Sabah yazarı Hilal Kaplan, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’na yapılan atamaları değerlendirdiği bugünkü yazısında, “Bu atamalar, ‘idare edelim’ döneminin değil, ‘müdahale edelim’ döneminin işaret fişekleri” yorumunu yaptı.
Sabah yazarı Kaplan, “Türkiye’nin bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey parlak sloganlar değil, devletin doğru işlediğini hissettiren kadrolardır. Sahada sorun çözmüş, karar alıp risk üstlenmiş ve icraatının arkasında imzasıyla durmuş insanlardır. Kabineye giren Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi bu açıdan sembolik iki isim” ifadelerini kullandı.
Gürlek’in atamasıyla ilgili, “Akın Gürlek’in kariyer çizgisi, Türkiye’nin son on yılda en çok zorlandığı alanların tam merkezinden geçiyor. Sadece siyasi dosyalar değil; kara para, yasadışı bahis, uyuşturucu ve örgütlü suç dosyaları. Yani görünmeyen, ama devleti içten içe çürüten alanlar. Gürlek’in adı bu dosyalarla birlikte anılırken, aslında verilen mesaj net: Devlet, ‘arka kapıyı da kilitleyen’ refleksi sağlamlaştırmak istiyor” yorumunu yapan Kaplan, “Bu tarz dosyalar kamuoyunda pek alkış toplamaz. Çünkü sonuçları manşet değil, istikrar üretir. Para akışının kesilmesi, suç ağlarının dağıtılması, gri alanların daraltılması… Bunlar siyaset üstü işlerdir ama güçlü siyasal irade olmadan da yapılamaz. Gürlek’in kabinede yer alması, tam olarak bu iradenin teknik ve hukuki ayağının güçlendirildiği anlamına geliyor” diye yazdı.
Çiftçi’in atamasıyla ilgili ise “Mustafa Çiftçi ise sahadan gelen bir başka örnek. Valilik pratiği boyunca yaptığı şey, tartışmadan kaçmak değil; sorunlu alanlara doğrudan müdahale etmek oldu.” değerlendirmesini yapan Kaplan, “Elbette bu tercihlerin sahadaki karşılığı zamanla görülecek. Ama şu açık: Bu atamalar, ‘idare edelim’ döneminin değil, ‘müdahale edelim’ döneminin işaret fişekleri.” ifadelerini kullandı.
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
