Savaşın gölgesinde kurulmuş bir denge hamlesi… Balkan Paktı, II. Dünya Savaşı öncesi Avrupa’sında statükoyu koruma çabasının diplomatik ifadesiydi.
Balkan Paktı (İng. Balkan Pact; Alm. Balkanpakt; Fra. Pacte balkanique), Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya arasında 9 Şubat 1934’te Atina’da imzalanan, Balkanlar’da sınırların korunmasını ve karşılıklı güvenliği amaçlayan bölgesel bir savunma ve iş birliği antlaşmasıdır.
Paktın temel hedefi, I. Dünya Savaşı sonrasında Balkanlar’da oluşan statükoyu muhafaza etmek ve özellikle revizyonist devletlerin (başta Bulgaristan) sınır değişikliği taleplerine karşı ortak bir siyasal duruş geliştirmekti.
Balkan Paktı’nın ortaya çıkışı, 1930’lu yılların hızla silahlanan ve kutuplaşan Avrupa’sında değerlendirilmelidir. Faşist İtalya’nın Akdeniz politikaları, Nazi Almanyası’nın yayılmacı tutumu ve Bulgaristan’ın revizyonist talepleri, Balkan ülkelerini kolektif güvenlik fikrine yöneltmiştir.
Türkiye açısından Balkan Paktı, Atatürk dönemi dış politikasının “yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesinin bölgesel bir yansımasıdır. Türkiye, bu paktla hem batı sınırlarını güvence altına almayı hem de Balkanlar’da barışçı bir denge unsuru olmayı hedeflemiştir.
Ancak pakt, askerî bakımdan bağlayıcı ve güçlü bir ittifak yapısına kavuşamamıştır. Üye devletler arasındaki rejim farklılıkları, dış politika önceliklerinin ayrışması ve büyük güçlerin baskısı, Balkan Paktı’nın etkinliğini sınırlamıştır. II. Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle pakt fiilen işlevsiz hâle gelmiş, savaş sonrasında ise tarihsel bir belge olarak kalmıştır.
► Balkan Paktı bir askerî ittifak mıydı?
Hayır. Pakt, öncelikle siyasî ve diplomatik bir güvenlik düzenlemesiydi; askerî yükümlülükleri sınırlıydı.
► Bulgaristan neden Balkan Paktı’na dahil edilmedi?
Çünkü Bulgaristan, Balkanlar’daki sınır düzenini kabul etmiyor ve revizyonist bir politika izliyordu.
► Türkiye Balkan Paktı’ndan ne kazandı?
Batı sınırlarında göreli bir güvenlik, diplomatik prestij ve barışçı dış politika imajı.
► Balkan Paktı neden uzun ömürlü olamadı?
Üyeler arasındaki çıkar farklılıkları ve büyük güçlerin Balkanlar üzerindeki baskısı nedeniyle.
► Balkan Paktı günümüz için ne ifade eder?
Bölgesel iş birliğinin, güçlü uluslararası destek olmadan ne kadar kırılgan olabileceğini gösteren tarihsel bir örnek.
Balkan Paktı, popüler kültürde doğrudan bir tema olarak nadiren yer bulur. Ancak Balkanlar’ı konu alan tarihî romanlarda, belgesellerde ve siyasal tarih anlatılarında, “kaçırılmış barış fırsatları” bağlamında dolaylı olarak anılır. Daha çok diplomasi tarihinin arka planında, kısa ömürlü ama anlamlı bir girişim olarak değerlendirilir.
Balkan Paktı, idealist bir barış arzusuyla gerçekçi güç dengeleri arasındaki gerilimi yansıtan bir girişimdir. Bölgesel dayanışma fikrini somutlaştırmış; ancak uluslararası sistemin sert gerçekleri karşısında kalıcı bir güvenlik mimarisi kuramamıştır. Buna rağmen, Türkiye’nin çok taraflı ve dengeci dış politika geleneğinde önemli bir kilometre taşı olarak tarihsel değerini korur.
► SADABAT PAKTI
► MONTRÖ SÖZLEŞMESİ
► BOĞAZLAR SÖZLEŞMESİ
► MUDANYA MUTAREKESİ
► STATÜKO