Phil Collins’ten açık itiraf: “Ters gidebilecek her şey ters gitti”

Phil Collins, BBC’ye verdiği röportajda sağlık sorunlarının boyutunu ve 24 saat bakım altında geçen yaşamını anlattı. Müzisyen, yaşadığı zorlu yıllara rağmen durumunun stabil olduğunu söyledi.

  • ü
  • 28 Ocak 2026
  • ü
  • Yaşam

İngiliz müzisyen Phil Collins (© Michal Kamaryt/CTK via ZUMA Press - Depo Photos)

Rock müziğin efsane isimlerinden Phil Collins, uzun süredir mücadele ettiği sağlık sorunları hakkında detaylı bir açıklama yaptı. Collins, BBC’nin Eras adlı podcast ve TV serisinin final bölümünde, yıllardır süren dizi ameliyatlar, komplikasyonlar ve bedenini etkileyen kronik sorunların üstesinden gelme sürecini anlattı.

Los Angeles Times‘a göre; 74 yaşındaki müzisyen, belden başlayan ve sinir hasarına yol açan eski bir omurga yaralanmasından bu yana hareket kabiliyetinin sınırlı olduğunu; beş diz ameliyatı geçirdiğini ve yalnızca bir dizinin artık işlevsel olduğunu belirtti. Collins, bugün yürümesine yardımcı olması için koltuk değneği ya da baston kullandığını söyledi ve “her şey ters gidebilecekse, benim başıma geldi” ifadelerini kullandı.

BBC’deki röportajda Collins, alkolün geçmişteki kullanımının böbrek sorunlarına katkıda bulunduğunu kabul etti ve son iki yıldır ayık olduğunu belirtti. COVID-19 komplikasyonları da iyileşme sürecini zorlaştıran faktörlerden biri oldu. Collins ayrıca tip-2 diyabet gibi başka kronik sorunlarla da başa çıktığını dile getirdi.


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

 

Collins, Genesis’le 2022’deki vedâ turnesinin ardından sahnelerden çekilmişti; davul çalma yeteneğini büyük ölçüde kaybettiği için yerine oğlu Nic Collins geçmişti. Phil Collins, röportajda müzik üretimi konusundaki isteğini tamamen kaybetmediğini, fiziki olarak yeniden stüdyo çalışmalarına dönme arzusu taşıdığını da aktardı.

Bugün hâlâ bağımsız yaşam sürdüren Collins için 24 saatlik bir hemşire desteği bulunuyor; bu bakım, ilaçlarını zamanında almasını ve günlük ihtiyaçlarını yönetmesini sağlıyor. Zorluklarla dolu yıllar geçirmiş olsa da, müzisyen durumunun “stabil” olduğunu ve yeni müzik arayışını tamamen kapatmadığını vurguladı.

Genesis’ten Bugüne Phil Collins

Phil Collins, modern rock tarihinin en ayırt edici figürlerinden biri olarak hem bir grubun sesi hem de tek başına bir pop fenomeni olmayı başarmış ender müzisyenlerden. Müzik yolculuğu, 1970 yılında progresif rock topluluğu Genesis’e davulcu olarak katılmasıyla ivme kazandı. 1975’te Peter Gabriel’in gruptan ayrılmasının ardından Collins, isteksiz ama kader belirleyici bir kararla grubun solisti oldu.

Bu dönemden itibaren Genesis, daha karmaşık ve deneysel bir yapıdan, geniş kitlelere ulaşan melodik bir rock anlayışına evrildi. Invisible Touch (1986) ve We Can’t Dance (1991) gibi albümler, grubun küresel ölçekte zirveye çıkmasını sağladı. Collins’in güçlü ama kırılgan vokali, Genesis’in yeni döneminin alametifarikası hâline geldi.

1981’de başlayan solo kariyeri ise Collins’i bambaşka bir yere taşıdı. Face Value, No Jacket Required ve …But Seriously gibi albümlerle pop müziğin en tanınan seslerinden biri oldu. “In the Air Tonight”, “Against All Odds” ve “Another Day in Paradise” gibi şarkılar, yalnızca listeleri değil, 1980’ler ve 1990’ların duygusal hafızasını da şekillendirdi. Collins, bu dönemde Grammy ve Brit Ödülleri dâhil çok sayıda ödüle layık görüldü.

2000’li yıllardan itibaren sağlık sorunları, Collins’in sahne ve stüdyo üretimini giderek sınırladı. Buna rağmen Genesis’le yeniden bir araya geldiği turneler ve 2022’deki veda konserleri, müzisyenin sahneyle kurduğu bağın ne kadar derin olduğunu gösterdi. Davul başında artık yer alamasa da, sesi ve şarkılarıyla grubun merkezinde kalmayı sürdürdü.

Bugün Phil Collins, aktif müzik üretiminden büyük ölçüde uzak olsa da, Genesis’ten solo kariyerine uzanan yolculuğuyla rock ve pop tarihinin en kalıcı anlatılarından birini temsil ediyor: sahnede yükselen bir güç, bedende yavaşlayan bir zaman ve geride bırakılan güçlü bir müzikal miras.

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER