Orhan Pamuk’un T24’ten Murat Sabuncu’ya verdiği röportajın ikinci bölümünde çok tartışılacak başlıklar öne çıktı.
Romanın geçtiği dönem ile yayınlandığı ve dizi olduğu dönemdeki düşünce özgürlüğü konusuna değinen Pamuk, “Siyasi olarak, özellikle düşünce özgürlüğü olarak daha iyiye gitmedik ne yazık ki. Düşünce özgürlüğü, düşündüğünü korkuya kapılmadan bir yerde yayınla, seni yayınlayacak insanlar da gönül rahatlığıyla yayınlasınlar. Son 50 yılın en kötü durumundayız” ifadelerini kullandı.
Pamuk, dünyada Türkiye’de düşünce özgürlüğünün geldiği yer konusunda kendisine sorulan sorulara verdiği yanıtı da paylaştı: “Ben bu ülkede yıllarca korumalarla yaşadım. Eskiden üç korumam vardı. Çok siyasi soru soranlara dediğim gibi, size de söyleyeyim, ‘Eskiden üç korumam vardı, şimdi bir korumam var. Türkiye ilerliyor abartmayalım’ diyerek müdafaaya geçiyorum.”
Pamuk, ‘Batılı erkeklik’ ile ‘Ortadoğulu erkeklik’ arasında fark olup olmadığı sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Çok bir fark yok. Ama her herkesin vazifesi, benim bugün gidip Amerika’daki rezaletleri eleştirmem üzerime düşen vazife değil. Amerika’da yaşadığım kadar üzerime düşer. Ama herkes kendi ülkesini eleştirmekle yükümlüdür. Ben Trump’ı saatlerce eleştiririm ama mesele Trump’ı eleştirmek değil, mesele Sayın Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’ı sıkıysa eleştirmek. Bilmem anlatabiliyor muyum? Burada Trump’ı eleştiriyorlar, ya da Batı’da olmuş skandalları anlatıyorlar. Ama Batı’da olan skandallar, Türkiye’de olan skandallardan rezaletler, kadınlara yapılan rezaletleri anlatalım. Türkiye’de erkeklerin kafalarında çok çirkin şeyler var, kadınlar bunun için acı çekiyorlar. Ben bunları eleştirim, benim tutumum budur. Trump’ı eleştirmek marifet değil, kadınlara neler yapılıyor, bunları görmek marifet. Yoksa Türkiye’de her şey iyi, Batı’da kötü sağcı faşizan söyleme çok kısa sürede bu tür eleştiriler varır.”
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
