Sosyal medya devleri sansürde Ankara ile el ele: TikTok en itaakâr platform, Google algoritmalarla ‘görünmez’ yapıyor

İfade Özgürlüğü Derneği'nin raporu, başta Meta ve TikTok olmak üzere büyük sosyal medya platformlarının Türk hükümetinden gelen taleplere itaat ettiğini ortaya koydu. Raporda X, TikTok, YouTube, Instagram ve Google'ın sansüre nasıl boyun eğdiği detaylı bir şekilde yer aldı.

  • ü
  • 14 Ocak 2026
  • ü
  • Gündem

İfade Özgürlüğü Derneği’nin (İFÖD) “Dijital İtaat Rejimi” başlıklı raporu, Türkiye’de varlık gösteren sosyal medya şirketlerinin hükümetin sansür ve bilgi taleplerine büyük oranda boyun eğdiğini ortaya koydu. Rapor, şirketlerin kullanıcı haklarını değil, kendi ticari çıkarlarını korumak üzere iktidarın sansür taleplerine boyun eğmekle kalmayıp, şeffaflıktan kaçınarak bu durumu gizlemeye çalıştıklarına da işaret ediyor.

Rapora göre, özgürlükler bakımından en kötü performansı gösteren şirketlerin başında Instagram, Facebook ve WhatsApp’ın sahibi Meta geliyor. Meta’nın Türk hükümetinden gelen bilgi taleplerine olumlu yanıt verme oranı son dönemde yüzde 80’in üzerine çıkmış durumda. Örneğin şirket, 2024’ün ikinci yarısında hükümetin 4 bin 121 bilgi talebinden 3 bin 360’ına yani yüzde 82’sine olumlu yanıt vererek kullanıcıların kimlik, hesap ve bağlantı bilgileri gibi verilerini Türk makamları ile paylaştı.

İçerik kaldırma taleplerinde de şirket Türk hükümeti ile uyum içinde hareket etti. Örneğin 2024 verilerine göre Instagram, Türkiye’den gelen içerik kaldırma taleplerinin yüzde 80’ine olumlu yanıt verdi.

EN İTAAKÂR OLANI TİKTOK

TikTok da ticari çıkarlarını önceleyerek hükümetin taleplerine en fazla boyun eğen platformlardan oldu. Şirket İFÖD raporunda incelenen dönemde, hükümetin içerik kaldırma ve erişim engelleme taleplerine yüzde 92 oranında uyum gösterdi.


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

 

Raporda, TikTok için, “küresel platformlar arasında otoriter taleplere en yüksek oranda boyun eğen sağlayıcı” değerlendirmesi yer aldı.

X ŞEFAF DEĞİL, SANSÜR TALEPLERİNİ EKSİKSİZ YERİNE GETİRİYOR

Raporda, Elon Musk’ın sahibi olduğu X platformunun ise özellikle şeffaflık konusundaki eksikliklerine dikkat çekildi. Musk, Twitter’ı satın almadan önce şirketi şeffaf olmamakla eleştirmiş ve kendi yönetiminde bunu değiştirme sözü vermişti. Ancak şirket, algoritmanın işleyişinden hükümetlerle ilişkilere birçok konuda oldukça sınırlı ve düzensiz bilgi paylaşıyor.

Raporda ayrıca, X ile ilgili, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla başlayan protesto dalgasında, jet hızıyla alınan kararlarla 700’den fazla X hesabına erişimin engellendiği hatırlatıldı. X’in aynı dönemde, Ekrem İmamoğlu’nun hesabı dahil yüzlerce hesabı coğrafi engelleme yoluyla Türkiye’den erişilemez hale getirdiği de not edildi.

GOOGLE ALGORİTAMA OYUNLARI İLE “GÖRÜNMEZ” YAPIYOR

İzlediği strateji ve bilgiyi kontrol gücü bakımından en dikkat çekici örneklerden biri de Google. Raporda, hayati tehlike gibi acil durumlar haricinde, Google’ın Türk hükümetinden gelen bilgi taleplerine olumlu yanıt oranının “sıfır” olduğu kaydedildi.

Ancak şirket, algoritma gücü sayesinde bilgiye erişim bakımından daha karanlık bir tablo ortaya koyuyor. Şirketin çoğu durumda içerik kaldırmak yerine algoritmalar aracılığıyla içerikleri görünmez kıldığına dikkat çekildi.

Örneğin HalkTV, Gazete Duvar ve Diken gibi muhalif haber sitelerinin “herhangi bir yargı kararı olmaksızın” trafiklerinin algoritmik müdahalelerle kesildiğini gösteren örnekler bulunduğu aktarılan raporda, çok sayıda içeriğin resmen yasaklanmadığı halde fiilen kitlelere ulaşmasının engellendiği belirtilerek bu durum “gölge sansür” olarak adlandırıldı.

Raporda ayrıca şunlar kaydedildi:

“Öne çıkarılan veya erişimi azaltılan içeriklere ilişkin algoritmik kriterlerin kamuoyu ile paylaşılmaması, hem haksız rekabet yaratmakta hem de bağımsız medyanın görünürlüğünü ve ekonomik sürdürülebilirliğini baltalayarak ifade ve basın özgürlüğüne telafisi güç zararlar vermektedir.”

VAR OLMAYAN YASAYA ATIF YAPILIYOR

Raporun en çarpıcı bulgularından biri de, şirketlerin Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından daha önce yürürlükten kaldırılmış yasa hükümlerine atıf yaparak içerik kaldırmaya devam etmeleri oldu. Raporda bunun, “İdari ve ticari pratiklerin anayasal yargı denetiminden koptuğunu gösterdiği” vurgulandı ve şöyle denildi:

“Hukuki geçerliliğini yitirmiş bir sansür mekanizmasının, platformlar ve idari makamlar arasındaki fiili mutabakatla ‘uygulamada’ yaşatılması, anayasal güvencelerin işlevsizleştirilmesi anlamına gelmekte ve ifade özgürlüğü açısından ağır bir tehdit oluşturmaktadır.”

İDARİ YAPTIRIMLAR VE BANT DARALTMA TEHDİTLERİ

Raporda, son yıllarda yapılan yasal düzenlemelerin sosyal medya platformlarını Türkiye hukuk sisteminin bir parçası haline getirdiği, “ancak bu bütünleşmenin, hukukun üstünlüğü ve temel haklar ekseninde değil, ağır idari yaptırımlar ve bant daraltma tehditleri gölgesinde gerçekleştiği” de kaydedildi.

“Devlet artık sadece içeriğin engellenmesini veya kaldırılmasını talep eden bir düzenleyici değil, içeriği üreten failin kimliğine erişimi zorunlu kılan ve bunu sağlamayan sosyal ağ sağlayıcısını bant daraltma ile işlevsiz hâle getirebilen bir otorite konumuna yükselmiştir” tespiti de raporun vurguları arasında yer aldı.

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER