İnsan hakları için anlamlı bir buluşma: Sinema, hafıza ve dayanışma

Almanya'nın Leverkusen kentinde İnsan Hakları Film Günleri (Human Rights Filmtage) düzenliyor. Dört gün sürecek festival; Türkiye, İran, Irak, Suriye/Rojava ve Afganistan’a odaklanıyor.

  • ü
  • 12 Şubat 2026
  • ü
  • Kültür

Basit Bir Kaza

Almanya’nın Leverkusen kentinde önemli bir kültürel buluşma gerçekleşecek. Köln’de insan hakları mücadelesi yürüten Dayanışma’nın Sesi Derneği (Stimmen der Solidarität) ile Leverkusen Belediyesi’ne bağlı VHS Kommunales Kino, 11–14 Mart 2026 tarihleri arasında İnsan Hakları Film Günleri (Human Rights Filmtage) düzenliyor. Dört gün sürecek festival; Türkiye, İran, Irak, Suriye/Rojava ve Afganistan’a odaklanıyor.

Festival hazırlıklarını duyuran Dayanışma’nın Sesi Derneği Başkanı Adil Demirci ile VHS Sinema Küratörü Ute Mader, “11–14 Mart 2026 tarihleri arasında düzenlenecek İnsan Hakları Film Günleri yalnızca bir film festivali değil; aynı zamanda hafızayı diri tutma, tanıklıkları görünür kılma ve insan hakları mücadelesini birlikte düşünme çağrısıdır” dedi. “Bu coğrafyalar uzun süredir savaşların, baskıların, otoriter rejimlerin ve ağır insan hakları ihlallerinin gölgesinde” diyen Demirci ve Mader, festivalin yaklaşımının yalnızca acıyı göstermek olmadığını vurguladı: “Amacımız direnişi, umudu ve toplumsal hafızayı da görünür kılmak.”

‘BİR YÜZ, BİR SES…’

Açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi: “Bugün Avrupa’da yaşarken uzaktaki krizleri yalnızca haber başlıklarından takip etmek kolay. Oysa sinema mesafeyi kısaltma gücüne sahip. Bir yüzü, bir sesi, bir hikâyeyi görünür kıldığında artık ‘uzak’ olan gerçekten uzak kalmıyor. Leverkusen’de düzenlenen bu festival tam da bunu amaçlıyor: İnsan haklarını soyut bir kavram olmaktan çıkarıp somut hayatlara, tanıklıklara ve yüzlere dönüştürmek; film gösterimleri ve söyleşiler aracılığıyla yalnızca bilgi değil, empati ve dayanışma da üretmek. Belki de en önemlisi, bu festival sessiz kalmamanın bir yolu.”

İRAN’DAN BİR AÇILIŞ: KADINLAR, DİRENİŞ VE SİNEMA

Festival İran filmleriyle açılıyor. Frahnaz Sharifi’nin “My Stolen Planet” adlı belgeseli, kişisel arşivler üzerinden bir ülkenin dönüşümünü ve kaybolan özgürlükleri anlatıyor. Ardından insan hakları savunucusu Mariam Claren ve yazar Said Boluri ile İran’daki güncel gelişmeler ele alınacak.

Günün sonunda ise Cafer Panahi’nin Cannes’da Altın Palmiye kazanan filmi “Basit Bir Kaza” izleyiciyle buluşacak. Panahi’nin yıllardır süren baskılara rağmen üretmeye devam etmesi başlı başına politik bir duruş değil mi?

AFGANİSTAN: SESSİZLİĞE KARŞI TANIKLIK

İkinci gün Afganistan’a ayrıldı. Aboozar Amini’nin “Kabul City in the Wind” filmi, sıradan insanların yaşamı üzerinden ülkenin kırılgan gerçekliğini aktarıyor. Aktivist ve yazarlar Sadaf Zahedi ile Trina Mansoor’un katılımıyla yapılacak söyleşi, özellikle diasporadaki Afgan kadınların sesini görünür kılacak.

Akşam ise Bill Guttentag ve Nikohl Boosheri’nin yönetmenliğini üstlendiği “Umudun Okulu” (Rule Breakers – Die Schule des Mutes) filmi gösterilecek.

ROJAVA ÖZEL GÜNDEM

Üçüncü gün Robert Krieg’in “Trotz Alledem – Tevî her tiştî” belgeseliyle Rojava’ya uzanıyoruz. Krieg’in katılımıyla gerçekleşecek söyleşide bölgede süregelen siyasi gerilimler ve güncel gelişmeler değerlendirilecek.

Program, 2025 Cannes Film Festivali’nde yer alan Hasan Hadi ve Rahim el-Hac’ın “Başkan’ın Pastası” filmiyle devam edecek.

TÜRKİYE: HAFIZA, CEZAEVİ VE YÜZLEŞME

Festivalin son günü Türkiye’ye ayrıldı. Tommy Chavannes ve Morgan Tipping’in “A Hopeful Sun” adlı kısa filmi, 30 yılı aşkın süre cezaevinde kalan şair ve yazar İlhan Sami Çomak’ın hikâyesine odaklanıyor. Bu film yalnızca bir bireyin değil, bir dönemin hafızasına ışık tutuyor.

Ardından “YIBO” gösterilecek. Yönetmenler Şükran Demir ve Özgür Ünal ile yapımcı Derya Bozarslan’ın (Hafıza Merkezi İstanbul) katılımıyla gerçekleşecek söyleşi, Türkiye’de hakikat ve hafıza çalışmalarının önemini bir kez daha hatırlatacak. Festival, bu yıl Berlinale’de gösterilen İlker Çatak imzalı “Sarı Mektuplar” (Gelbe Briefe) filmiyle sona erecek.

GENİŞ DESTEK

Dayanışma’nın Sesi Derneği ve Leverkusen VHS Sineması’nın ortaklaşa düzenlediği İnsan Hakları Film Günleri’ne birçok kurum da destek veriyor. Heinrich Böll Vakfı, Rosa Luxemburg Vakfı, Sparkasse Leverkusen, interkultur e.V., Multikulturelles Forum e.V., Si Filmkollektifi., Leverkusen İranlılar Derneği, Köln Üniversite Öğrenciler Temsilciliği (AStA Universität zu Köln), Kızıl Yardım, Barış Eğitim Vakfı (Friedensbildungswerk) ve Kulturforum TürkeiEuropa festivale katkı sunan kurumlar arasında yer alıyor.

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER