Kamuoyunda “Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası” olarak bilinen ve aralarında 5’i tutuklu 7 Cumhuriyet Halk Partili (CHP) belediye başkanının da bulunduğu 200 sanıklı davanın ilk duruşması ikinci haftasında devam etti.
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Cezaevi yerleşkesinde görülen yargılamada önceki, beşinci duruşma günü gerçekleştirildi. Dünkü duruşmada ise Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat savunmasını sundu.
Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat savunmasında “Cevabını veremeyeceğim hiçbir iddia, çürütemeyeceğim hiçbir iftira yoktur” diyerek itirafçıların nasıl itirafçı yapıldıklarını anlattı. Gazete Pencere’nin aktardığına göre Akpolat’ın ifadesi şöyle:
“Aziz İhsan Aktaş itirafçı olmuştur. 13 Ocak’tan Mayıs başına kadar hiçbir beyanda bulunmazken bir anda konkordato uzatma talebi karşılanmayacağı ve temiz eller operasyonu haberleriyle tavır değiştirmiştir. Hatta Elazığ Belediyesi’nden de göstermelik dosyalar istenmiş, bu konudaki tehdit görünür hale gelmiştir. 12 Ocak gecesine kadar kimsenin tanımadığı, kamudan yüzlerce ihale alan bir iş insanı bir anda suç örgütü liderine dönüşmüştür.
O güne kadar iş yaptığı kurumlarda yaptığı bir aksaklık gündeme gelmemiş, yapılan tüm denetimlerde herhangi bir bulguya rastlanmamışken bir anda her şey tersine dönmüştür. Bununla birlikte itirafçı olmuş 9 nolu koğuştan kardeşlerinin olduğu yere götürülmüştür.
Daha sonra Mustafa Mutlu itirafçı olmuştur. Gözaltına alındığında eşi 8 aylık hamileydi. Eşinin deport edilme kaygısıyla Aziz İhsan Aktaş’la beraber beyanlarda bulunmuşlardır.
Mal varlığı ile tehdit edilmiş. En son annesi ile tehdit edilip çocuklarının Çocuk Esirgeme Kurumu’na bırakılabileceği ihtimalini “koğuşundaki” arkadaşlarına anlatmıştır. Bunların sonucunda kendi hazırladığı birçok dosyayı Emirhan Akçadağ ve Ozan İş’e vermiş, kendisi arka planda durup ifadelerin büyük bölümünü bunlara verdirmiştir.
Taner Çukadar da yine benzer nedenlerle itirafçı olmuştur. Ergenlik çağındaki oğlunun adı geçen çetelerle iletişimde olması, Iğdır Cezaevi’ne nakledilmek gibi tehditler sonucunda itirafçı olmuştur. Ayrıca Taner Çukadar’ın koğuşunda yakalattığı … adet mektuplar incelendiğinde Emirhan Akçadağ’ın, Emel Öz Hekimin ve bazı şoförlerin şahsıma ve eşime olan husumetinin Şubat ayında başladığı çok net görülecektir. Taner Çukadar bu arkadaşlar tarafından manipüle edilmiş, itirafçı olmaya zorlanmıştır.
Yine şoför Mert Çolak’ın karısının 1 hafta sonra sorunku bir doğum yapacak olması ki bunu ilk sorgusunda da söylemiş kayda geçmiştir. O da eşini bir daha görememek duygusuyla itirafçı olmuştur.
Mehmet Ataş’in eşi belediye memurudur. Emirhan Akçadağ tarafından iftiraya zorlanmış, bunu da avukatları ve ailesi aracılığıyla bana iletmiştir. Eşi müdürdür. Şu anda tutuksuz sanıklardan biridir. Eşinin tutuklanmaması duygusuyla iftiracı olmuştur. Kardeşlerine bilet kesilmiş,
Mutlu’nun verdiği ifadeler sonucu Ozan İş gözaltına alınmıştır. Emniyetteki ifadesinde kimsenin aleyhinde beyanda bulunmazken savcılık ifadesinde Alican Abacı, A. Rıza Yılmaz ve Mustafa Mutlu ile ilgili beyanlarda bulunmuştur. Ozan İş’in iki kardeşi de savcıdır. Kardeşlerinin meslekleriyle tehdit edildiği için Ozan bu beyanları vermiş, kardeşlerini korumuştur.
Ozan İş’in beyanları üzerine önce Emirhan Akçadağ sonra Alican Abacı iftiracı olmuştur. Emirhan Akçadağ tek gözü %5 gören, kalp damarlarında yüksek risk bulunan, çocuğu özel bir çocuktur. Aynı zamandaAkçadağ’ın kendisi yakın zamanda alkol ve psikolojik tedavi görmüş birisidir. Kendisinin tüm bu süreçlerini iyi bilmekle beraber hep sahip çıkmışımdır. Kendi rahatsızlığını ve kızının otizm tanılı raporunu tahliye olabilmek için sunduğunu biliyorum. Bu duyguyla itirafçı olmuştur. Özel kalem müdürüm olması sebebiyle merkez tanık konumuna gelmiştir. Adı iddianamede tam 113 kez geçmektedir. Tahliye olduktan sonra birçok kişiyi itirafçı olmaya zorlayıp tehdit etmiştir.
Alican Abacı’nın babası, teyzesi ve eniştesi bir başka dosyadan tutuklanıp, en son eşi gözaltına alınmıştır. 2 küçük kızı bulunmaktadır. Eşi ifadeye çağrıldığı anda Alican da adliyeye getirilmiş, aynı anda farklı yerlerde ifadeleri alınarak psikolojik baskı kurulup iradesi sakatlanmıştır.
Harun Tuzcu yaşlı annesine tek başına bakıyor. Tutuklanınca annesinin mağdur olmaması için iftiracı olmuştur.
Uğur Uçak’ın ciddi sağlık sorunları bulunmaktadır. Çeşitli zamanlarda korona geçirmiştir.
Bana da ‘CHP Kurultayı hakkında konuş, itirafçı ol. Beşiktaş dosyasını temizleriz’ denildi. ‘Bak sana mayısa kadar süre’… Ne tesadüf ki mayısta oldu her şey. Ben 86 milyonun çocuğunu düşündüm, sadece kendi çocuklarımı düşünsem iki kelime söyler çıkardım. Ben bir tercih yaptım, çalışma arkadaşım ve ailem ile cezalandırılıyorum. Ben o gün öyle bir tercihte bulunmasaydım vatandaşların hiçbir umudu kalmayacaktı.
Sayın savcı, emekçi şoför kardeşlerimize bile ‘bu ülkenin devletin malını çalmanıza müsaade etmem’ demiş. O zaman hodri meydan. Dosyada Aydın Belediyesi, Elazığ Belediyesi var. Onlarca AKP’li belediye ve bakanlıklar var. Yandaşa dağıtılan ihaleler var. AKP’li belediyelere ait mülklerin nasıl satıldığını incelesin. Bir araç plakasından ya da tekne isminden beni suçlamaya çalışan sayın savcı günlerce konuşulan Isparta Belediyesi’ne hediye edilen aracı neden sormuyor? Bu araç neyin karşılığında hediye edilmiş?”
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
