Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Deniz Saha Komutanlığı’nın tarihi binasının kendi adını taşıyan müze olarak düzenlendiğini kaydetti. Erdoğan, “Orada bütün bu eserleri, fakire ne hediye ettiyseler, ister hat olsun, ister kitaplar olsun, ister diğer türlü her türlü eser olsun, bunların hepsini orada inşallah sergileyeceğiz.” dedi.
İstanbul’un Kasımpaşa semtinde yer alan ve Bahriye Nezareti Binası (Divanhane) olarak bilinen tarihi yapı; Mimar Sarkis Balyan tarafından yapılmış, 1953’ten beri karargâh olarak kullanılmıştı. Bina yakın zamanda Cumhurbaşkanlığı’na tahsis edilerek restorasyon görmüş ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çalışma ofisine dönüştürülmüştü.
Uzun yıllar Kuzey Deniz Saha Komutanlığı’na hizmet eden binayı kendi adına müze yaptırdığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
“İnşallah bizlere hediye edilen bütün eserleri Kasımpaşa’da şimdi fakirin adına kurduğumuz bir müzemiz var. Bu müzemizi yıl sonuna kadar, yani bu yılı bitirdik de artık önümüzdeki yıl sonunu bulmayız inşallah, orada eski Kuzey Deniz Saha Komutanlığı vardı. Bu Kuzey Deniz Saha Komutanlığı’nı bizler ele aldık. Orayı tamamen restorasyonunu bitiriyoruz ve orası da adeta harabeydi. Ve o harabe eseri, Kuzey Deniz Saha Komutanlığı’nı gerçekten şimdi muhteşem bir eser olarak ele aldık. Orayı düzenledik ve bitirmek üzereyiz. Orada bütün bu eserleri, fakire ne hediye ettiyseler, ister hat olsun, ister kitaplar olsun, ister diğer türlü her türlü eser olsun, bunların hepsini orada inşallah sergileyeceğiz. Ve orayı da bütün halkımıza açmak suretiyle oradan hepsinin istifade etmesini sağlayacağız.”

İstanbul’da Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen Hane İslam Eserleri Sergisi Açılış Programı’na katılan Erdoğan, beraberindekilerle sergiyi gezerek sanatçılardan eserleri hakkında bilgil aldı.
Erdoğan açılış konuşmasının ardından programın sunucusu Yasemin Karaca’nın “Sizi aile içi kimliklerinizden eş, bir evlat, bir dede olarak, bir baba olarak da biliyoruz. Siz bunlardan hangisi olmayı daha çok seviyorsunuz?” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Her şeyden önce tabii dedeyim ve 9 tane de elhamdülillah torunum var. O da fakir için ayrı bir güzellik. Biliyorsunuz devamlı söylediğim bir söz var, “En az 3 çocuk” diyorum. Bu tabii güçlü bir ailenin olmazsa olmazı. Neslimizi çoğaltmamız lazım. Bu neslin artması lazım. Bu tabii bizim arzumuz değil, Rabbimizin emri. Sevgili Habibinin bizlere sürekli olarak tavsiyesi. “Diğer toplumlara karşı ümmetimin çokluğuyla iftihar ederim” diyor Peygamberimiz. Öyleyse bunun yerine gelmesi lazım. Bunun için de biz aile derken buradan hareket ederek geçtiğimiz yılı ‘Aile Yılı’ olarak ilan ettik. Ve Aile Yılı olarak bu adımı atmamızın da esbab-ı mucibesi, özellikle bir halkı Müslüman olan topluluk olarak bunu hiç tereddütsüz bu nesli ülkemizde çoğaltalım istiyoruz.”

Karaca’nın, “Siz kalabalık aileleri çok önemsiyorsunuz” sözüne “Çok” yanıtını veren Cumhurbaşkanı, “Dünyada şu anda genç nüfusun tehdit altında olduğunu birçok rapor doğruladı. Siz ama bu riski çok erken fark ettiniz, yani neredeyse 25 yıldır “En az 3 çocuk” diyorsunuz. Nasıl gördünüz bunu?” sorusuna karşılık olarak “Yani bunu gördük ama hala biz bir netice almış değiliz. Şu anda gelişmeler iyi değil. En yakınlarımızla sohbet ederken bile bakıyorsunuz onlar da maalesef nüfusun artışına karşı çıkıyorlar. Bu da bizi tabii ciddi manada üzüyor. Ve şu anda en dost bildiklerimiz bile nüfusun artışına karşı çıkıyor. İnşallah Tophane-i Amire’deki bu buluşmamız nüfusun artışı noktasında yeni bir adıma vesile olur” ifadelerini kullandı.
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
