Heavy metalin ‘karanlık prensi’ hayatını kaybetti: Ozzy Osbourne kimdir?

Black Sabbath'ın solisti, heavy metalin efsane ismi Ozzy Osbourne, 76 yaşında hayatını kaybetti. Osbourne'nun ailesi vefat üzerine bir açıklama yaptı.

  • ü
  • 22 Temmuz 2025
  • ü
  • Yaşam

Ozzy Osbourne 62'nci Grammy töreninde. 2020, (Fotoğraf: VALERIE MACON / AFP)

Dünyaca ünlü İngiliz rock grubu Black Sabbath’ın solisti, heavy metalin efsane ismi Ozzy Osbourne, 76 yaşında hayatını kaybetti. Osbourne’nun ailesi tarafından yapılan açıklamada, “Sevgili Ozzy Osbourne’un bu sabah hayata gözlerini yumduğunu, kelimelerin ifade edemeyeceği kadar büyük bir üzüntüyle bildirmek zorundayız. Ailesiyle birlikteydi ve etrafı sevgiyle çevriliydi. Herkesin şu anda ailemizin mahremiyetine saygı göstermesini rica ediyoruz” ifadeleri kullanıldı. Ailesi, Osbourne’nun ölüm nedenine ilişkin bilgi paylaşmadı.

Osbourne’nun solisti olduğu Black Sabbath, son konserini İngiltere’nin Birmingham kentindeki Villa Park’ta 5 Temmuz’da vermişti. “Back To The Beginning” adlı etkinlikte Black Sabbath’ın yanı sıra Metallica, Slayer, Pantera ve Guns N’ Roses gibi dünyaca ünlü rock grupları da sahne almıştı. Birmingham’da 1968 yılında Tony Iommi, Ozzy Osbourne, Geezer Butler ve Bill Ward tarafından kurulan Black Sabbath, geniş kitleler tarafından heavy metal müziğin öncüsü olarak kabul ediliyor.

Ozzy Osbourne’un Black Sabbath’ın solisti olarak son konseriydi 5 Temmuz 2025’te İngiltere’nin merkezindeki Birmingham’da Villa Park’ta gerçekleşti. (Fotoğraf: Andy Buchanan / AFP)

OZZY OSBOURNE KİMDİR?

Türkçe yayın yapan heavymetal.com.tr adlı portalındaki portre yazısına göre, heaviy metal müziğinin ‘karanlık prensi’ olarak anılan sanatçının yaşamı şöyle:

John Michael “Ozzy” Osbourne, 3 Aralık 1948 tarihinde İngiltere’nin Birmingham kentinde dünyaya geldi. Yoksul bir işçi sınıfı ailesinden gelen Ozzy, gençlik yıllarında okulda pek başarılı olmasa da müziğe olan ilgisi sayesinde kendine bambaşka bir yol çizdi. 1970 yılında Black Sabbath grubunun vokalisti olarak kariyerine başladığında, heavy metal tarihine adını altın harflerle yazdıracağının henüz kimse farkında değildi.

BLACK SABBATH İLE GELEN YÜKSELİŞ

1969 yılında Tony Iommi (gitar), Geezer Butler (bas), Bill Ward (davul) ve Ozzy Osbourne (vokal) tarafından kurulan Black Sabbath, 1970 yılında kendi adlarını taşıyan albümleriyle müzik dünyasına adeta bomba gibi düştü. Gotik atmosfer, korku temaları, şeytani imgelemler ve karanlık rifflerle bezeli müzikleriyle, rock’ın o zamana kadar alışıldık çizgilerinin çok dışına çıkan grup, “heavy metal” türünün öncülerinden biri olarak kabul edilir. Bu dönemde çıkan “Paranoid” (1970), “Master of Reality” (1971) ve “Vol. 4” (1972) gibi albümler sadece dönemin değil, tüm zamanların en etkili metal albümleri arasındadır.

Ozzy’nin kendine has vokal tarzı ve sahne karizması, Black Sabbath’ı benzersiz kılan unsurlardan biri olmuştur. Ancak grubun başarısı kadar iç çatışmalar, alkol ve uyuşturucu sorunları da artmaktaydı. 1979 yılında grup, Ozzy’i bu nedenlerle kadrodan çıkardı. Bu, bir devrin kapanması gibi görünse de aslında yeni bir efsanenin başlangıcı olacaktı.

SOLO KARİYERİ

Ozzy Osbourne, 1980 yılında ilk solo albümü “Blizzard of Ozz” ile geri döndüğünde, beklentiler çok yüksek değildi. Fakat albüm, özellikle “Crazy Train”, “Mr. Crowley” ve “Suicide Solution” gibi parçalarla büyük bir başarı kazandı. Bu başarıda, genç gitar virtüözü Randy Rhoads’un da etkisi büyüktü. Rhoads’un neoklasik gitar stili, Ozzy’nin vokalleriyle mükemmel bir uyum yakaladı ve yeni bir metal jenerasyonunun önünü açtı.

Ne yazık ki, Randy Rhoads 1982 yılında bir uçak kazasında hayatını kaybetti. Bu trajedi, Ozzy’yi derinden sarsmasına rağmen solo kariyerine devam etmesini engellemedi. “Diary of a Madman” (1981), “Bark at the Moon” (1983), “The Ultimate Sin” (1986) ve “No More Tears” (1991) gibi albümlerle hem ticari hem sanatsal başarılar elde etti. “No More Tears” şarkısı, MTV’de sıkça dönen klibiyle geniş kitlelere ulaştı.

TELEVİZYON YILDIZI VE POP KÜLTÜR FENOMENİ

2000’li yıllara gelindiğinde Ozzy Osbourne, yalnızca bir müzisyen değil, aynı zamanda bir televizyon fenomenine dönüştü. MTV’de yayınlanan “The Osbournes” adlı reality show, Osbourne ailesinin gündelik yaşamını konu alıyordu ve milyonlarca izleyiciye ulaştı. Program, Ozzy’nin metal dünyasının ötesinde de bir ikon haline gelmesini sağladı. Bu süreçte, hem eski hem yeni nesiller tarafından tanındı ve sevildi.

OZZFEST VE GENÇ METAL KUŞAKLARA ETKİSİ

1996 yılında eşi Sharon Osbourne’un öncülüğünde başlatılan Ozzfest, hem Ozzy’nin solo performanslarını içeriyor hem de metal müziğin yükselen gruplarını sahneye taşıyordu. Slipknot, System of a Down, Korn gibi yeni nesil metal grupları bu festival sayesinde geniş kitlelere ulaştı. Ozzfest, metalin gelişimi açısından çok önemli bir platform haline geldi.
Sağlık Sorunları ve Vedalar

Ozzy Osbourne kariyeri boyunca defalarca sağlık sorunları yaşadı. Parkinson hastalığı, zatürre, kazalar ve uzun yıllar süren bağımlılık problemleri nedeniyle sahneye ara verdiği dönemler oldu. Ancak tüm bu sorunlara rağmen, müzikten asla kopmadı. 2020 yılında yayımlanan “Ordinary Man” albümü, yıllar sonra gelen büyük bir dönüş oldu. Elton John, Slash ve Post Malone gibi sanatçılarla yaptığı iş birlikleriyle dikkat çekti. 2022’de ise “Patient Number 9” adlı albümü yayımlandı ve Grammy kazandı.

ONDAN GERİYE KALAN

Ozzy Osbourne sadece heavy metalin değil, tüm çağdaş müzik tarihinin en etkili figürlerinden biridir. Vokali, sahne duruşu, marjinal yaşam tarzı ve istikrarsızlıkla dolu kariyeri; onu sıradan bir müzisyen olmaktan çok daha öteye taşımıştır. “Karanlığın Prensi” olarak anılan Ozzy, her daim sınırları zorlayan bir sanatçı olmuştur.

Black Sabbath ile metalin temellerini atarken, solo kariyerinde bu mirası zenginleştirmiş, yeni kuşaklara ilham kaynağı olmuştur. Onun müziği sadece sert gitar rifflerinden ibaret değil; aynı zamanda insani zayıflıklar, karanlık düşünceler ve isyanın sesi olmuştur. Bugün metal sahnesinde yer alan sayısız grup ve sanatçı, Ozzy’nin açtığı yolda ilerlemektedir.
Sonuç

Ozzy Osbourne’un hayatı, yükselişler ve çöküşlerle dolu bir heavy metal destanıdır. Onun hikayesi, sadece müzikal bir başarı değil, aynı zamanda bir direniş ve varoluş öyküsüdür. Her dönem yeniden doğmayı başaran bu efsane, hem geçmişin hem bugünün karanlık yıldızı olmaya devam ediyor.

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER