DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan partisinin TBMM grup toplantısında konuştu.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partis (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin haftalık grup toplantısında yaptığı konuşmada Halep’te yaşananlara sert sözlerle tepki gösterdi. Halep’te hastanelerin vurulduğunu, sivil yerleşimlerin ağır silahlarla hedef alındığını ve yüz binlerce insanın açlıkla karşı karşıya bırakıldığını söyleyen Bakırhan, “Halep’te yeni bir Halepçe denemesi yapıldı” ifadelerini kullandı.
İsrail’in Gazze’deki uygulamalarıyla Halep’te yaşananlar arasında benzerlik kuran Bakırhan, “Gazze’ye ağlayıp Halep’e alkış çalan her kimse iflah olmaz bir Kürt düşmanıdır” ifadelerini kullandı.
Halep’teki gelişmelerin arkasında Selefi, tekçi ve ırkçı bir yönetim anlayışı olduğunu savunan Bakırhan, Suriye’nin sorununun topraklarını savunan Kürtler, inançlarını koruyan Aleviler ya da Dürziler olmadığını dile getirdi. “Kürtleri soykırım kıskacında tutarak çürümüş rejimlerinizi ayakta tutamazsınız” dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarına da yanıt veren Bakırhan, 10 Mart Mutabakatı’na uymayan tarafın Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ya da Kürtler değil, Şam yönetimi olduğunu savundu. SDG’nin 1 Nisan anlaşması kapsamında Halep’teki ağır silahlarını ve militanlarını çektiğini hatırlatan Bakırhan, buna rağmen saldırıların sürmesini eleştirdi.
Bakırhan, Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşananları “sessiz bir soykırım provası” olarak nitelendirdi. IŞİD bağlantılı grupların üniforma bile değiştirmeden mahallelere girdiğini öne süren Bakırhan, bu zihniyetin Enfal’den Şengal’e, Kobani’den Halep’e kadar tanıdık olduğunu söyledi.
Milli Savunma Bakanlığı’nın “rejime destek vermeye hazırız” yönündeki açıklamasına da tepki gösteren Bakırhan, bunun Türkiye’deki Kürtler açısından nasıl bir mesaj verdiğinin sorgulanması gerektiğini ifade etti. “Kıbrıs Türkü’nün hakkı kadar Halep’teki Kürt’ün de hakkı savunulmalıydı” dedi.
Paris’te İsrail ile istihbarat anlaşmaları yapılırken Halep’te Kürtlerin bombalandığını söyleyen Bakırhan, bunun “anti-Kürt mutabakatının en kirli hali” olduğunu savundu. “Bunların derdi ne İsrail ne İran ne de IŞİD’dir, tek dertleri Kürt düşmanlığıdır” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında küresel siyasete de değinen Bakırhan, dünyada kuralların yerini pazarlıkların aldığını, hukukun ise baskı aracına dönüştüğünü söyledi. DEM Parti’nin üçüncü yol siyasetine vurgu yapan Bakırhan, içeride toplumsal barışın, dışarıda ise halkların eşitliğine dayalı bir dayanışma hattının örülmesi gerektiğini belirtti.
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
