LFCC ödüllerinde Paul Thomas Anderson rüzgârı

Londra Sinema Eleştirmenleri Birliği’nin bu yılki ödüllerinde, Paul Thomas Anderson’ın son filmi 'One Battle After Another' gecenin en çok konuşulan yapımı oldu. Film, birden fazla ana dalda ödüle değer görüldü.

  • ü
  • 05 Şubat 2026
  • ü
  • Kültür

Amerikalı yönetmen Paul Thomas Anderson (Credit Image: © Armando Gallo via ZUMA Studio)

Birleşik Krallık’ta eleştirmenlerin nabzını tutan Londra Sinema Eleştirmenleri Birliği (London Critics’ Circle, LFCC) ödülleri, 2026 sinema sezonunun ilk güçlü işaretlerini verdi. One Battle After Another, En İyi Film başta olmak üzere En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo dâhil olmak üzere geceden birden fazla ödülle ayrıldı. Filmin bu başarısı, eleştirmen çevrelerinde yılın ödül yarışında kalıcı bir yer edinebileceği yönünde yorumlandı.

The Guardian’ın aktardığına göre, Anderson’ın filmi, politik gerilim ile kişisel anlatıyı bir araya getiren yapısıyla özellikle senaryo ve yönetmenlik alanlarında övgü topladı. Eleştirmenler, filmin güncel meseleleri doğrudan sloganlara başvurmadan ele alışını ve karakter odaklı anlatımını öne çıkardı. Törende ayrıca Timothée Chalamet ve Jessie Buckley performans ödülleriyle dikkat çeken isimler arasında yer aldı.

Londra Sinema Eleştirmenleri Birliği ödülleri, ana akım gişe başarılarından ziyade eleştirel değerlendirmeleri yansıtmasıyla biliniyor. Bu nedenle burada alınan ödüller, filmlerin uzun vadeli festival ve ödül yolculuğu açısından önemli bir referans kabul ediliyor. One Battle After Another’ın Londra’daki bu güçlü karşılığı, filmin yalnızca geniş izleyiciye değil, eleştirmenlere de hitap eden bir denge kurduğunu gösteriyor.


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

 

Önümüzdeki haftalarda açıklanacak diğer Avrupa ve Amerika merkezli ödüllerle birlikte, filmin sezon içindeki konumunun daha da netleşmesi bekleniyor. Şimdilik görünen o ki, One Battle After Another, 2026’nın en çok konuşulan yapımları arasında yerini sağlamlaştırmış durumda.

Paul Thomas Anderson Kimdir?

26 Haziran 1970’te Studio City, Los Angeles (Kaliforniya)’da doğan Paul Thomas Anderson, çağdaş Amerikan sinemasının en özgün ve etkili yönetmenlerinden biri olarak kabul edilir. Yönetmen, senarist ve yapımcı kimliklerini bir arada yürüten Anderson, özellikle karakter derinliği, ahlaki çatışmalar, erkeklik krizleri, iktidar–bağımlılık ilişkileri ve Amerikan rüyasının karanlık yüzü üzerine kurduğu anlatılarıyla tanınır.

Kariyerine 1990’ların ortasında kısa filmlerle başlayan Anderson, ilk uzun metrajı Hard Eight (1996) ile dikkat çekti. Asıl çıkışını ise Boogie Nights (1997) ile yaptı; 1970’lerin porno endüstrisini fon alan film, çok katmanlı anlatımı ve uzun plan sekanslarıyla modern Amerikan sinemasında önemli bir kırılma olarak değerlendirildi. Ardından gelen Magnolia (1999), tesadüf, suçluluk ve bağışlanma temalarını iç içe geçirerek Anderson’ı auteur yönetmenler ligine taşıdı.

2000’li yıllarda Anderson’ın sineması daha sert ve yoğun bir tona evrildi. There Will Be Blood (Kan Dökülecek, 2007), petrol, kapitalizm ve iktidar hırsı üzerinden kurduğu anlatıyla hem eleştirmenlerden tam not aldı hem de Daniel Day-Lewis’e En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ını kazandırdı. The Master (Usta, 2012), karizma, inanç ve bağımlılık ilişkilerini işlerken; Inherent Vice (Gizli Kusur, 2014) Amerikan karşı kültürünün çözülüşüne odaklandı.

Sonraki filmleri arasında moda dünyasını merkezine alan Phantom Thread (Hayalet İplik, 2017) ve ergenlik ile nostalji temasını hafif bir tonla ele alan Licorice Pizza (2021) yer alır. Anderson’ın filmleri, biçimsel titizlikle duygusal yoğunluğu bir araya getirmesiyle öne çıkar; kamera hareketleri, müzik kullanımı ve diyalog ritmi, onun sinemasını ayırt edici kılar.

One Battle After Another ile Anderson, politik arka planı güçlü, güncel meselelerle temas eden yeni bir anlatı evresine yönelirken; kariyerinde hem eleştirmenler hem de geniş izleyici nezdinde hâlâ belirleyici bir figür olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER