Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin kamu harcamalarında önemli bir disiplin sağladığını belirterek, “Eskiden tasarruf genelgesi kapsamındaki harcamaların bütçeye oranı yüzde 4,6 idi. Biz şimdi bunu yüzde 3 civarına indirdik. Yani bütçeye oranla neredeyse yüzde 30 civarında bu tür cari harcamalarda azaltma yaptık. Onun için bütçede arzuladığımız yere geldik” dedi.
Şimşek, Londra’da Uluslararası Demokratlar Birliği (UİD) tarafından düzenlenen İngiltere Halk Buluşması’nda küresel ve Türkiye ekonomisine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Dünyanın büyük belirsizliklerle karşı karşıya olduğu bir dönemden geçildiğini anlatan Şimşek, dünya ticaretinde büyük korumacılık eğilimi olduğunu dile getirdi.
ABD, Avrupa Birliği (AB) ve Japonya gibi ülkelerin imalat sanayisinde zemin kaybettiğini aktaran Şimşek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Dünyada büyük jeostratejik rekabet var. Bugünkü kırılmaların arkasında bu var. Türkiye’nin burada bir avantajı çıkıyor ortaya. Bizim ticaretimizin yüzde 62’si serbest ticaret anlaşmamızın olduğu ülkelerle, yüzde 80’inden fazlası da hem bu ülkeler hem de yakın coğrafyamıza yani dost olduğumuz ülkelerle. Biz bu olup bitenlere duyarsız da değiliz, aynı zamanda tamamen korunaklı da değiliz. Fakat nispeten ülkemiz bu kırılmalarda daha dayanıklılık arz edecek. Türkiye, dünyadaki bu büyük gelişmelere ve kırılmalara karşı muazzam bir hazırlık içerisinde. Biz şimdi özellikle Terörsüz Türkiye ile yakın coğrafyamızla entegrasyonu ön plana çıkardık. Çünkü bölgemizde eğer istikrar, huzur ve refah artışı olursa en çok nemalanacak ülke Türkiye’dir.”
Şimşek, Türkiye’nin fırsat penceresi oluşturmaya çalıştığını ifade ederek, savunma harcamalarının 2030’lu yıllarda 6 trilyon doları aşacağını ve “eğer hazırlıklıysanız kötümser olacak hiçbir sebep yok” yorumunu yaptı.
Türkiye ekonomisi için yeşil dönüşümün bir zaruret olduğuna işaret eden Şimşek, “Türkiye, son 24 yılda doğal gaz ve petrol benzeri fosil yakıt ithalatına bir trilyon dolar ödedi. Bizim toplam borcumuz 550 milyar doların altında. Yani toplam borcumuzun iki katı kadar bir meblağı fosil yakıt ithalatına ödedik” dedi.
Şu an uyguladıkları makro istikrar ve reform programıyla Türkiye’yi çok daha güçlü ve hızlı büyütmeyi amaçladıklarını vurgulayan Şimşek, “Borçluluğumuzun düşük olması sanayi, dijital ve yeşil dönüşümü sağlamamızla büyük katkı sunacak. Onun için Türkiye’nin gerçekten geleceği bu anlamda parlak ve potansiyel büyük” diye konuştu.
Bu haberler de ilginizi çekebilir:
Şimşek, Türkiye’nin dünya milli gelirinden aldığı payın 2002’deki yüzde 0,7 seviyesinden halihazırda ikiye katlandığını dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti:
“İngiltere’yle çok daha gelişmiş bir serbest ticaret anlaşmasını müzakere ediyoruz. İçinde sadece sanayi malları değil, içinde hizmetlerin, kamu alımlarının, tarım ürünlerinin de olacağı çok kapsamlı bir serbest ticaret anlaşmasının müzakerelerinde son aşamadayız. AB ile benzer şekilde ticaretimiz bu sene muhtemelen 230 milyar dolara çıkacak. AB’nin AB dışındaki en büyük beşinci ticaret ortağıyız. AB ile ilişkileri daha da ileri taşımak istiyoruz ve çok daha güçlü bir ekonomik entegrasyon peşindeyiz.”
Türkiye’nin önceliğinin şu anda fiyat istikrarını sağlamak olduğuna dikkati çeken Şimşek, “Yani enflasyonu tekrar tek haneye düşürmeyi amaçlıyoruz. Epey mesafe kat ettik. Enflasyon birkaç yıl önceki yüzde 64 seviyelerinden geçen yıl yüzde 44’lere geriledi. Enflasyon bu yıl sonunda yüzde 31 civarına inecek. Gelecek sene de enflasyonu çok büyük ihtimalle yüzde 20 ve 20’nin altına indirmeyi hedefliyoruz. Bir sonraki sene de tek haneye” şeklinde konuştu.
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
