8 erkekten biri risk altında: Kanserde erken teşhis hayat kurtarıyor

Dünya Sağlık Örgütü verileri, kanserle mücadelede erken tanının hayati önemini ortaya koyarken; uzmanlar düzenli kontrollerin ve tarama programlarının yaşam süresini ve tedavi başarısını belirgin biçimde artırdığını vurguluyor.

  • ü
  • 04 Şubat 2026
  • ü
  • Yaşam

(Görsel, yapay zeka ile üretilmiştir)

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre her yıl dünya genelinde yaklaşık 20 milyon yeni kanser vakası tanı alırken, 10 milyona yakın kişi kanser nedeniyle yaşamını yitiriyor. Türkiye’de ise her 5 kişiden biri hayatı boyunca kansere yakalanıyor; her 12 kadından biri ve her 9 erkekten biri kanser nedeniyle hayatını kaybediyor. Uzmanlar, kanserle mücadelede en etkili yöntemin erken tanı olduğunu belirtiyor.

4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Central Hospital uzmanları, kanserde asıl riskin hastalığın kendisinden çok geç kalınmış kontroller olduğuna dikkat çekiyor. Birçok kanser türünün erken evrede belirti vermeden ilerleyebildiğini belirten uzmanlar, zamanında yapılan tarama ve kontrollerle tedavi başarısının yüksek oranlara ulaştığını ifade ediyor.

Meme kanserinde erken tanının önemi

Kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanseri, çoğu zaman ağrıya neden olmadan ilerleyebiliyor. Her 8 kadından biri hayatının bir döneminde meme kanseri riskiyle karşı karşıya kalırken, erken teşhis edilen vakalarda tedavi başarısı önemli ölçüde artıyor.

Central Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ayça Özgürel Bozkurt, kadınların kendi vücutlarını tanımasının ve düzenli kontrollerini ihmal etmemesinin hayati önem taşıdığını belirtiyor. Dr. Bozkurt, ayda 5 dakika ayrılarak yapılan kendi kendine meme muayenesinin erken farkındalık açısından önemli olduğunu, memede ele gelen sertlik, şekil değişikliği, ciltte kızarıklık, çekilme ya da akıntı gibi bulguların mutlaka uzman değerlendirmesi gerektirdiğini vurguluyor. Özellikle 40 yaşından sonra düzenli mamografi kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiği belirtiliyor.

Sindirim sistemi kanserlerinde ameliyatsız tedavi olanakları

Erken tanının önem taşıdığı bir diğer alan ise sindirim sistemi kanserleri. Central Hospital Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Sait Buğdacı, tıptaki teknolojik gelişmeler sayesinde sindirim sistemi hastalıklarının ve erken evre kanserlerin büyük bir bölümünün ameliyata gerek kalmadan tedavi edilebildiğini ifade ediyor.

Endoskopik Submukozal Diseksiyon (ESD), Endoskopik Mukozal Rezeksiyon (EMR), Peroral Endoskopik Miyotomi (POEM) ve ERCP gibi ileri endoskopik yöntemler sayesinde, erken evrede saptanan kanserli dokuların endoskopik olarak çıkarılabildiği belirtiliyor. Bu yöntemlerin, hastalara daha kısa iyileşme süresi ve daha az cerrahi risk sunduğu ifade ediliyor.

Prostat kanserinde tarama hayat kurtarıyor

Dünya genelinde her yıl bir milyondan fazla erkeğe prostat kanseri tanısı konuluyor. Türkiye’de ise erkeklerde en sık görülen kanser türleri arasında akciğer ve prostat kanseri yer alıyor. Günümüzde her 8 erkekten birinin prostat kanseri riski taşıdığına dikkat çekiliyor.

Central Hospital Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Bahadır Topuz, prostatın 45 yaşından sonra büyümeye başladığını ve yaşla birlikte riskin arttığını belirtiyor. Ailesinde prostat hastalığı öyküsü bulunan erkeklerin 6 ayda bir PSA testi yaptırmasının önemine değinen Dr. Topuz, prostat kanserinde kesin tanının biyopsi ile konulduğunu ifade ediyor. Günümüzde iyi huylu prostat büyümelerinde kapalı ve lazer yöntemlerle yapılan ameliyatlar sayesinde hastaların kısa sürede taburcu olabildiği ve hızlı iyileşme sağlandığı belirtiliyor.

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER