Sosyal güvenlik sisteminde uzun süredir tartışılan “prim-maaş dengesizliği”, hükümetin öncelikli gündem maddesi haline geldi. En düşük emekli aylığının 20 bin liraya yükseltilmesiyle birlikte, ödediği yüksek primlere rağmen taban aylığa takılan emekli sayısının hızla artması, sistemin adalet zeminini sarstı.
Son veriler, yapılan iyileştirmelerin emeklileri belirli bir alt sınırda “eşitlediğini” ortaya koyuyor. Türkiye gazetesinin aktardığı verilere göre:
En düşük emekli aylığı alanların sayısı, son zamların ardından 5 milyon kişiye ulaştı.
Temmuz 2025 döneminde 3,7 milyon olarak açıklanan bu rakamın, sistemdeki dengesizlik nedeniyle hızla tırmandığı gözleniyor.
Bu tablo, yıllarca yüksek kazanç üzerinden yüksek prim ödeyen sigortalıların, asgari düzeyde prim ödeyenlerle aynı veya çok yakın maaş almasına neden olarak “sosyal güvenlikte adalet” tartışmalarını körüklüyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, sistemdeki tıkanıklığı aşmak amacıyla özel bir komisyon kurdu. Komisyonun ajandasında iki temel başlık yer alıyor:
Emeklilik sisteminin bütüncül olarak yeniden ele alınması ve aktüeryal dengenin korunması.
Yüksek prim ödeyenlerin hak kaybını önleyecek ve maaşlar arasındaki makası yeniden rasyonel bir seviyeye çekecek düzenlemeler.
Hükümet kanadından gelen değerlendirmelerde, “Yüksek prim ödeyenlerin motivasyonunu kıran bu durum daha fazla sürdürülemez” görüşü hakim.
AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, konuya ilişkin yaptığı açıklamada hem bir özeleştiri yaptı hem de takvim verdi. Mevcut hayat pahalılığı karşısında 20 bin liralık alt sınırın yetersizliğini kabul eden Elitaş, şu ifadeleri kullandı:
“En düşük emekli maaşının yeterli olduğunu söylemek mümkün değil; 20 bin liralık bir maaşla geçinmek gerçekten zor. Şu anda hem partimizin hem de hükümetimizin birinci önceliği bu konu. Temmuz ayında yeni bir düzenleme gündeme gelebilir.”
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
