Yeni Şafak gazetesi yazarı Taha Kılınç’ın 14 Ocak 2026 tarihinde “Hayırdır, siz?” başlığıyla yayımlanan yazısı başta dindar Kürt aydınlar olmak üzere pek çok kesimden çok sert tepki çekti. Kılınç yazısında Halep’te HTŞ liderliğindeki cihatçı grupların saldırdığı Eşrefiye ve Şeyh Maksut Mahalleleri’ne yönelik saldırıyı överken; bu mahallelerin YPG’nin “işgalinde” olduğunu iddia etti.
Ahmed Şara yönetiminin, “uzun süre sabrettikten ve müzakereler yoluyla bir çözüm bulmaya çabaladıktan” sonra, “nihayet” geçtiğimiz hafta Halep’te bir askerî operasyon düzenlemek durumunda kaldığını iddia eden Kılınç, “Dünyayla tamamen koordine halinde, Türkiye’nin yakın bilgisi dâhilinde ve asgarî insanî kayıpla gerçekleşen bir sürecin sonucunda, Halep teröristlerden temizlendi, devletin kontrolü sağlandı” diye yazdı.
Kılınç “Müslüman Kürt aydınların” Halep duyarlılığını eleştirerek, Marksist-Leninist örgütle “aynı safta” olmakla suçladı. Kılınç, yazısının sonunda ise adeta tehdit niteliğinde ifadeler kullanarak ““Furkan günleri” ibaresini Müslüman Kürt aydınlar çok iyi bilirler. İslâmî terminolojinin kilit kavramlarından biridir bu çünkü. Onlara anlayacakları dilden hitap edeyim: Furkan günlerindeyiz. Safınızı doğru seçiniz” diye yazdı.
Taha Kılınç’ın yazısında Kürtlere “saf seçme” çağrısında bulunup tehdit etmesi, HTŞ ve onun lideri Colani’yi ise övgülere boğması hem Kürt kamuoyunda hem de entelektüel çevrelerden sert tepki çekti.
İslami cemaatler ile partilere yönelik kitapları ve yayınları olan, pek çok “hareketi” yakından izleyen bir isim olan gazeteci Ruşen Çakır, Taha Kılınç’ın “Furkan Günleri” çıkışı için “Ne dediği üzerine çok şey söylenebilir, ama açık ve net olan bir şey var: Kendisi Kürt değil ve Türkiye’de çoğunlukta olmanın verdiği özgüvenle konuşuyor” yorumunda bulundu.
Akademisyen Vahap Coşkun ise Kılınç’ın çıkışını “ya sev ya terk et” baskısı olarak yorumlayarak, “”Ya sev ya terk et”in İslami versiyonu: “Furkan günleri”!” ifadesini kullandı.
Taha Kılınç’ın çıkışına en sert tepkilerden biri de yazar Müslüm Yücel’den geldi. Yücel, ilketv.com’daki yazısında Kılınç’ın Colani ve ekibini “peygamberle” eş değer tuttuğunu savundu. Yücel, “Colani ve Kabinesi, Türkiye’de bir İslamcı yazar tarafından peygamber ilan ediliyor… İnanmanın, sevmenin ötesinde bir durum vardır, bir tapınç” diye yazdı.
Yücel’in yazısındaki bir bölüm şöyle:
“Anlıyoruz yazar iktidarın medyasıyla yazardır, iktidarın gücüyle bir yerdedir ve bu güçle konuşuyordur…
Furkan günleri ne demektir. Bedir Savaşı’na göndermedir bu… Bu savaşa bizzat peygamber iştirak etmiştir… Tarihçilere göre Müslümanların sayısı 305, müşriklerin sayısı da 1000 idi ama bu Müslümanların kesin zaferiyle sonuçlanmıştır.
Göndermeler masum değildir, bir şey doğrudan ifade edilmez, imayla dile getirilir. Bundan kasıt şu olsa gerektir: Colani peygamber vasfında ya da peygamberin tecellisidir… HTŞ ise Bedir’in askerleridir… Kürtler, iki mahalle Kürt de müşriklerdir.
Kürtler, Colani’nin safında olmak zorunda mıdır? Colani’nin yanında olmayanlar hapse mi atılacaktır, yoksa bir gece başlarına tek kurşun sıkılıp öldürülecekler midir?
Colani’ye Bedir savaşçısı diyecek tek bir Kürt, tek bir insan evladı bulamazsınız. Bu imalar aynı zamanda Müslüman milletlere de hakarettir. Bir de tehdit ediyor Kılınç, “Müslüman Kürt aydınlar çok iyi bilirler. İslami terminolojinin kilit kavramlarından biridir çünkü bu. Onlara anlayacakları dilden hitap edeyim. Furkan günlerindeyiz. Safınızı doğru seçin…”
Kılınç’ın yanlışlarını düzeltmeye gücüm yetmez. Sözüm ona değildir zaten, sahiplerinedir. Bu çocuk, dini bilmiyor, dini istismar ediyor, yazıktır. İslam’ın kilit kavramı Kürtlere göre iki şeydir: Hak ve adalet. Bu ikisini de eni sonu Kürtler yerine getirecek…”
Yazar ve düşünce insanı Vahdettin İnce de Taha Kılınç’a tepki gösteren isimlerden oldu. İnce, “Kelimeleri bağlamlarından koparıyorlar. ( Maide, 13) ilkin Muaviye haz.leri “Hüküm Allah’ındır”ı çarpıttı, sonra Saddam efendi “Enfal”ı Kürt katliamına gerekçe yaptı. Taha beye “Furkan günleri” nin bağlamını hatırlatmak gerekir. Mesela “Allah’ın günleri”” ifadelerini kullandı.
İki dönem AKP’de milletvekilliği yapan yazar Orhan Miroğlu da Taha Kılınç’a sert ifadelerle yüklendi. Miroğlu, Taha Kılınç’ın yazısı için “Utanç verici!” derken, “Saddam’ın Kur’andaki Enfal suresi üzerinden Enfal ve Halepçe katliamları dahil meşrulaştırdığı yağma, talan, ganimet, öldürme, sürme, kaybetme, yakma ve yıkma faaliyetleri şimdi de Furkan Suresi üzerinden mi meşrulaşacak?!!!” diye sordu.
“Furkan günleri”, İslami terminolojide hak ile batılın ayrıldığı gün anlamına gelir; genellikle Bedir Savaşı’nı (Furkan Günü) ifade eder. Bu savaşa bizzat peygamber iştirak etmiştir. Tarihçilere göre Müslümanların sayısı 305, müşriklerin sayısı da 1000 idi ama bu Müslümanların kesin zaferiyle sonuçlanmıştır.
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
