Bir spor kurumu olmanın ötesinde; milyarlarca insanı etkileyen, devasa bir ekonomik, kültürel ve siyasal güç odağı. FIFA, modern çağda futbolun nasıl oynanacağını değil yalnızca, kimin yöneteceğini de belirleyen merkezî yapıdır.
Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (İng. Fédération Internationale de Football Association; Alm. Internationaler Verband der Fußballverbände; Fra. Fédération internationale de football association), dünya genelindeki futbol federasyonlarını tek çatı altında toplayan, futbolun en üst düzey yönetsel ve düzenleyici kurumudur.
1904 yılında Paris’te kurulan FIFA, bugün altı kıta konfederasyonuna bağlı 200’ü aşkın ulusal federasyonu bünyesinde barındırır. Kuralların standardizasyonu, uluslararası turnuvaların organizasyonu ve futbolun küresel ölçekte yaygınlaştırılması FIFA’nın temel görevleri arasındadır.
FIFA’nın doğuşu, futbolun 19. yüzyıl sonlarında hızla uluslararası bir oyun hâline gelmesinin doğal sonucudur. Başlangıçta Avrupa merkezli bir yapı olan FIFA, özellikle II. Dünya Savaşı sonrasında Latin Amerika, Afrika ve Asya’nın oyuna dâhil olmasıyla küresel bir karakter kazanmıştır.
1930’da düzenlenen ilk Dünya Kupası, FIFA’yı yalnızca bir federasyonlar birliği olmaktan çıkarıp dünya çapında bir organizatör konumuna taşımıştır. Zamanla televizyon yayınları, sponsorluklar ve reklam gelirleri FIFA’yı spor dünyasının en güçlü ekonomik aktörlerinden biri hâline getirmiştir.
Ancak bu büyüme, beraberinde ciddi krizler de getirmiştir. Özellikle 1990’lardan itibaren yolsuzluk, rüşvet ve şeffaflık sorunları FIFA’nın kurumsal itibarını derinden sarsmıştır. 2015’te patlak veren ve birçok üst düzey yöneticinin yargılanmasına yol açan soruşturmalar, FIFA tarihinin en büyük kırılma anlarından biri olarak kayda geçmiştir.
Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA), futbolun yanı sıra futsal ve plaj futbolunun da küresel ölçekteki en üst düzenleyici ve denetleyici otoritesidir. 21 Mayıs 1904’te Belçika, Danimarka, Fransa, Almanya, Hollanda, İspanya, İsveç ve İsviçre ulusal federasyonları arasında uluslararası müsabakaları denetlemek amacıyla kurulmuş; merkezini zamanla İsviçre’nin Zürih kentine taşımıştır. Günümüzde FIFA, 211 ulusal federasyonu bünyesinde barındıran, dünyanın en geniş üyeliğe sahip spor örgütlerinden biridir. Bu federasyonların her biri, Afrika (CAF), Asya (AFC), Avrupa (UEFA), Kuzey ve Orta Amerika ile Karayipler (CONCACAF), Okyanusya (OFC) ve Güney Amerika (CONMEBOL) olmak üzere altı bölgesel konfederasyondan birine üyedir. Bu yapı, FIFA’yı yalnızca bir spor kurumu değil, aynı zamanda küresel ölçekte örgütlenmiş karmaşık bir yönetişim ağı hâline getirir.
FIFA’nın resmî tüzüğünde yer alan temel hedefler arasında futbolun dünya çapında yaygınlaştırılması, herkes için erişilebilir kılınması, dürüstlük ve adil oyunun korunması gibi ilkeler yer alır. Bu ilkeler doğrultusunda FIFA, 1930’dan bu yana düzenlenen Erkekler Dünya Kupası ile 1991’de başlatılan Kadınlar Dünya Kupası başta olmak üzere futbolun en büyük uluslararası turnuvalarını organize eder ve küresel ölçekte tanıtır. Oyun kurallarını doğrudan belirleme yetkisi Uluslararası Futbol Birliği Kurulu’na (IFAB) ait olsa da, FIFA bu kuralların tüm uluslararası turnuvalarda uygulanmasını ve denetlenmesini sağlar. Bu durum, FIFA’yı futbolun normlarını fiilen belirleyen bir icra otoritesi konumuna taşır.
Ekonomik açıdan bakıldığında FIFA, modern spor endüstrisinin en güçlü aktörlerinden biridir. Sponsorluklar, yayın hakları ve organizasyon gelirleri sayesinde yalnızca 2022 yılında 5,8 milyar ABD dolarını aşan bir gelir elde etmiş; 2019–2022 döngüsünü 1,2 milyar dolarlık net pozitif bilanço ve 3,9 milyar doların üzerinde nakit rezerviyle kapatmıştır. Bu mali güç, FIFA’nın küresel etkisini pekiştirirken, aynı zamanda karar alma süreçlerini daha da tartışmalı hâle getirmiştir.
Nitekim FIFA tarihi, özellikle 21. yüzyılın ilk çeyreğinde büyük yolsuzluk iddialarıyla anılır hâle gelmiştir. Araştırmacı gazetecilik dosyaları, başta eski FIFA Başkanı Sepp Blatter olmak üzere üst düzey yöneticileri; seçim süreçleri, oy hileleri ve 2018 ile 2022 Dünya Kupalarının sırasıyla Rusya ve Katar’a verilmesiyle bağlantılı rüşvet ağlarıyla ilişkilendirmiştir. Bu iddialar, ABD Adalet Bakanlığı’nın devreye girmesiyle uluslararası bir krize dönüşmüş; dokuz üst düzey FIFA yetkilisi ve beş şirket yöneticisi organize suç, dolandırıcılık ve kara para aklama suçlamalarıyla yargılanmıştır. 27 Mayıs 2015’te İsviçre makamlarının eş zamanlı operasyonlarıyla bazı FIFA yetkililerinin tutuklanması, örgütün tarihindeki en sarsıcı dönüm noktalarından biri olarak kayda geçmiştir.
Bu süreçte yalnızca Blatter değil, UEFA’nın eski başkanı Michel Platini de dâhil olmak üzere birçok üst düzey isim FIFA Etik Komitesi tarafından görevden uzaklaştırılmıştır. Ancak kriz, yalnızca eski yönetimle sınırlı kalmamıştır. 2017 yılında FIFA Başkanı Gianni Infantino’nun, etik komitenin iki kilit ismi Cornel Borbély ve Hans-Joachim Eckert’in görev sürelerinin uzatılmasını engellediğine dair haberler kamuoyuna yansımış; kısa süre sonra FIFA Konseyi bu iki ismin görevlerini yenilememe kararı almıştır. Bu adımla birlikte etik komitenin büyük ölçüde tasfiye edilmesi, FIFA’nın reform söylemlerinin samimiyetine dair yeni soru işaretleri doğurmuştur. Katar 2022 Dünya Kupası adaylık süreciyle ilgili yolsuzluk şüpheleri ise, tüm bu tartışmaların merkezinde yer almaya devam etmiştir.
Bu tablo, FIFA’yı paradoksal bir konuma yerleştirir: Bir yandan futbolu küresel ölçekte birleştiren, standartlaştıran ve görünür kılan yapı; diğer yandan gücü, parayı ve siyaseti aynı potada eriten, sürekli meşruiyet krizleriyle anılan bir otorite. FIFA’nın tarihi, modern futbolun yalnızca bir oyun değil, aynı zamanda iktidar, ekonomi ve küresel siyaset alanı olduğunun da açık bir göstergesidir.
► FIFA bir devlet kurumu mudur?
Hayır. FIFA, İsviçre hukukuna tabi, kâr amacı gütmeyen özel bir dernek statüsündedir.
► FIFA futbol kurallarını tek başına mı belirler?
Hayır. Oyun kuralları esas olarak IFAB (Uluslararası Futbol Birliği Kurulu) tarafından belirlenir; FIFA bu kurulun en etkili üyelerinden biridir.
► FIFA neden bu kadar güçlüdür?
Çünkü Dünya Kupası gibi en büyük futbol organizasyonlarının tüm hakları FIFA’nın elindedir; bu da büyük ekonomik ve politik nüfuz anlamına gelir.
► FIFA kararları ulusal federasyonları bağlar mı?
Evet. Üye federasyonlar, FIFA statü ve talimatlarına uymayı kabul eder; aksi hâlde yaptırımlarla karşılaşabilirler.
► FIFA sadece erkek futbolunu mu yönetir?
Hayır. Kadın futbolu, gençlik turnuvaları ve futsal da FIFA’nın yetki alanındadır.
FIFA, popüler kültürde çoğu zaman futbolun “görünmeyen patronu” olarak yer alır. Belgesellerde, gazetecilik dosyalarında ve politik tartışmalarda FIFA, spor ile güç arasındaki karmaşık ilişkinin simgesi hâline gelmiştir.
Video oyun dünyasında FIFA serisi, kurumu bir marka olarak küresel ölçekte görünür kılmıştır. Öte yandan yolsuzluk skandalları, FIFA’yı sinema ve belgesel anlatılarında eleştirel bir figür olarak öne çıkarmıştır; futbolun masum oyundan küresel bir endüstriye dönüşümünün baş aktörlerinden biri olarak resmedilir.
FIFA, modern futbolun hem taşıyıcısı hem de tartışmalı yöneticisidir. Oyunun evrenselleşmesini sağlayan yapı, aynı zamanda bu evrenselliğin bedelini belirleyen güç merkezidir. Futbolu küresel bir dil hâline getirmiştir; ancak bu dilin kimin çıkarına konuştuğu sorusu hâlâ güncelliğini korur.