Latin Amerika uzmanı İmdat Öner yazdı: Venezuela operasyonunun perde arkası

Analist, Latin Amerika uzmanı ve eski diplomat Dr. İmdat Öner, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda Venezuela operasyonunun perde arkasını yazdı.

  • ü
  • 03 Ocak 2026
  • ü
  • Dünya

Fotoğraf: Javier TORRES / AFP

2013 yılından bu yana Venezuela’yı yöneten Nicolás Maduro dönemi,  Donald Trump yönetiminin 30 dakikalık ‘nokta operasyonu’ ile sona erdi. Maduro’nun yatak odasından alınmasıyla sonuçlanan bu baskın, rejim içindeki çözülmeyi ve ABD’nin Latin Amerika’daki yeni ‘aktif müdahale’ dönemininin kapılarını açtı.

Analist, Latin Amerika uzmanı ve eski diplomat Dr. İmdat Öner, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda Venezuela operasyonunun perde arkasını yazdı:

Venezuela üzerine uzun süredir olası senaryoları yazıyordum. Bu senaryolardan biri de doğrudan bir hava operasyonuyla Maduro’nun kısa sürede yakalanmasıydı. Bugün gelinen noktada, bu ihtimalin gerçekleşmiş olması hiç şaşırtıcı değil.

Normal koşullarda Maduro, güvenlik gerekçeleriyle başkanlık sarayında kalmıyordu. Nerede konakladığını çok az kişi biliyordu. ABD’nin hiçbir askerî karşılıkla karşılaşmadan operasyonu gerçekleştirip yaklaşık 30 dakika içinde Maduro’yu derdest etmesi, bu sürecin içeriden destek aldığına işaret ediyor. Bu hız ve koordinasyon, açık biçimde rejim içi bir çözülmeye işaret ediyor.

Operasyonun, Maduro’nun sağ kolu ve başkan yardımcısı Delcy Rodríguez’in Rusya’da bulunduğu sırada gerçekleşmesi de dikkat çekici. ABD medyasında daha önce yer alan haberlerde, Maduro’nun görevden alınması ve yerine rejim içinden bir ismin getirilmesi yoluyla “yumuşak geçiş” üzerinde pazarlıklar yapıldığı iddia edilmişti. Bugün itibarıyla en akla yatkın senaryo tam olarak bu görünüyor.

Venezuela’nın hava savunma sistemlerinin devreye girmemesi, ordunun en azından bir kısmının Maduro’ya karşı bu operasyona örtük ya da açık biçimde iş birliği yaptığını düşündürüyor. Bu da rejimin artık yekpare olmadığını, içten çözüldüğünü ortaya koyuyor.

Peki, bundan sonra ne olacak? Kısa vadede rejimin diğer üst düzey isimleri öncülüğünde bir geçiş hükûmeti kurulması kuvvetle muhtemel. Ancak bu yapının uzun süreli olması beklenmiyor. Uluslararası baskı ve iç meşruiyet sorunu nedeniyle yeni bir seçime hızlıca gidilmesi gündeme gelecek. Bu tablo içinde, 25 yıllık Chavismo döneminin fiilen sona erdiğini söylemek mümkün.

Bu gelişme, Trump açısından da büyük bir siyasal kazanım. Trump, 2018’den bu yana Maduro’yu görevden almak için diplomatik baskıdan yaptırımlara kadar pek çok yolu denedi ve nihayet hedefini gerçekleştirdi. Bunu iç politikada güçlü bir başarı hikâyesi olarak kullanacağı açık. Daha önce de vurguladığım gibi mesele yalnızca petrol değil; Venezuela dosyası, ABD’nin bölgesel güç dengeleri, uyuşturucu trafiği, Çin ve Rusya’nın etkisi gibi çok katmanlı unsurlar içeriyor.

Bu süreçten en fazla siyasal sermaye devşirecek isimlerden biri ise Dışişleri Bakanı Marco Rubio. Rubio, 2010’lardan bu yana arzuladığı rejim değişikliğine hiç olmadığı kadar yaklaşmış durumda. Venezuela’da rejimin çökmesi hâlinde sıradaki hedefin Küba olması şaşırtıcı olmayacak. Bu gelişme, Rubio’ya 2028 başkanlık seçimleri için ciddi bir avantaj sağlayacak; JD Vance karşısında yarışta elini güçlendirecek.

Son olarak Trump yönetimi, Venezuela üzerinden yeni güvenlik stratejisi dokümanında ne kadar ciddi olduğunu tüm dünyaya göstermiş oldu. Verilen mesaj son derece net: “Burası benim arka bahçem; burada gerekirse güç kullanarak rejim değişikliği yapabilirim.”

Bu mesaj, yalnızca Latin Amerika’daki sol rejimlere değil, aynı zamanda Çin ve Rusya’ya da yöneliktir.

Kısacası Venezuela’da yaşananlar yalnızca bir ülkenin iç meselesi değil, küresel güç rekabetinin Batı Yarımküre’deki en sert tezahürlerinden biri oldu.

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER