Amerika Birleşik Devletleri (ABD) First Lady’si Melania Trump’ın hayatını konu alan yeni belgesel film Melania, başkent Washington D.C.’deki Trump-Kennedy Center (eski adıyla John F. Kennedy Center for the Performing Arts)’da 29 Ocak 2026 tarihinde özel olarak gösterime giriyor. Belgeselin gösterimi, Melania Trump’ın ve eşi Donald Trump’ın da katılımıyla gerçekleşecek.
People’ın aktardığına göre belgesel, Melania Trump’ın 2025’in ilk 20 günü içinde yaşadıklarını; eşinin ikinci dönem başkanlık görevine hazırlık sürecini ve bu süreçte First Lady olarak rolünü perde arkasından izleyiciye taşıyacak. Yönetmen koltuğunda Brett Ratner bulunuyor ve filmde daha önce hiç yayımlanmamış görüntüler yer alacak.

ABD Başkanı Donald Trump ve ABD First Lady Melania Trump. (Fotoğraf: Patrick T. Fallon / AFP)
Gösterim yeri olarak seçilen Trump-Kennedy Center, 2025 yılı sonunda yönetime Trump’a yakın isimlerin gelmesiyle adının değiştirilmesinin ardından kültür çevrelerinde tartışma konusu olmuştu; belgeselin burada gerçekleşecek özel gösterimi de bu tartışmanın siyaset ve sinema ekseninde yankı bulmasına neden oluyor.
Bu haberler de ilginizi çekebilir:
Belgeselin dünya prömiyeri, ertesi gün 30 Ocak 2026 tarihinde dünya çapında sinemalarda yapılacak. Film, Amazon MGM Studios tarafından dağıtılacak ve Melania’nın kişisel ve kamusal yaşamına dair doğrudan bir anlatı sunması bekleniyor.
Washington D.C.’deki John F. Kennedy Center for the Performing Arts, 1971’de açıldığından bu yana ABD’nin en önemli kamusal kültür kurumlarından biri olarak kabul edilir ve adını John F. Kennedy’den alır. Merkezin yönetim yapısı federal düzeyde atamalarla şekillenir; bu nedenle başkanlık dönemleri, kurumun idari kadrosu ve sembolik dili üzerinde etkili olabilir.
2025’in sonlarına doğru, Donald Trump’ın ikinci dönemine hazırlık sürecinde merkezin yönetim kurulunda yapılan değişiklikler ve bina adlandırmasına ilişkin girişimler, kültür çevrelerinde tartışma yarattı. Özellikle “Trump-Kennedy Center” ifadesinin resmî ve gayriresmî kullanımı, merkezin partiler üstü ve kamusal niteliğinin zedelendiği yönünde eleştirilerle karşılandı.
Tartışmanın odağında iki başlık öne çıktı: İlki, tarihsel bir figür olan Kennedy’nin adının çağdaş bir siyasi figürle birlikte anılmasının kurumsal hafızayı dönüştürüp dönüştürmediği; ikincisi ise bir kültür kurumunun programlama ve temsil alanının, yürütme erkinin sembolik müdahalelerine ne ölçüde açık olması gerektiği. Bu bağlamda Melania Trump belgeselinin merkezin salonlarında gösterime girmesi, tartışmayı sinema ve kültür politikaları ekseninde yeniden alevlendirdi.
Eleştirmenlere göre mesele yalnızca bir isimlendirme değil; kamusal kültür kurumlarının özerkliği, tarihsel sürekliliği ve siyasi nötrlüğü üzerine daha geniş bir tartışmanın parçası. Destekleyenler ise atamaların ve adlandırmaların yasal çerçevede yapıldığını savunuyor. Tartışma, ABD’de kültür-siyaset ilişkisinin nasıl kurulduğuna dair güncel bir örnek olarak sürüyor.
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
