İbrahim Kahveci
Halk TV’de CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’a gönderdiği mesajlar İbrahim Kahveci ile İsmail Saymaz’ı karşı karşıya geldi. Kahveci, Özel’in mesajlarının “etik konusunu tartışma zamanı olmadığını” savundu, Saymaz ise buna karşı çıktı.
Tartışma üzerine haklarında çıkan haberlere X hesabından yanıt veren Kahveci, 17-25 2013’teki büyük yolsuzluk ve rüşvet soruşturmaları döneminde de benzer bir “etik pozisyon” aldığını itiraf etti, yolsuzluk dememek için özel çaba sarf ettiklerimi açıkladı.
Özgür Özel’in tavrına ilişkin “etik tartışma zamanı” olmadığına dair düşüncelerinin 17-25 Aralık’ta da olduğunu kaydeden Kahveci, “17-25 Aralık 2013 sürecinde Fethullahcıların yolsuzluk adı altında iktidara operasyon çektiğini; oysa asıl amacın yolsuzluk olmadığını, bunun bahane edildiğini asıl amacın iktidarı yıkmak veya paylaşmak olduğunu görüyordum. Ve o günlerde her gün 4-5 TV kanalına çıkarak şunları söylüyordum: “Önce şu Fethullahcılar bi gitsin; sonra yolsuzluk işini sizden oy istediklerinde sorarsınız” İşte 17-25 Aralık sürecinde “yolsuzluğu tartışsaydık tam da Fethullahcıların amacına hizmet etmiş olurduk” ifadelerini kullandı.
15-25 Aralık sürecinde yaşadığı anılarını anlatan Kahveci, şöyle devam etti:
“Bugün iktidar adına konuşanlardan o günlerde kimse ortalıkta yoktu.
Ya korkanlar ya da kim kazanacak belli değil deyip pozisyon alanlar vardı. Nitekim o günlerde böyle pozisyon alanlardan biri şu anda CUMHURBAŞKANI BAŞDANIŞMANI… Ve Cumhurbaşkanı Erdoğan bunu biliyor.
İktidarcılara soruyorum ben hain o danışman Reisci he mi?
Bu kadar basit mi?
17-25 Aralık sürecinde Mehmet Baransu ile pozları ve muhabbetleri duran Hadi Özışık denilen kişi bile bugün ötebiliyorsa siz düşünün…
Rahmetli Süleyman Özışık ile çok programda beraberdik. Ama abisi diğer yanda pozisyon almıştı… Hayat işte. (Gerçi umurumda değil; kime yandaşlık yapıyorsa o veya onlar düşünsün.)
17-25 Aralık sürecinde iktidar kanallarında nerede ise kimse konuşmuyordu. Nevzat Çiçek ile beraber çıkıyorduk. sVe yayınlarımızın nerede ise tamamı ücretsizdi. Çok sonrada Ülke TV yol parası ödemeye başlamıştı.. O kadar.
Ve şimdi: Utanmadan yazıyorlar ama ben yine de söyleyeyim: Bugün kazandığım ve ancak evimi geçindirebildiğim ücretin 3 katından fazla kazancım vardı. Tek şart “iktidarı eleştirmememdi.”
“Ülkem bu durumdayken ben cebime bakamam” dedim ve medyada işime devam ettim. Belki de en çok zoruma giden bu… Halktv’ye çıkmanın para karşılığı olduğunu sanan aşağılık bir kesim var. Vatanımı savunmak ve ülkemin sorunlarını dile getirerek elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Cebime baksaydım çok daha yüksek kazançla hayatımı sürdürüyor olurdum. (Bunu yazma gereği duymam bile çok acı)”
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
