‘Süreç’ raporu komisyonda 47 oyla kabul edildi: Kritik eşik aşıldı

Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun son toplantısı bugün düzenlendi. Ortak rapor 47 kabul, 2 ret, 1 çekimser oyla kabul edildi.

  • ü
  • 18 Şubat 2026
  • ü
  • Politika

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, 21. toplantısını, Meclis Tören Salonu’nda TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında gerçekleştirdi. Aylardır beklenen Süreç komisyonu raporu komisyonda 42 kabul 2 ret 1 çekimser oyla kabul edildi.

Kurtulmuş, 7 bölümden oluşan ortak raporun başlıklarını açıkladı:

• Komisyon çalışmaları
• Komisyonun temel hedefleri
• Türk-Kürt kardeşliği tarihi
• Komisyonda dinlenen kişilerin analizleri
• Terör örgütü PKK’nin kendini feshetmesi
• Sürece ilişkin yasal düzenleme önerileri
• Demokratikleşmeye yönelik öneriler

Yaklaşık 60 sayfadan oluşan rapor, İmralı Süreci’nin yol haritasını ve süreçte hayata geçirilmesi öngörülen idari ve hukuki düzenlemeleri kapsıyor.

‘NİHAİ RAPOR’DA NELER VAR?

“Nihai rapor”un bazı bölümleri de kamuoyuna yansıdı. Raporda, sürecin ilerleyişi için silah bırakmanın tespit ve teyidine dayalı bir yol haritası çizilirken, buna eşlik edecek kapsamlı yasal düzenlemeler önerildi.

DEM Parti, İmralı Süreci kapsamında hazırlanan komisyonun Ortak Rapor Taslağı’na şerh düştüğünü açıkladı.

DEM Parti açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Ortak Rapor Taslağının hazırlık sürecinde DEM Parti olarak ısrarla uzlaşma zeminini zorladığımızın, bunun için yapıcı bir rol üstlenmek konusunda özenli hareket ettiğimizin bilinmesini isteriz.”

DEM PARTİ’DEN ‘TERÖR’ ŞERHİ

DEM Parti’nin rapora ‘şerh’ koyarak ‘evet’ diyeceğini öğrenildi. Ancak açıklamada, raporda kullanılan bazı kavramlara itiraz edildi.

DEM Parti, “Terörsüz Türkiye süreci”, “terör örgütü” ve “terör belası” gibi ifadelerin uygun olmadığını savundu.

Sürecin adının “Terörsüz Türkiye” olarak tanımlanmasına karşı çıkan parti, mevcut süreci “Sayın Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı çağrıya ismini veren Barış ve Demokratik Toplum Süreci” olarak tanımladığını ifade etti.

PKK’NIN TÜM UNSURLARIYLA SİLAH BIRAKMASI…

Raporda, sürecin en belirleyici aşamasının PKK’nın tüm unsurlarıyla silah bırakması olduğu vurgulandı. Silah bırakmanın devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesi gerektiği belirtildi. Bu aşamanın yalnızca silahlı tehdidin sona erdiğinin ilanı değil, yeni bir hukukî ve siyasî çerçevenin başlangıcı olacağı ifade edildi:

“Süreçte en kritik eşik, PKK terör örgütünün tüm unsurlarıyla silah bıraktığının ve kendisini tasfiye ettiğinin devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesidir.

Tespit ve teyit sürecinin sağlıklı bir şekilde tamamlanması yalnızca silahlı örgüt tehdidinin sona erdiğinin ilanı ile sınırlı kalmayacak, aynı zamanda oluşan yeni durumun gerektirdiği hukuk ve politika çerçevesinin hayata geçirilmesi için bir başlangıç noktasını teşkil edecektir.”

Raporda, örgütün tasfiyesi ve silahların teslimi sürecinde yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğu, bu konuda genel bir anlayış birliği bulunduğu kaydedildi:

“Örgütün tüm unsurlarıyla tasfiyesi ve silahların teslimi sürecinde ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemelerin yapılması konusunda genel anlayış birliği vardır.”

MÜSTAKİL VE GEÇİCİ YASA ÖNERİSİ

Silah bırakma süreciyle birlikte toplumsal bütünleşmenin sağlanması amacıyla özel bir yasal çerçeve önerildi. Raporda, bu düzenlemenin süreci ve sonrasını yönetecek nitelikte olması gerektiği belirtildi:

“Toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesini temin etmek üzere, silah bırakmayla birlikte süreci ve sonrasını yönetecek, amaca özgülenmiş, müstakil ve geçici mahiyette bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır.

Silahların bırakılması süreciyle birlikte ele alınacak müstakil yasanın, sürecin sonuçlarını tümüyle ortadan kaldıracak ve demokratik siyaset zeminini güçlendirecek ölçüde kapsayıcı olması tavsiye edilmektedir.

Kanun, silahı ve şiddeti reddeden bireylerin topluma yeniden kazandırılmasını, silah ve şiddete kalıcı olarak son verilmesini ve meselenin bütünüyle hukuki ve siyasi zemine çekilmesini amaçlamalıdır.

Bu doğrultuda kanun, örgüt mensuplarının yalnızca silah bırakma sonrasında hukuki durumlarını tespit ve tayine yönelik olmamalıdır. Kanun aynı zamanda ilgili kişilerin adil, güvenli ve sağlıklı, şekilde toplumla bütünleşmesini hedeflemelidir.”

Söz konusu yasanın demokratik siyaset zeminini güçlendirmesi gerektiği de ifade edildi:

“Silahların bırakılması süreciyle birlikte ele alınacak müstakil yasanın, sürecin sonuçlarını tümüyle ortadan kaldıracak ve demokratik siyaset zeminini güçlendirecek ölçüde kapsayıcı olması tavsiye edilmektedir.”

YASAL GÜVENCE VURGUSU

Raporda, sürecin yürütülmesinde görev alan kişilerin hukuki güvence altına alınması gerektiği ifade edildi:

“Yürütülen süreçte görev alanlar, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun toplantılarına iştirak edip görüş, öneri ve değerlendirmelerde bulunanlar ile Komisyon çalışmalarında yer alanlar görevlilerin faaliyetlerinin yasal güvenceye kavuşturulması önerilmektedir.”

UMUT HAKKI VE İNFAZ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK

Raporda, Umut Hakkı tartışması da insan hakları temelinde yeniden ele alındığı görüldü:

“İnfaz mevzuatının AİHM ve AYM içtihatları ile tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmeler bağlamında gözden geçirilerek infaz adaletini esas alan bir temelde yeniden ele alınması önerilmektedir.”

Raporda, hasta ve yaşlı tutuklular için infaz ertelemesi önerisi de yer aldı:

“Hasta ve yaşlı tutuklu ve hükümlüler için, yaşam hakkının her hakkın önünde olduğu gerçeği göz önüne alınarak, infaz ertelemesi müessesesi değerlendirilmelidir.

Hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde ve AİHM ile AYM’nin yerleşik içtihatları doğrultusunda, tutuksuz yargılamanın tüm yargısal süreçlerde esas alınmasına özen gösterilmelidir.”

ÖRGÜTÜ İZLEYECEK MEKANİZMA ÖNERİSİ

Raporda, sürecin sağlıklı yürütülmesi için yürütme içinde bir izleme ve raporlama mekanizması kurulması gerektiği belirtildi:

Kanunla, örgüt mensuplarının tabi olduğu sürecin izlenmesini ve raporlanmasını temin edecek, Yürütme içerisinde bir mekanizmanın oluşturulması gerekmektedir. Bu mekanizmanın tespit ve teyidi çerçevesinde, uygulamaların etkinliği ve hedefe ulaşma düzeyi denetlenmiş olacaktır. Böylece sürecin sağlıklı bir şekilde yürüyüp ürümediği gözlemlenecek ve gerekli tedbirler zaman kaybetmeksizin….

Bu çerçevede, kamuoyunun her aşamada bilgilendirilmesi sağlanmış olacaktır. Kanunla Yürütmeye verilecek çerçevesi belirlenmiş yetki kapsamında, kamu kurum ve kuruluşları arasında eşgüdüm sağlanması bu suretle sürecin etkin bir şekilde

KAYYIMLIK İÇİN DÜZENLEME

Raporda, belediyelere atanan kayyumlar için şu düzenleme önerildi:

“Belediye Başkanı’nın görevden el çektirilmesi durumunda yalnızca Belediye Meclisi’nde seçim yapılması sağlanmalıdır.”

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER