsuna geldim. Onun haricinde başka bir şey konuşmadık” yanıtını verirken, Dervişoğlu da gülümseyerek “Ama yine de sakin güçtür” eklemesini yaptı.

EMEKLİ 20 BİN LİRAYA MAHKUM EDİLDİ: ‘YÖNETİCİNİN YATAĞINDA UYUMAMASI LAZIM’

Ramazan ayının ilk gününde ABB’nin başlattığı “Bir katkı iyiliği büyütür” isimli dayanışma kampanyası da toplantının başlıkları arasındaydı. Yavaş, emeklilerin içine düşürüldüğü ekonomik kriz tablosunu şu sözlerle özetledi:

“Avrupa’daki bütün gelişmiş ülkelerde sosyal destekler bütçenin yüzde 12’si civarındadır. Yani siz, emekliler 20 bin lira açlık maaşına mahkum edilmişken veya hiç geliri olmayan bir sürü insan varken, bir yönetici olarak 200 bin civarındaki insana destek oluyoruz. Böyle bir mağduriyet varken yöneticinin yatağında uyumaması lazım.”

Dervişoğlu da en düşük emekli aylığının 20 bin lira ile sabitlenmesinin ihtiyacı karşılamadığını belirterek, senede iki defa verilen emekli bayram ikramiyelerine ilişkin sayısal bir hesaplama sundu. İkramiyelerin yöneticilerin keyfine bırakılmaması gerektiğini söyleyen Dervişoğlu, “2018 yılındaki o 1000 liralık ikramiye 250 dolara tekabül ediyordu; bugün bu rakam en az 11 bin küsur lira olarak karşımıza çıkıyor. Emekli bayram ikramiyelerinin asgari ücretin en az yarısı kadarıyla sabitlenmesini önerdik. Yani asgari ücret 28 bin liraysa, bayramda 14 bin lira ikramiye verilsin” dedi.

ANAYASA TARTIŞMALARINDA İKTİDARA RET: ‘TÜRKİYE’NİN TARTIŞILMAZLARINI MASAYA YATIRMAYIZ’

İktidarın yeni anayasa çalışmalarına değinen Dervişoğlu, bu tartışmaların 1.5 yıldır sürdüğünü belirterek anayasa değişikliği için TBMM’de gereken 360 veya 400 milletvekili çoğunluğuna dikkat çekti. Türkiye’nin tartışılamaz değerlerinin masaya getirilmesine karşı olduklarını ifade eden Dervişoğlu, “Milli devlet vasfı, vatandaşlık tanımı, üniter devlet yapısı, teröristlerin sosyal hayata entegrasyonu ve Abdullah Öcalan denen İmralı canisinin özgürlüğüne kavuşturulması. Bütün bu tartışmalardan bu ülkede sorunu çözülmüş bir tane vatandaş olduğunu söyleyebilen varsa gelsin konuşalım” dedi. Dervişoğlu, Ramazan ayı içerisinde Güneydoğu Anadolu’da düzenlenecek iftar programlarına katılarak “Türk vatandaşlığını içine sindirmiş” vatandaşlarla bir araya geleceğini açıkladı.

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER