Bir kanundan fazlasıydı: Türkiye’de ceza adaletinin nasıl işleyeceğini, devletin sanıkla hangi sınırlar içinde temas kuracağını belirleyen temel metinlerden biri.
CMUK (1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu [mülga]), Türkiye’de ceza soruşturması ve kovuşturmasının usul kurallarını düzenleyen, uzun yıllar boyunca yürürlükte kalmış temel kanundur. Sanığın yakalanmasından delil toplanmasına, tutuklamadan duruşma usulüne kadar ceza yargılamasının tüm aşamalarını belirlemiştir.
CMUK, maddi ceza hukukundan (suçun ne olduğu ve cezanın ne olacağı) farklı olarak, yargılama nasıl yapılır? sorusuna cevap verir. Bu yönüyle adaletin yalnızca sonucunu değil, yolunu tarif eder.
CMUK’un kökeni, büyük ölçüde kıta Avrupası (özellikle Alman) ceza muhakemesi geleneğine dayanır. Türkiye’de uzun süre yürürlükte kalan CMUK, zamanla artan eleştirilerin odağına yerleşir.
Eleştirilerin merkezinde üç temel sorun bulunur:
Devlet merkezli yaklaşım,
Sanık haklarının zayıf korunması,
Soruşturma aşamasında savunmanın sınırlı rolü.
1990’lardan itibaren Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ve Avrupa Konseyi standartları, CMUK’un çağın gerisinde kaldığını açık biçimde ortaya koyar. Bu süreç, 2004 yılında kabul edilip 2005’te yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ile sonuçlanır. Böylece CMUK yürürlükten kalkar; yerini daha hak temelli bir yargılama anlayışına bıraktığı kabul edilir.
Türkiye Büyük Millet Meclisinde 4 Nisan 1929’da kabul edilen ve 20 Ağustos 1929’da yürürlüğe giren 1412 sayılı kanundur. 4 Aralık 2004 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmesiyle Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu mülga olmuştur.
► CMUK neden kaldırıldı?
Çünkü adil yargılanma, savunma hakkı ve silahların eşitliği ilkeleri bakımından yetersiz görülüyordu.
► CMUK tamamen “kötü” bir kanun muydu?
Hayır. Kendi döneminin hukuk anlayışını yansıtıyordu; sorun, bu anlayışın zamanla güncelliğini yitirmesiydi.
► En çok hangi alanlarda eleştirildi?
Gözaltı süreleri, müdafiye erişim, delil değerlendirme ve tutuklama pratiği.
► CMK her şeyi düzeltti mi?
Hayır. CMK hakları genişletti; ancak uygulama sorunları devam etti.
► Bugün CMUK’un önemi nedir?
Türkiye’de ceza yargısının nereden nereye geldiğini anlamak için tarihsel bir referanstır.
CMUK, popüler kültürde doğrudan adıyla değil, yarattığı yargılama pratiği üzerinden görünür.
Sinemada: Eski dönem mahkeme filmleri ve politik sinema örneklerinde, sanığın zayıf konumu CMUK döneminin tipik yansımasıdır.
Edebiyatta: Hapishane, sorgu ve yargılama temalı romanlarda, usulden çok otoritenin ağırlığı hissedilir.
Gazetecilikte: 1990’lar ve öncesine ilişkin dava dosyalarında CMUK, “eski rejim” yargısı olarak anılır.
Bu temsillerde CMUK, teknik bir metinden çok adaletle kurulan sorunlu ilişkinin adı hâline gelir.
CMUK, Türkiye’de ceza yargılamasının uzun süreli omurgasını oluşturmuştur. Bugünden bakıldığında eksikleri açıktır; ancak bu eksikler, yalnızca bir kanunun değil, bir hukuk zihniyetinin sınırlarını gösterir. CMUK’u anlamak, bugünkü ceza muhakemesini eleştirmenin de ön koşuludur.
► KIRMIZI BÜLTÜN
► HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ
► MAGNA CARTA
► DOĞAL HAKLAR
► DÜŞMAN HUKUKU